1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. YOK OLUYOR
YOK OLUYOR

YOK OLUYOR

Yok oluyor...

A+A-

Ülkemizin en önemli özelliklerinden biri olan Beşparmak Dağları’ndaki tahribat bütün hızıyla devam ediyor. Taş Ocakları, ülkenin çakıl ihtiyacını gerekçe göstererek, güzelim dağları oymaya devam ederken, çevreye düşkün olan ve ülkesini seven insanların içi sızlıyor.

Avrupa Birliği de yapılan tüm uyarılara karşın Beşparmaklar’ın delik, deşik edilmesini en önemli çevre sorunlarından biri olarak gündemine aldı. 

Görüşüne başvurduğumuz Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, milyonlarca yılda oluşan dağların yağmalandığını ifade ederek, doğayı yok etmekle, geleceğin de yok edildiğini söyledi. Sahir, adalarda ve KKTC gibi kaynakları kısıtlı olan ülkelerde doğal kaynakların özenle korunması gerektiğini belirterek “ama bizim ülkemizde dağlarımız yağmalandı,  yağmalanmaya, oyulmaya devam ediliyor” dedi.

Dogal kaynakların, eko sistemin parçası ve dengeleri korumak açısından önemli olduğunu vurgulayan Sahir, “bu değerlere sahip çıkılmalı ve katliam durdurulmalıdır”dedi.

Rehabilite şart

Doğan Sahir şöyle dedi:

“Bu kaynaklar mutlaka kullanılacaksa, daha az tahribat için uğraşılmalı, ancak bizim ülkemizde bugüne kadar böyle bir düşünce olmadı. İhraç etmek için dahi dağlarımız oyuluyor. Direk ihraç olmasa bile değişik isim altında bu yapılıyor. Bunun durudurulması gerekir.”

Taşocaklarının hemen kapatılamayacağını, bu haliyle kapatılırsa yıllarca öyle kalacağını belirten Sahir, “Oraları rehabilite ederek, belli bir plan ve program dahilinde bu yapılmalı” dedi.

Hepsi bir plan dahilinde olmalı

Sahir, taşocaklarının ihtiyaç doğrultusunda kullanılmadığına işaret ederek,

“Ülkenin itiyacı belirlenmeli. İnşaat malzemesi olarak kullanıldığı söyleniyor ama bu konuda da bir çalışma yok. Dağlarımız yağmalandı, yağmalanmaya oyulmaya devam ediyor. Ocaklardan çıkan malzemeler doğru dürüst kullanılmıyor.  Bunların hepsinin bir plan dahilinde olması lazım” diye konuştu.

Çok özel olan eko-sistemimiz bozuluyor

Milyonlarca yılda oluşan dağların oyulmaya devam edildiğini kaydeden Sahir, KKTC’nin kendine özgü çok özel bir eko-sistemi olduğunu, taşocaklarının bu yapıyı bozduğunu söyledi. Sahir, şöyle devam etti:

“Bizim çok özel bir eko-sistemimiz var. Dünyada hiç olmayan canlı ve bitki türlerine sahibiz. Bunlar ağırlıklı olarak Alevkayası ile St. Hlarion arasındaki bölgede bulunuyor. Tam da bu noktaları taşocağı olarak açmışız. Bitkileri, canlıları yok ediyoruz , sadece bu da değil, turizmi de yok ediyoruz, ekolojik sistemi bozuyoruz. Doğadaki denegeyi bozarak, kendi geleceğimizin de bozulmasına neden oluyoruz.  Çevresel kirliliğin ötesinde, yeraltı suları kirleniyor, tozun etkisiyle bitkiler yok oluyor. Doğayı yok ederek, geleceğimizi de yok ediyoruz.”

İhracat durdurulmalı

İhtiyaç saptaması yapılarak,  bir planlamaya gidilmesini öneren Sahir, “Ocakların çoğunun kapatılması gerekecek. Ülkenin ihtiyacı belirlenmeli ve ihracat durdurulmalı. Master plan yapılmalı. Taşocağı işletmeciliğinde tek tek işletme yerine bütünsellik yapılmalı” dedi.

Sahir, gerekli  araştırma yapılmadan taşocağı izni verilmesini de eleştirerek, ocak sayısının gereğinden fazla olduğunu sözlerine ekledi.

TELAFİSİ MÜMKÜN DEĞİL HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Diyalog

Bu haber toplam 975 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.