1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. “YAKIN ZAMANDA İLGİNÇ VE BEKLENMEDİK GELİŞMELERE ŞAHİT OLABİLİRİZ”
“YAKIN ZAMANDA İLGİNÇ VE BEKLENMEDİK GELİŞMELERE ŞAHİT OLABİLİRİZ”

“YAKIN ZAMANDA İLGİNÇ VE BEKLENMEDİK GELİŞMELERE ŞAHİT OLABİLİRİZ”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gazimağusa milletvekili Hüseyin Angolemli Kıbrıs adasının önümüzdeki günlerde farklı konularla gündeme gelebileceğini söyledi.

A+A-

Türkiye ile İsrail arasında yakılan barış çubuğunun ve Güney Kıbrıs’taki ekonomik sıkıntının bir bütün içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Angolemli, Kıbrıs’ta bir çözümün yakın olduğu öngörüsünde bulundu. Angolemli, en iyi çözümün iki bölgeli bir federasyon olduğunun altını çizdi. Angolemli,“Kıbrıs’ın Güneyinin durumu, hidrokarbon yatakları, İsrail’in Türkiye ile durumu gibi konuları paket halinde değerlendirmek gerekir çünkü Akdeniz’deki bu büyük şirketlerin anavatanı Amerika ve diğer güçlü devletlerdir. Tabi bunlar karbon yataklarından uzun vadede yararlanmak isterler. Bunun içinde bölgeye güvenmeleri gerekir. Sorunlu bir bölge şirketler için cazip değildir. Dolayısıyla bu bölgede barışın sağlanması, güven ortamının oturtulması gerekir” dedi.

TDP Gazimağusa milletvekili Hüseyin Angolemli Güney Kıbrıs’ın içine düştüğü ekonomik kriz ile dış politikada yaşanan gelişmelerin birbiriyle ilintili olduğunu kaydetti. Güney Kıbrıs’taki ekonomik sıkıntı, hidrokarbon yatakları ve İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi gibi konuları paket halinde değerlendirmek gerektiğini söyleyen Angolemli, “Çünkü Akdeniz’deki bu büyük şirketlerin anavatanı Amerika ve diğer güçlü devletlerdir. Tabi bunlar karbon yataklarından uzun vadede yararlanmak isterler. Bunun içinde bölgeye güvenmeleri gerekir. Sorunlu bir bölge şirketler için cazip değildir. Dolayısıyla bu bölgede barışın sağlanması, güven ortamının oturtulması gerekir” dedi.

“SORUNLU BÖLGEYE YATIRIM YAPMAK İSTEMEZLER”
Türkiye İsrail arasındaki gerginliğin bir nebze düzelmesinde büyük aktörlerin güven ortamı oluşturma çabalarının yattığının altını çizen Angolemli şöyle konuştu: “Bölgede eğer sorun varsa burada çalışan şirketler büyük risk altına gireceklerdir. Şirketler riski sevmez. O yüzden, büyük devletlerin baskısıyla bugün Amerika ve AB Doğu Akdeniz’de karbon yatakları konusunda etkili olmak için Türkiye ile Güney Kıbrıs’ın, Türkiye ile İsrail’in arasını düzeltip, barış ortamı yaratmak düşüncesindeler ki, bu gereklidir. Bu etkenler Amerika’yı harekete geçirdi.

“OBAMA İSRAİL’E GİTTİ, ÖZÜR DİLENDİ”
Obama İsrail’e gitti, İsrail özür diledi. Amerika özellikle Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’nin Kıbrıs konusunda daha yapıcı bir tutum içine girmesini talep etmektedir. Annan Planı demek ki Güney Kıbrıs’ı tatmin etmemiş. Şimdi onun üzerinde çalışmalar yapılması gerekmektedir.”

“GARANTÖRLÜK KONUSUNU NİYE DİLE GETİRİYORLAR”
Hüseyin Angolemli Güney Kıbrıs’ın son dönemlerde garantörlük konusunu dile getirdiğini vurguladı. Bunun planlı bir söylem olduğunu savunan Angolemli birilerinin Rum kesimine bunu söylettiğini belirtti. Öte yandan Türkiye’ye daha yapıcı bir tavır takınması yönünde telkinlerde bulunulduğunu ifade eden Angolemli sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin daha yapıcı bir tavır içine girmesi istenmektedir. Burada NATO’yu gündeme getirebilirler. Bilindiği gibi Güney Kıbrıs NATO’ya girmek istiyor, Türkiye veto ediyor. Güney’in NATO’nun olanaklarından yararlanmasını veto ediyor. Belli ki Amerika bu konuda telkin yoluna gidecek.

“YAKIN ZAMANDA İLGİNÇ VE BEKLENMEDİK GELİŞMELERE ŞAHİT OLABİLİRİZ”
Yakın zamanda ilginç ve beklenmedik gelişmelere şahit olabiliriz. Tabi bu durumlarda Türkiye’nin de çıkarlarının olması gerekir. İsrail ve Güney Kıbrıs’ın gazının Türkiye üzerinden geçirilmesi söz konusudur. Bu konu gündemdedir. Türkiye elbette ki kendi çıkarlarını düşünecektir.”
***
“MARAŞ KARŞILIĞI LİMANLAR AÇILABİLİR”
Angolemli, geçtiğimiz yıllarda Amerikalı bazı askeri yetkililerin incelemelerde bulunduğu Maraş konusunun da önümüzdeki günlerde yeniden gündeme gelebileceğini kaydetti. “Birde Maraş konusu var. Önümüzdeki günlerde AB tarafından gündeme getirilebilir. Orada da Maraş karşılığı Mağusa Limanının AB ülkelerine açılması teklifi yapılabilir. Bunlarla birlikte yeni bir gündem yaratılacağı kanaatindeyim” diyen Angolemli, Kıbrıs sorununa kesin çözüm bulunmasa bile güven artırıcı önlemlerle şirketlerin rahatlayacağını, bu rahatlıktan çıkarı olan ülkelerin Kıbrıs’ı çözüme doğru götüreceğini belirtti.

“60 ANLAŞMALARI DA BÖYLE OLMUŞTU”
1960 Anlaşmalarının da bir anda olduğunu anımsatan Angolemli “1960 Anlaşmaları da öyle oldu. Bir sabah kalktık, anlaşmayla karşı karşıyayız” dedi. Angolemli ‘Rumlar 1960 Anlaşmasını mecburi olarak kabul etti ve aradan bir süre geçince bozmak için çareler aradı. Nitekim 63’de bozuldu. Şimdi yine ekonomik sıkıntılardan ötürü zoraki olarak ‘evet’ derlerse bu anlaşma ne derece sağlıklı olur’ şeklindeki soru üzerine ise şu yanıtı verdi:

“AB SORUNLU BİR ÜLKEYİ ARASINA ALDI”
“Şu andaki konjonktür eskisinden çok farklıdır. Nedir bunlar? Güney Kıbrıs AB üyesidir. Türkiye, AB’ye üyelik çalışmaları içindedir. AB, sorunlu Güney Kıbrıs’ı kendi ilkelerine ters düşerek kabul etti. Sorunlu bir ülke alınamaz der AB ama Güney Kıbrıs’ı aldı. Yunanistan’ın şantajı üzerine aldı. Neydi şantaj? Güney Kıbrıs’ı almazsan bende Polonya gibi Almanya’nın arka bahçesi olurum dedi. Kıbrıs’ı almazsan diğer alacaklarını veto edeceğim dedi. Böylece AB mecbur kaldı. Sorunlu ülkeyi üye yaptı. Şimdi onu temizlemeye çalışıyor. Nasıl temizleyecek? Ancak çözümle temizleyebilir. İki kesimlilikte Türk tarafına güven veriyor. Dolayısıyla çözüm sağlam temeller üzerine oturacaktır. Ve en uygunu iki ayrı yönetimli federal çözüm. Çünkü Amerika’nın Ortadoğu’da çıkarı var. Bugün en zor sorunlardan biri olan Güneydoğu sorunu bile çözüme gidiyor. Kıbrıs’ı da bu kapsamda düşünmek lazım.

“ENERJİ YOLU ÜZERİNDEYDİ, ENERJİ KAYNAĞI NOKTASI OLDU”
Kıbrıs adası önce enerji yolu üzerindeydi, bugün büyük enerji kaynağı noktası oldu. Türkiye eskiden sadece petrol taşıma yolu üzerinde olduğu için vermek istemezdi, şimdi hiç vermez. Türkiye’deki Güneydoğu’daki hareketlenmelerde bu kapsamda düşünülmektedir. İsrail’le Türkiye’nin yakınlaşması Kıbrıs meselesi olamaz. Sadece Kıbrıs denkleminin içindedir.”
***
“GÜNEY ÜZERİNDEKİ SİS BULUTU KALKMADI”
Angolemli, Güney Kıbrıs’taki ekonomik krizin çözüme motive etmek amacıyla mı yaratılmış olabileceği yönündeki soruya da şu yanıtı verdi: “Burada henüz arka tarafı okuyamıyoruz. Güney’deki sis bulutu kalkmış değildir. Ama şu da aklımıza geliyor ki, küçücük bir Güney Kıbrıs niye bu kadar sıkıntıya sokulsun! Olayın arkadaki merkezlerini, odak noktalarını tam göremiyoruz. Bir süre sonra sis dağılacak ve biz ne olduğunu göreceğiz. Düşünün İsrail şimdi Güney Kıbrıs’la kucak kucağa, Türkiye ile barışıyor. Bunu yaptıran çıkarlar. Türkiye karbon yatakları konusunda ciddidir. Bekler, ortam müsait olduğunda yapacağını yapar.

“KÖFÜNYE OLAYINDAN SONRA GRİVAS NASIL ÇEKİLDİ”
1968 Köfünye olayı olmuştur. Demirel o zaman Başbakandı. Yunanistan’a ‘Askerini çekeceksin’ dedi. Çektiler. Grivas’ta gitti o zaman. Daha sonra Grivas gizlice adaya geldi. Türkiye bunu biliyordu ama ses çıkarmadı, günü gelince kullanacaktı. ‘Anlaşmayı bozdun’ diyecekti. Nitekim 1974’de bunu kullandı.

“TÜRKİYE’NİN HİDROKARBON YATAKLARINDA HAKKI VAR”
Türkiye’nin hidrokarbon yataklarında hakkı var. Büyük bir kıyıya sahip Türkiye. Bunları biriktiriyor. Günü geldiğinde, ortam müsait olduğunda gerekeni yapacaktır. Şimdi gerginliğe fırsat vermeden, ortamı yumuşatıyor.”

“TÜRKİYE İLE RUSYA YAKINLAŞABİLİR”
Hüseyin Angolemli önümüzdeki günlerde Türkiye ile Rusya’nın yakınlaşabileceği öngörüsünde bulundu. “Çünkü Rusya Güney’deki gazın kendi gazıyla rekabet etmesini istemez” diyen Angolemli sözlerini şöyle sürdürdü: “Rusya, Güney’deki doğalgazın, kendi doğalgazıyla rekabet etmesini istemez. AB Rusya’nın gazına muhtaçtır ve Rusya için büyük bir pazardır. Dolayısıyla Türkiye’yi ikna etmeye çalışacak. Nasıl mı? Akdeniz’de çıkacak olan doğalgaz Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştığında daha ucuza mal olacak ve Rus doğalgazıyla rekabet edebilecek.

“BEKLENMEDİK GELİŞMELER YAŞANABİLİR”
O zaman Rusya ‘sana şunu sağlarım, düşme bunların peşine’ diyecek. Hiç ummadığı imkanları sağlayabilir Rusya. Bunlar Türkiye’yi AB’ye girmekten bile caydırabilir. Öte yandan, karşı taraftan da böyle teklifler gelebilir, önümüzdeki günlerde bölge beklenmedik gelişmeler yaşanabilir…”

“TÜRKİYE BUGÜNE KADAR AMERİKA’YA BİR KEZ REST ÇEKTİ”
Hüseyin Angolemli sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye bugüne kadar Amerika’ya hiç rest çekmedi. Bir İsmet İnönü çekti, ertesi gün koltuk altından gitti. 1965’ de (sanırım) İnönü Kıbrıs’a çıkarma yapmak istediğinde Amerika karşı çıktı. ‘Çıkarma yaparsan ambargo koyarım, şöyle yaparım, böyle yaparım’ dedi. İnönü bunun üzerine, ‘yeni bir dünya kurulur, Türkiye yerini bulur’ cevabını verdi, koltuğundan oldu. O yüzden ülkeler çıkarlar doğrultusunda hareket ediyor. Bu noktada da önümüzdeki yaşayacaklarımıza şaşırmamamız gerekiyor.”

 

Kaynak: Star Kıbrıs

Bu haber toplam 419 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.