1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “VERGİSİNİ ÖDEYEN ENAYİ Mİ”
“VERGİSİNİ ÖDEYEN ENAYİ Mİ”

“VERGİSİNİ ÖDEYEN ENAYİ Mİ”

Hükümetin yasa gücünde kararname ile geçirdiği vergi affını değerlendiren Tatar, bunun popülizme yönelik bir adım olduğunu savundu

A+A-

Hükümetin yasa gücünde kararname ile geçirdiği vergi affını değerlendiren Tatar, bunun popülizme yönelik bir adım olduğunu savundu

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili (UBP) Ersin Tatar, Gözde Bekir’in sunduğu Günaydın Ada programının konuğu oldu. Hükümetin yasa gücünde kararname ile geçirdiği vergi affını değerlendiren Tatar, bunun popülizme yönelik bir adım olduğunu savundu. “Vergisini ödeyen enayi mi” diye soran Tatar, buradan menfaat sağlayacak kişilerin olduğunu ifade ederek, bu durumun adaletsizlik yaratacağını vurguladı. Tatar, fiber optik kablolarla ilgili
konuyla Telefon Dairesi’nin özelleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“BENİM ÜZERİMDE DE BASKI OLUŞMUŞTU”
Ulusal Birlik Partisi Milletvekili (UBP) Ersin Tatar, vergi affının popülizme yönelik bir adım olduğunu savundu. Her af olayı gündeme geldiğinde “vergisi ödeyen enayi mi” sorusunun gündeme geldiğini belirten Tatar, ‘‘Af dediğinizi olay popülizmdir. Bağışlama olayıdır ve bundan kolay bir şey yok. Bağışladım, verdim. Kimse buradan menfaat sağlayacak olanlar ki bunlar çok sayıda insanda olabilir. Bunlar çok memnun olurlar ama her af olayı gündeme getirildiğinde zamanında vergisini ödeyen enayimi şeklinde bir eleştiri her zaman gündem başlığını her zaman oluşturur. Ben Maliye Bakanı olduğum dönemde de tabi ki böyle bir düzeltme ile ekonominin önünü açalım şeklinde benim üzerimde de çeşitli yerlerden baskı oluşturuyorlardı. Bunun üzerine bizde çalıştık ama benim yaklaşımım, tabi ki teknik arkadaşlarımla yaptığım değerlendirmelerde ve çok detaylı çalışmalarımdan sonra ekonominin kayıt altında tutulmasını sağlayacak tüm sistemlerin oluşmasından sonra böyle bir olayın gerçekleşmesinin daha doğru olacağı sonucuna vardık” dedi. 

‘BİZ NEDEN AFTAN FAYDALANAMIYORUZ?’’
Çıkarılan kararnamenin bir açılım gibi sunulmaya çalışıldığını belirten Tatar, bunu bir açılım olmadığını, vatandaşlara uygulamanın neler getireceğinin anlatılamadığını ifade etti: Tatar şunları söyledi: ‘‘Çok zor durumda olan esnafa açılım şeklinde taktim edilmesi son derece yanlıştır. Esnafın çoğunun mali düzenleme ve ya bilanço düzeltmesi ve ya stok düzenlemesi ve ya da dediğim gibi kesinleşmiş vergi borcunun yüzde 45’inin affı şeklinde bir durumdan yararlanmak yerine onlar tahsilatın hızlandırılmasından faydalanacaklardır. Esas benim sıkıntım daha fazla kesinleşmiş devlet alacaklarının cezasının silinmesi, faizinin silinmesi anaparanın yüzde 45’inin silinmesi ve bunun gerçekten de anayasaya ilişkin olarak nasıl değerlendirileceği çünkü birileri bunu günün sonunda anayasa mahkemesine götürebilir. Yüzde 3 mali düzenlemeden faydalanamayan bazı kişiler vardı. Çünkü onlar son 3- 4 aydır incelemeye alınmışlardır. Onlar bu mahkemeye gidip bu kadar insan suçtan faydalanıyor. Biz neden son 3-4 ayda incelemeye alındık ve dolayısıyla böyle bir yüzde 3 olayından faydalanamıyoruz diyorlar.’’

‘SAKLADIKLARI BİR ŞEY VARDA, ONU MU DÜZELTİYORLAR?’’
Tatar, işleyen bir ekonomik çark ve düzen yaratmadıkça alınan kararların bir fayda getirmeyeceğini de söyledi ve şunları kaydetti: ‘‘Şuanda bu af olayı gündeme geldi yapılıyor ama kaçaklar yine devam edecek. Çünkü o otomasyon sistemi olsun, ekonominin kayıt altına alınması gibi bir takım kurumsal ve yasal bu işin alt yapısı daha tamamlanmamıştır. Bunu bütün ilgili merciler, vergi dairesi çalışanları ve otoriteler biliyor. Esasında bundan önceki yasalarda vardı. Örneğin servet incelemesi belgelerin 12 yıl değil de 7 yıl saklanması şeklinde yasal düzenleme yapmıştır bugünkü hükümet ve maliye bakanı. Ancak ben onu da eleştirdim hatta bazı CTP vekilleri de bu konuda benimle aynı görüşte olduklarını söylemişlerdir çünkü şuanda sistem tam oturmadığına göre neden sen 12 yıl belge saklama zorunluluğunu 7 yıla çekiyorsun? Acaba o 7 ve 12 yıl arasında bazılarına bir ayrıcalık mı getiriyorsun? Sakladıkları bir şey varda onumu düzeltiyorsun? Dolayısıyla böyle bir algı oluşabilirdi.’’

‘DEVLET HALKINA HİZMET GETİREMİYOR’
Tatar, Türkiye ile imzalanan ekonomik protokolün tam anlamıyla uygulanmasında birçok adımın geciktirildiğini söyledi. KKTC’de, özelleştirilecek kurumlardan biri olan Telefon Dairesi ile ilgili değerlendirmede bulunan Tatar, fiber optik kablolar konusunda Sayıştay’ı göreve çağırdı. ‘‘İlgili yasalara baksınlar ve bu fiber optik hat çekme olayının ne kadar gerçekten yasal olup olmadığını hükümet meclis ve kamuoyu ile paylaşsınlar. Şuan da bir tereddüt vardır ortada. Yani bu şirket çekebilir mi çekemeyebilir mi? Telefon Dairesi şuanda devletindir bu haklar eğer telefon dairesinin ise Telekomünikasyon idaresinin ise bu hatlar bu eğer devletin elinde kalacak ise kalabilir’’ diyen Tatar, Telefon Dairesi’nin özelleştirilmesi gerektiğini belirterek şöyle dedi: ‘‘Telefon Dairesi ve İdaresinin de bence özelleştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunu da yüreklilikle söylüyorum çünkü bugünkü fonksiyonların devlet içinde kalmasının doğru olmadığına inanıyorum. Her ne kadar düşünce olarak devlet bu işin menfaatini halk adına yürütsün deseniz de belli ki devlet bazı noktalarda o adımları atamıyor, o teknolojiyi takip edemiyor, halkına o hizmeti getiremiyor. Dolayısıyla bunun yolu rekabet içerisinde, ihale yoluyla bu hakları doğru dürüst sürüp ihaleye çıkacaksınız.’’

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 378 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.