1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. YASA ÖNERİSİ’NE DAİR GÖRÜŞ VE ÖNERİ BELGESİ
YASA ÖNERİSİ’NE DAİR GÖRÜŞ VE ÖNERİ BELGESİ

YASA ÖNERİSİ’NE DAİR GÖRÜŞ VE ÖNERİ BELGESİ

TOPARLANIYORUZ HAREKETİ SİYASİ PARTİLER YASA ÖNERİSİ’NE DAİR GÖRÜŞ VE ÖNERİ BELGESİ HAZIRLADI

A+A-

Toparlanıyoruz Hareketi olarak da bilinen Temiz Toplum Derneği kısa süre önce Cumhuriyet Meclisi’ne sunulan Siyasi Partiler Yasa Önerisi’nde hem olumlu hem de sorun yaratabilecek maddeler olduğunu savunarak, konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Hareket, Siyasi Partiler Yasa Önerisi’ne dair görüş ve öneri belgesi hazırladı.

Söz konusu belgeyi kamuoyu ile paylaşan Toparlanıyoruz Hareketi, belgeyi Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na da göndereceğini bildirdi.

Toparlanıyoruz Hareketi’nden yapılan açıklamada, “Talep edilmesi durumunda, gerek yazılı gerekse Meclis komisyon çalışmalarına bizzat katılarak Siyasi Partiler Yasası Önerisi konusuna ve bununla bağlantılı diğer konulara katkı koymaya hazırız” denildi.

Toparlanıyoruz Hareketi, Siyasi Partiler Yasa Önerisi hakkındaki değerlendirme ve önerilerini 10 madde halinde sıralandı.

METİN AŞAĞIDAKİ GİBİDİR;

TOPARLANIYORUZ HAREKETİ’NİN SİYASİ PARTİLER YASA ÖNERİSİ’NE DAİR GÖRÜŞ VE ÖNERİ BELGESİ

1- Öneride, siyasal partilerin milletvekilliği genel seçimlerinde gösterecekleri adayları ön seçimle belirlemelerinin zorunlu kılınmış olması ve bunun yargı denetiminde olması olumlu bir değişiklik olarak ortaya çıkıyor olmasına rağmen bahse konu ön seçimde oy kullanacak olanların delegeler mi yoksa parti üyeleri mi olacağının ilgili siyasi partinin takdirine bırakılmış olmasının (o partinin tüzüğüne) sorun yaratabilecek bir husus olduğu değerlendirilmektedir.

Ülkemizde siyasetin yozlaşmasında önemli bir araç görevi gören, şeffaf olmayan ve çoğu zaman da suiistimale açık olan delege sisteminin kullanılacağı ön seçimin herhangi bir yarar sağlamayacağı açıktır.

Bu nedenle ön seçimin siyasi partilerin kayıtlı ve denetlenen üyeleri tarafından yapılmasının tüm siyasi partiler için zorunlu kılınmasının gerekli olduğuna inanıyoruz. Mutlaka delege tarafından yapılacak bir ön seçime kapı aralanacaksa da delegelerin demokratik ve şeffaf olacak şekilde nasıl belirleneceğinin kesin kurallarla yasada düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Aksi halde demokratik şekilde belirlenmeyen delegelerin kendi aralarında denetlenen “demokratik” bir seçim yapmalarının herhangi bir anlamı olmayacaktır. Parti üyeleri ve ön seçim konusunda Yüksek Seçim Kurulu’na görev verilmiş olmasını ise olumlu bir unsur olarak değerlendiriyoruz.

Bugün yürürlükte bulunan yasada var olan ceza hükümlerinin, açık ihlal söz konusu olmasına rağmen Başsavcılık tarafından mahkemeye taşınmamış olması dikkate alınarak, benzer durumların tekrarının önlenmesi için ilave tedbirler üzerinde düşünülmesi gerektiği kanaatindeyiz.

2- Yürürlükteki Anayasa ve yasalarımızda siyasal partilerin mali denetiminin Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacağının belirtilmesine rağmen bunun yıllardır uygulanmıyor ve hukuk kurallarının göz göre göre ihlal ediliyor olması Toparlanıyoruz Hareketinin kamuoyunun dikkatine getirdiği ve sürekli eleştirdiği bir husustur.

Yasa Önerisinde bu denetimin yapılma sürecine özellikle Sayıştay’ın dâhil edilmesi ve bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen siyasi partilerin ilk milletvekilliği genel seçimine katılmaktan men edilmesi gibi bir yaptırım öngören düzenlemeler içeriyor olması olumlu bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Öte yandan bugün yürürlükte bulunan yasanın mali denetim açısından yükümlülüğünü yerine getirmeyen partilere karşı öngördüğü hapis cezası da dâhil diğer cezaların hiç bir dönemde uygulanmamış olduğu dikkate alındığında, bu yeni Öneri ile Mahkemeyi “ya ilgili partiyi seçimlerden men etmek ya da hiç ceza vermemek” gibi son derece zor bir karar alma durumunda bırakmak yerine, ağır bir para cezası ile seçimlerden men etmek gibi iki farklı ceza seçeneğinin (yerine göre ikisinin birden de uygulanabileceği şekilde) düzenlenmesi düşünülebilir.

3- Yasa Önerisi’nde bugün yürürlükte bulunan yasada açıkça tanımlanmamış olan kontenjan adaylığının tanımlanması olumlu bir unsur olarak görülmekle birlikte, kontenjan aday sayısının çok yüksek tutulması ön seçim konusunda yapılmak istenen olumlu değişikliğin anlamsız kılınmasına, içinin boşaltılmasına neden olabilecek sorunlu bir unsur olarak değerlendirilmektedir (Yürürlükteki yasada her seçim bölgesinde en fazla bir kontenjan adayı olabiliyorken, yeni Öneri’de her seçim bölgesindeki adayların en fazla üçte biri kadar kontenjan adayı olabiliyor).

Örneğin Parti tüzüğü ilgili partinin başkanına kontenjan adaylarını belirleme yetkisi vermişse, milletvekili adaylarının önemli bir bölümünün ön seçime tabi olmaksızın keyfi biçimde belirlenmesi durumu ile karşı karşıya kalınabilecektir. Bu açıdan Öneri’nin genel gerekçe kısmında parti içi demokrasinin kurumsallaşması için yapıldığı söylenen düzenlemenin tam ters bir sonuç ortaya çıkaracağını kestirmek güç değildir.

Bu nedenle parti içi demokrasi bağlamında kontenjan adayları sayısının daha az olması gerektiğini, mevcut yasada var olan her seçim bölgesinde en fazla bir kontenjan adayı sınırlamasının makul olduğunu ve ön seçim ile belirlenen adaylar ile kontenjan adayları dışında her ne isim altında olursa olsun siyasi partilerin kendi isteyeceği şekilde belirleyeceği başka türden adayların olamayacağı bir düzenlemenin gerekli olduğunu düşünüyoruz. 

4- Kamuoyunda “milletvekili transferi” olarak da bilinen ve bir siyasal partinin seçmenlerinin oylarıyla seçilen bir milletvekilinin seçildikten sonra partisinden istifa ederek başka bir siyasal partiye geçmesinin Yasa Önerisi’nde özel olarak düzenlenmesi olumlu bir unsur olarak görülmektedir.

 

Partisinden istifa eden veya ihraç edilen bir milletvekilinin yasama dönemi bitene kadar bağımsız milletvekili olarak görev yapacağı, o yasama dönemi içerisinde bakanlık veya Meclis komite başkanlığı üstlenemeyeceği ve tek başına veya başka bağımsız milletvekilleri ile birlikte siyasal parti kurarak koalisyon hükümetinde yer alamayacağı yönündeki düzenlemeler olumludur.

 

Öte yandan bu milletvekillerinin belirtilen pozisyonlar dışında örneğin Meclis Başkanlığı ve Başkan Yardımcılığı pozisyonlarına getirilmelerinin de engellenmesi ihtiyacı göz ardı edilmemelidir.

 

Ayrıca Meclis’e bağımsız milletvekili olarak seçilen isimlerin bir siyasi partiye katılması unsuru üzerinde de durulmalıdır diye düşünüyoruz.

5-  Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilememesine karşın seçmenden belirli oranda destek alan (%3) tüm siyasal partilerin devlet yardımından yararlanabilmesi yönündeki düzenleme olumludur. Öte yandan bu kriterin yerine getirilmesinde seçime katılan seçmen sayısının değil, genel olarak toplam seçmen sayısının baz alınması düşünülebilir.

Ayrıca %3 makul bir rakam olarak görülmesine rağmen, yüzdelik olarak bundan daha fazla oranda oy alan ve bir milletvekili ile Meclis’e giren ya da giremeyen siyasi partilerin aynı oranda devlet katkısı alacakları yönündeki düzenleme bir nevi adaletsizlik yaratabilecektir diye düşünüyoruz.

6-  Genel seçimlerde olduğu gibi, yerel seçimlerde aday olacak olanlar açısından da bir tür ön seçim düşünülmesinde (ki bu Öneri’de buna yer verilmemiştir) yarar olabileceğini düşünüyoruz.

7- Siyasi partilerle ilgili belirli belgelerin yurttaşlara açık olması yaklaşımı olumlu olmakla birlikte bunların mahkeme tarafından yapılacak tüzük ile sonradan belirlenmesi yerine yasada (en azından asgari düzeyde) belirtilmesinde yarar olduğu düşünülmektedir. Örneğin bu asgari unsurlar arasında güncelleşmiş üye (ve varsa delege) listeleri de yer almalıdır.

Nasıl ki seçim öncesinde seçmen listeleri halkın denetimine açıktır, siyasi partilerin üye listeleri de suiistimallere karşı Halkın denetimine açık olmalıdır. Gelişen teknolojik çağda üye listelerinin de Yüksek Seçim Kurulu web sayfasında yayınlanması düşünülmelidir.

Kaldı ki yurttaşların aynı anda birden fazla siyasi partiye üye olamayacağı kuralı düzenlenmişken bunun uygulamada etkili şekilde denetlenebilmesinin bir yolu da şeffaf, istenildiğinde herkesin ulaşabileceği güncel üye listelerinin yer alacağı bir veri tabanıdır diye düşünüyoruz.

8- Pozitif ayrımcılık düşüncesi ile olsa dahi kota uygulamalarının bazen yarardan çok zarar verdiği ve suiistimale açık olduğu bilinen bir gerçektir. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için bir tür pozitif ayrımcılık olan cinsiyet kotası koyma yoluna gidilecekse bunun öncelikle ilgili tüm sivil toplum örgütleri ile geniş tabanlı bir konsensüs sağlanarak yapılması, öte yandan birden bire değil kademeli olarak artırılacak bir kota şeklinde ele alınması daha uygulanabilir görünmektedir. Bu bağlamda mutlaka kota uygulamasına gidilecekse benzer düzenlemenin engelli bireyler açısından da düşünülmesi doğru olacaktır.

9- Yasalara ters şekilde bağış kabul eden ve parti içi oylama ve sayımlara hile karıştıranlar için öngörülen para cezalarının caydırıcı olmaktan uzak olduğu ve kamu vicdanının yara almaması için artırılması gerektiği düşüncesindeyiz.

 

10- Son yapılan erken genel seçimleri öncesinde kendisine önerilen aday sırasını beğenmeyerek bir gecede siyasi partisinden istifa eden ve hemen ertesi gün bir başka siyasi partiye üye olup bu ikinci siyasi partiden milletvekili adayı olan kişiler konusunda uygulamada etkili sonuçlar doğuracak düzenlemelere ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda seçimlerden belirli bir zaman öncesine değin aday olacağı siyasi partinin üyesi olma (kontenjan adayları hariç) gibi tedbirlerin değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Tak

Bu haber toplam 552 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.