1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. YUNANİSTAN VE EURO BÖLGESİ: KRİZ AŞILABİLİR
YUNANİSTAN VE EURO BÖLGESİ: KRİZ AŞILABİLİR

YUNANİSTAN VE EURO BÖLGESİ: KRİZ AŞILABİLİR

Yunanistan ve Euro Bölgesi: Kriz aşılabilir;

A+A-

 

Euro Bölgesi Maliye Bakanları, Kurtarma süresi ay sonu dolacak olan Yunanistan’ı Brüksel’de konuşuyor. KKTC’nin eski Maliye Bakanları SYRİZA iktidarıyla yeni bir boyut kazanan Yunanistan’daki çıkmazla ilgili değerlendirmelerde bulunarak krizin öyle ya da böyle aşılabileceğine işaret ettiler…

Yunanistan ve AB arasındaki borç krizi seçim zaferiyle iktidara gelen Syriza’nın atadığı Makiye Bakanı Yanis Varoufakis’in Euro Grubu maliye bakanlarıyla görüşmesinden sonra yaptığı bir açıklamayla yeniden şekilleniyor.

Euro Grubu maliye bakanlarıyla gerçekleştirdiği ve beklenenden önce sona eren toplantının ardından yaptığı açıklamada Varufakis "Sonunda Yunanistan'ın sorunlarına çare olacak bir anlaşmaya varacağımızdan eminim" şeklinde konuştu.

Yunanistan 240 milyar Euroluk borcunu yeniden yapılandırmak istiyor.

Varufakis, "önümüzdeki 48 saat içinde Avrupa'nın hem Yunanistan hem de Avrupa'yı tatmin etmek için gerekli olan ifadeleri" bulacağını söyledi.

Ancak Yunan Maliye Bakanı, mevcut programın devam edip etmeyeceği konusunda "ciddi bir anlaşmazlığın" olduğunu belirtti.

AB ve Yunanistan cephesinde bunlar yaşanırken, KKTC’nin eski maliye bakanlarına AB ve Yunanistan arasındaki borç pazarlığı soruldu.

Eski maliye bakanları Ahmet Uzun, Salih Coşar ve Ersin Tatar “Euro Grup maliye bakanlarıyla Yunanistan arasındaki pazarlıklarda yer alsaydınız tavrınız ne olurdu?” sorusuna farklı yanıtlar verdiler.

Bir anlaşmaya varılacağını düşünüyorum”

Mart 1992-Ocak 1994 ve Ocak 1995-Aralık 1998 yılları arasında iki dönem KKTC maliye bakanlığı yapan Salih Coşar’a göre Yunanistan bu borcu her halükarda ödemek zorunda. Coşar dün gerçekleşen Euro Grup ve Yunanistan görüşmesinin birkaç hafta öncesinde, yani Syriza iktidara geldikten sonra özellikle Almanya’ylaborçlarının silinmesi konusunda görüştüklerini ama AB’nin böyle bir şeyi kabul etmesinin mümkün olmadığının önceden bilindiğini söyledi.

“AB Yunanistan’a çok büyük miktarlarda para verdi ve elbette ki verdiği bu parayı geri almak istiyor. Yunanistan’ın bu kadar yüksek miktarda bir parayı kısa sürede geri ödemesi mümkün görünmüyor” diyen Coşar’a göre Yunanistan’ın borçları silinmese de bir anlaşmaya varmaları mümkün.

Coşar: “Yunanistan Euro’dan çıkmaz”

Salih Coşar krizin aşılmaması durumda ise Yunanistan’ın Euro’dan çıkma ihtimalinin de pek gerçekçi bir ihtimal olmadığını söylüyor. Coşar’a göre Yunanistan için Euro para biriminden çıkıp Euro’nun döviz olarak işlem görmesi akılcı bir ihtimal değil.

“Türkiye bile cari açığını tam olarak kapatamadı”

Yunanistan’ın Euro’dan çıkmasının zaten çok büyük olan cari açığını daha da kötü bir noktaya getireceği için akılcı bir seçenek olmadığını söyleyen Coşar, cari açığını küçültme yolunda olan Türkiye’nin bile hala bu sorunla mücadele ettiğini sözlerine ekledi.

Biz parayı Anavatanımızdan alıyoruz”

KKTC ve TC arasındaki mali ilişkilerle Yunanistan ve AB arasındaki ilişkinin karşılaştırılmasının pek de mümkün olmadığını ifade eden Coşar “Yunanistan bir AB üyesidir ve borcunu ondan almıştır, oysa biz parayı anavatanımızdan alıyoruz” diyerek TC’nin KKTC’ye verdiği paranın da zaten direk borç olarak değil kredilendirme ve hibe şeklinde gerçekleştiğini ve verilen borçların bir kısmının zaten silindiğini söyledi.

Tatar: “Onlar sirtaki oynayacak, AB de borçlarını silecek, öyle şey olmaz!”

Eski maliye bakanlarından Ersin Tatar ise Yunanistan ile AB arasındaki borç krizini tanımlarken Yunanistan’ın AB’den talep ettiği borç yapılandırmasının gerçekçi olmadığını ileri sürdü.

Tatar’a göre Yunanistan’ın AB’den borçlarının silinmesi yönünde yaptığı talep ya da özel imtiyaz tanınması talebinin kabul edilmesi mümkün değil. Böyle bir durumun ekonomik krizle boğuşan İspanya, Portekiz ve İtalya gibi diğer AB ülkelerinde de benzeri bir beklenti doğuracağını ve bunun da AB için mümkün olmadığını söyleyen Tatar Syriza ve lideri Tsipras’ı da popülizm yapmakla eleştirdi.

Tsipras popülizm yaparak seçim kazandı”

Tatar Syriza’nın lideri ve yeni Yunan başbakanı Tsipras’ın ekonomik kriz ve umutsuzlukla mücadele eden Yunan halkına popülist bir propaganda ile tutulması mümkün olmayan sözler verdiğini ve bunun sonucunda da geleceğinin pek parlak olamadığını da sözlerine ekledi. “Siz olsanız ne yapardınız?” sorusuna karşılık Tatar “Ben, ‘aldığımız borcu ödemeyeceğiz’ gibi popülist bir söylemle seçime gitmezdim” şeklinde yanıtladı.

Uzun: “AB’nin sunduğu acı reçeteler Yunanistan’ı bu hale getirdi”

Eski maliye bakanlarından konuşan bir diğer isimse Ahmet Uzun oldu. Ocak 2004 ve Nisan 2009 döneminde KKTC maliye bakanlığı görevini yürüten Uzun diğer iki bakandan farklı olarak AB’nin ekonomi politikalarını da eleştirdi. Uzun, Yunanistan’ın bu hale gelmesinin tek sorumlusunun geçmiş Yunan hükümetleri olmadığını, AB’nin neo-liberal ekonomi politikalarının ve buna bağlı olarak sunduğuacı reçetelerin de bu duruma gelinmesinde rolü olduğunu söyledi.

Syriza, ‘halkımı ezmeyeceğim’ demekte haklı”

Uzun Syriza’nın AB’nin acı reçetelerine karşı dik duruşunun da haksız olmadığını ve bu acı reçeteler altında ezilen Yunan halkının da Syriza’yı bu yüzden seçtiğini söyledi.

“AB Yunanistan’a bu acı reçeteleri sunuyor ve bunu uygula diyor, Syriza da ben halkımı ezmem diyor” şeklinde konuşan Uzun Yunanistan’ın borcunu ödeyebilmek için AB’den zaman ve yardım istediğini zaten bu borcu ödemek için başka da bir çareleri olmadığını söyledi.

Ben Yunanistan’ın geri adım atacağını sanmıyorum”

“Yunanistan borcunu ödemek için zaman istiyor ve bu isteğinde de diretecektir. AB her ne kadar da güçlü olan taraf gibi görünse de borcunu tahsil etmek için Yunanistan’la bir ortak yol bulacaklarına inanıyorum” diyen Uzun AB destek olmazsa zaten bu borcun asla ödenemeyeceğini ve sonucunda da AB’nin göze alamayacağı daha büyük bir krize yol açacağını söyledi.

AB emperyalist ve kapitalist bir birliktir”

AB’nin neo-liberal ekonomi politikalar yürüten kapitalist bir birlik olduğunu söyleyen Uzun, Yunanistan kriziyle AB’nin belki de daha halk odaklı, refah devleti anlayışına geri dönmeye mecbur olacağını ve bunun da olumlu bir gelişme olacağını da sözlerine ekledi.

AB demokratik değerleri yüceltme yoluna gitmeli”

Yunanistan krizi ve mali borçların acı reçetelerle giderilmeye çalışılmasının uzun vadede AB’ye üye ülkelerdeki halkların da tasvip etmeyeceği bir tablo ortaya çıkaracağını belirten Uzun, AB’nin neo-liberal politikalar yerine daha demokratik ve halkçı politikalar üretmeye mecbur olacağını sözlerine ekledi.

Uzun, AB’ye girmek isteyenler arasında da sol görüşlü gruplar ve iktidarların olmasının bir çelişki olmadığını, AB’ye demokratik özgürlükler nedeniyle girmek istenmesinin çok doğal bir şey olduğu ve sonucunda da her ne kadar egemen gruplar buna dirensede AB’nin geleceği için de başka bir senaryonun mümkün olmadığını söyledi.

Anlaşacaklar”

Son olarak da Uzun, AB’nin Yunanistan’ın borç vadesini uzatacağına ve bir orta yol bulunacağına inandığını söyleyerek, aksi bir senaryonun kimsenin yararına olmadığını ifade etti.

 

Bu haber toplam 478 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.