1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. YARGI DEĞİL, MAFYA DEVREDE
YARGI DEĞİL, MAFYA DEVREDE

YARGI DEĞİL, MAFYA DEVREDE

Mamalı, son zamanlarda sıklıkla görülmeye başlanan araba kundaklama, kurşunlama gibi mafya olaylarının adaletten umudunu kesenlerin başvurduğu bir yol olduğunu söyledi

A+A-

Mamalı, son zamanlarda sıklıkla görülmeye başlanan araba kundaklama, kurşunlama gibi mafya olaylarının adaletten umudunu kesenlerin başvurduğu bir yol olduğunu söyledi


Suna ERDEN

Avukat Barış Mamalı, son zamanlarda yaşanan ve sıklıkla görülmeye başlanan araba kundaklama, kurşunlama, tehditle alacak tahsil etme olaylarının adaletten umudunu kesenlerin başvurduğu bir yol olduğunu belirterek, bunun temelinde adalete olan güveni sarsan mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi olduğunu söyledi. Star Kıbrıs’a açıklama yapan Mamalı Mahkemece haklılığı kabul edilen bir alacaklının, haklılığının yerine getirildiğini görememesinin adalet ruhunu zedelediğini söyledi. Mamalı, alacaklıların yanı sıra borçluların da ciddi bir adaletsizlik çemberi içinde olduklarını, borç faizlerinin herhangi bir yasal denetim altında olmadan sınırsız ve kontrolsüz bir güçle insanları vurmaya devam ettiğini ifade etti.

REFORM KOMİSYONU ŞART

Yargılama süreci, yargı kararlarını icrası ve genel olarak yargının işleyişi ile ilgili yürürlükte bulunan mevzuatın ve özellikle usulle ilgili düzenlemelerin hızla gelişen çağın gerisinde kaldığını belirten Mamalı,bunun sonucunda mahkemelerin iş yükünün arttığını ve adaletin yavaş işlemesine sebebiyet verdiğini söyledi. Adaletin gerçekleşmesinde yaşanan gecikmenin Yargıya başvuran kişilerde ciddi rahatsızlık yarattığını kaydeden Mamalı, “Unutulmamalıdır ki adalet ne kadar kısa sürede gerçekleşir veya adaletin gerçekleştiği görülürse adalete olan güven de o kadar sağlam olacaktır” dedi. İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan temel haklardan birisinin de “kişinin davasının makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkı” olduğunu ifade eden Mamalı,hızla ilerleme gösteren ticari hayat, teknoloji, sosyal düzene rağmen, mevcut yasaların ihtiyaçları karşılayamadığını, bu bağlamda hukuk sisteminde ciddi bir reformun yapılmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Mamalı, “En kısa sürede Meclis çatısı altında hukukçuların ağırlıkta bulunacağı bir Reform Komisyonun kurulmasının gerekli olduğuna inanmaktayız” dedi.

ADALETİN TECELLİSİNİ GÖREMEMEK GÜVENİ SARSAR

Mamalı, hukukun üstünlüğüne dayanan adalet sisteminin temel amacının “Adaleti gerçekleştirmekten çok adaletin gerçekleştiğini görmek” olması gerektiğini ifade ederek,
önemli olanın yargıya başvuran kişinin davasının neticelenmesi değil neticelenen davada hak ettiği hükmün yerine getirildiğini görmesi olduğunu söyledi. Mahkeme kararının kâğıt üzerinde kalmasının bu karardan haklı görülen kişi açısından herhangi bir önemi bulunmayacağını belirten Mamalı, “Mahkeme kararlarının gerçekleştirileceği safha da esasen icra safhası ve bunu yapacak olan da İcra Dairesi’dir” dedi.

İNSANLAR BAŞKA YOLLARA BAŞVURUYOR

Barış Mamalı, dosyalanan icraların çok büyük bir çoğunluğunun semeresiz kaldığını, haklılığı mahkemece tespit edilen ve bu yönde hüküm elde eden kişinin haklılığının yerine getirildiğini görememesinin adalet ruhunu zedelediğini söyledi. Mamalı, “Bu şekilde bir manzaranın ortaya çıkması insanlarda adalete olan güveni sarsmakta ve insanları adaleti kendi başına yerine getirmeye; çenet-senet veya tahsilat çetelerine yönelmeye sevk edecek tehlikeli bir durumun ortaya çıkmasına neden olabilecektir. Son zamanlarda yaşanan ve sıklıkla görmeye başladığımız ve toplum olarak hiç de alışık olmadığımız mafya tarzı saldırı ve fiillerin; tehditle alacak tahsil etme, ev veya araba kundaklama, kurşunlama, İthal edilen ve toplum yapımıza aykırı kılıkta insanların alacak tahsilatıyla uğraşması gibi temelinde bir bakıma bu sorunun yattığına inanmaktayız” şeklinde konuştu.

DÖVİZ KRİZİ ALTINDA CAN ÇEKİŞİYORUZ

Alacaklılardan öte borçluların daha ciddi bir adaletsizlik çemberi içinde olduklarını belirten Barış Mamalı,“Bu çemberin sahibi ise bizi yönetenlerdir. Bir gecede para birimimizi değiştirip TL’yi kabul edenler, Bileşik Faiz yasağını kaldırıp bunu serbest bırakanlar ve borçluların ekonomik yıkımını önlemek amacıyla yürürlükte bulunan Faiz Yasası’nı da kaldıranlar geçmişte bizi yöneten iktidarlar olmuştur. Bugün halkın döviz krizi altında can çekişmesinin ve faizler altında geleceklerini yok etmelerinin müsebbibi kendi elleriyle seçtiğimiz hükümetler olmuştur” ifadelerini kullandı.

ÜLKEYİ TERK EDİYORLAR

Borç faizlerinin herhangi bir yasal denetim altında olmadan fütursuz, sınırsız ve durdurulamayan kontrolsüz bir güçle insanları vurmaya devam ettiğini kaydeden Mamalı, kapitalize faiz uygulamaları, yüksek faiz oranları ve tahsil edilecek faiz miktarında sınır olmaması nedeniyle özellikle iyiniyetli borçluların, altından kalkamayacakları büyük bir yıkıma uğradıklarını söyledi. Mamalı, “Bu insafsız faiz sistemi nedeniyle insanlarımız tüm birikimlerini, evlerini, arabalarını, işyerlerini ve geleceklerini bir anda kaybetme noktasına gelebilmektedir. Bugün birçok insanımız üzerine saldıran bu faiz canavarından kurtulabilmek ve hapse girmemek için ülkeyi terk etmektedir. “Yapılandırma Yasası” diye nitelediğimiz düzenlemeler sadece büyük kaybın çok yumuşak hafiflemesini sağlamıştır. Yani size kaybettirilen 5 eşeğinizin 1 tanesini sonradan buldurmaya benzemektedir” dedi.

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 517 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.