1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “YİNE DE TABİİ YA DA GAYRI TABİİ ÖLÜM VAKALARI YAŞANABİLİYOR”
“YİNE DE TABİİ YA DA GAYRI TABİİ ÖLÜM VAKALARI  YAŞANABİLİYOR”

“YİNE DE TABİİ YA DA GAYRI TABİİ ÖLÜM VAKALARI YAŞANABİLİYOR”

ağlık Bakanlığı, sağlık çalışanları ve bakanlık yöneticilerinin, halka daha iyi sağlık hizmeti verebilmek için, gece gündüz çalışmakta olduğunu, ancak yine de, tabii ya da gayrı tabii ölüm vakalarının yaşanabildiğini belirtti.

A+A-

“YİNE DE TABİİ YA DA GAYRI TABİİ ÖLÜM VAKALARI  YAŞANABİLİYOR”

“YILDA 1000 ANJİYOGRAFİ, 300 BALON VE STENT, 350 CİVARINDA BY-PASS VEYA KAPAK AMELİYATI YAPILIYOR. NE VAR Kİ,  BAŞARILAR NEREDEYSE HİÇ KONUŞULMUYOR”

Sağlık Bakanlığı, sağlık çalışanları ve bakanlık yöneticilerinin, halka daha iyi sağlık hizmeti verebilmek için, gece gündüz çalışmakta olduğunu, ancak yine de, tabii ya da gayrı tabii ölüm vakalarının yaşanabildiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığı, hastanede tedavi gördüğü sırada, 1 Mayıs’ta yaşamını yitiren N.Ş.’nin ölümüyle ilgili açıklama yaptı.

 “Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Servisi’nde Kalp damar cerrahi müdahalelerin, Avrupa ve Dünya kardiyoloji otoriteleri tarafından uygulanan tıbbi protokoller dikkate alınarak programlandığı”na işaret edilen bakanlık açıklamasında “Yılda 1000 anjiyografi, 300 balon ve stent, 350 civarında by-pass veya kapak ameliyatı yapılıyor. Ne var ki,  ülkemizde sağlık sektöründe başarılar neredeyse hiç konuşulmamakta, dünya ortalamalarına göre düşük olan ve istenmeden yaşanılan başarısızlıklar büyütülmektedir” denildi.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada,  “Sağlık servislerimizde gerektiğinde çok komplike hastalıkların sürecinde, yurt içi veya yurt dışına sevk ettiğimiz hastalarda, zaman zaman ölümle sonuçlanan vakalar maalesef karşımıza çıkabilmektedir” denildi.

Tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmayan bu tür olayları, soğukkanlılıkla karşılamak ve her olayı araştırmak durumunda oldukları kaydedilen açıklamada  “Sağlık Bakanlığı olarak, bunları araştırıp soruşturuyor ve her hangi bir ihmale rastlandığında da gereğini yapıyoruz” ifadeleri yer aldı.
      
Sağlık çalışanlarının yüksek bir tempoyla çalışırken, oluşan hata veya komplikasyonların  her aşamada soruşturulduğu ve gerekenin yapıldığı ifade edilen açıklamada, “Hal böyleyken, zaman zaman olgular yeterince araştırılmadan, kullanılan ifadeler veya verilen mesajlar sağlık çalışanları arasında huzursuzluk ve rahatsızlık yaratmaktadır. Doğru verilere dayandırılmayan ve fark edilmeden yaratılan güvensizlik, herkesin zarar görmesine neden olacaktır” denildi.  

“GÜVENSİZLİK AŞILAMAK ÖNÜMÜZDEKİ EN BÜYÜK ENGELDİR”

Sağlığa güvensizlik aşılanmasının en büyük sorunlardan biri olduğu kaydedilen açıklamada, N.Ş.’nin ölümü öncesinde yaşanan süreçle ilgili detaylı bilgiler de aktarıldı. Açıklamada şunlar ifade edildi:

“Sağlık Bakanlığı tüm kamu görevlilerinde olduğu gibi, çalışanların herhangi bir ihmali durumunda, gereğini şeffaflık ve hakkaniyet ölçeğinde yapmaktadır. Halkımızla açıklık, karşılıklı güven ilişkileri ve sorumluluk ilkeleri çerçevesinde iletişim içerisinde çalışılmakta olup, medyada gündeme getirilen, hastanede vefat eden yurttaşla ilgili yaşanan sürece, kamuoyuyla paylaşma gereksinimi oluşmuştur. 

N.Ş.’YLE  İLGİLİ YAŞANAN SÜREÇ...

Hastanemizde vefat eden (N.Ş.) nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikâyetleri ile 28 Nisan 2014 tarihinde, Girne Akçiçek hastanesine yatırılmıştır.  29 Nisan Salı günü (ertesi gün) Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine Eko ve ileri tetkik için sevk edilen hastaya, aynı gün nöbetçi Kardiyolog hekim tarafından EKO yapılmış, hastada Aort darlığı saptanmıştır.  Söz konusu hastaya aynı gün Koroner Anjiyografi yapılmış ve 3 damarda darlık tespit edilmiştir. Hastada yaygın damar hastalığı tespit edilmesi üzerine Kardiyologların ve Kalp Damar Cerrahlarının ortak katıldığı kurulda, hastaya aort kapak replasmanı ve By -pass ameliyatı yapılması kararı alınmıştır. Hastada,  Koroner anjiyoda ana damar koroner lezyonu saptanmadığı (ana damar tıkanıklığı)  ve durumunun stabil olduğu dikkate alınarak hasta bekleme süresi için evine gönderilmeyip, serviste takibe alınmış ve operasyon öncesi medikal (ilaç) tedavisi düzenlenmiştir.

Servisteki takibi sırasında çekilen EKG’lerinde değişiklik izlenmemiş, enzim takiplerinin de stabil olduğu gözlenmiştir. Hastada, ne yazık ki, 01.05.2014 tarihinde (Perşembe günü) kardiyo  pulmoner  arrest  gelişmiş ve hastanemizin kardiyoloji servisinde yatan hastaya 45 dakika  resüsitasyon uygulaması yapılmasına rağmen cevap alınamamış ve hasta kaybedilmiştir.

AVRUPA VE DÜNYA KARDİYOLOJİ OTORİTELERİNİN UYGULADIĞI TIBBİ PROTOKOLLER...

Dünya ve Avrupa Kardiyoloji protokollerine göre ülkemizde, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Servisi’nde, hastalarımızın gerek Anjiyo,  Balon uygulaması olsun, gerek By-Pass operasyonları olsun, bekleme süresi ortalama bir hafta ve bir ay arasında değişmektedir. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde hastalarımızın kalbinde var olan Lezyonlara invaziv (Balon- stent) veya cerrahi müdahale,  durumunun aciliyetine göre Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahlarından oluşan ‘kurul’, Avrupa ve Dünya kardiyoloji otoriteleri tarafından uygulanan tıbbi protokoller dikkate alarak programlanmaktadır.

Hal böyle iken kaybedilen hastaların üzüntüsü Sağlık Bakanlığını ve sağlık çalışanlarını derinden etkilerken,  bazı medya kuruluşları tarafından verilen haberlerin eksik veya yanlış olması, servislerimize karşı güvensizliği pompalamakta, sağlık çalışanlarının çalışma şevk ve azmini kırmaktadır.”

“BAŞARILAR NERDEYSE HİÇ KONUŞULMUYOR”

Bakanlık açıklamasında, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde sadece kalp damar hastalıklarında yılda 1000 (bin) anjiyografi yapıldığı ve konulan teşhisle 300 civarında hastaya balon ve stent takılarak, hastaların cerrahiye gönderilmeden günlük yaşama geri döndürüldüğü; cerrahiye sevk edilen 350 civarında hastanın ise, damarlarının by-pass ile değiştirildiği veya kapak ameliyatlarıyla tekrardan yaşama geri döndürüldüğüne işaret edildi.

“Ne var ki,  ülkemizde sağlık sektöründe başarılar neredeyse hiç konuşulmamakta, dünya ortalamalarına göre düşük olan ve istenmeden yaşanılan başarısızlıklar büyütülmektedir” denilen açıklamada şunlar kaydedildi:

SAĞLIK HABERCİLİĞİ VE ETİK

“İnsan sağlığının önemi,  sağlık sektörünün diğer sektörlerden farklı hassasiyet gerektirdiği dikkate alındığında,  Avrupa’da ve Türkiye’de tıp otoritelerinin medya mensuplarıyla oluşturmaya çalıştıkları ‘Sağlık haberciliği ve Etik’ tartışmalarının ülkemizde de gündeme alınması ve buna uygun dil ve yaklaşım geliştirilmesinin kamu yararına olduğu görüşündeyiz.”

Bu haber toplam 528 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.