1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. ENGEL ORTADAN KALKACAK
ENGEL ORTADAN KALKACAK

ENGEL ORTADAN KALKACAK

Bakan Bağış, Kıbrıs meselesinin çözülmesinin Türkiye’nin AB sürecini rahatlatacağını söyledi:

A+A-

Türkiye Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakareci Egemen Bağış, Kıbrıs meselesinin çözülmesinin, Türkiye'nin AB sürecinde önündeki en büyük engelin ortadan kalkması anlamına geleceğini belirterek, “Rum kesimi gitsin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile anlaşsın, iki tarafın anlaşacağı her çözüme biz ‘evet’ demeye hazırız. Yeter ki kendi aralarında bir ortak noktada uzlaşsınlar” dedi.

Bağış, Avrupa Birliği Bakanlığınca yürütülen Sivil Toplum Diyaloğu Hibe Programları İstanbul Tanıtım Toplantısından önce televizyonların ve gazetecilerin yöneticileriyle bir araya geldi.

Türkiye'nin AB sürecine değinen Bağış, üç yıl aradan sonra, 26 Haziran'da "Bölgesel Politikalar" faslının açılacağını söyledi.

Bağış, gelecek dönemde Fransa tarafından engellenen "Mali Politikalar" faslını da açmaya hazır olduklarını bildirdiklerini aktararak, Fransa'nın şu anda bir değerlendirme yaptığını belirtti.

Fasılların 14'ünün önündeki engelin Kıbrıs meselesi olduğunu dile getiren Bağış, şöyle devam etti:

"Kıbrıs meselesinin çözülmesi, Türkiye'nin AB sürecindeki en büyük engelin ortadan kalkması anlamına gelir. Biz Annan Planı'na 'evet' diyen tek Rum siyasetçinin bugün cumhurbaşkanı seçilmesini bir fırsat olarak görüyoruz. Ancak adamcağız öyle bir ekonomik krize yakalandı ki şu anda ne Türk tarafına ne de AB'ye bakabilecek bir halde. Önce kendi bankalarını kurtarma derdinde. Ona da biraz zaman tanımamız gerektiğinin de farkındayız. Süreçte hızlı bir şekilde, yeniden adada özellikle Türk ve Rum liderlerinin oturup süreci başlatmalarını teşvik ediyoruz. Ancak biz bunu yaparken de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde iç siyasi krizler ortaya çıkıyor. Bundan da ben AB Bakanı olarak pek hoşnut değilim. Böylesine tarihi bir fırsat yakalanmışken Kuzey Kıbrıs'ta hem iktidar partisi içerisinde hem de siyasi farklı aktörlerin arasındaki kriz mantıkla izah edilebilecek noktada değil. Ümit ediyorum ki, Kuzey Kıbrıs'taki Türk kardeşlerimiz biran evvel akıllarını başlarına toplarlar ve kendi ülkelerinin geleceği için gerekli adımları atarlar."

Bağış, kapsamlı çözümün çok da zor olmadığını vurgulayarak, "Buyursunlar Annan Planı'nı yeniden müzakere edelim. Annan Planı'nda onları da bizi de rahatsız eden konuları birlikte masaya yatıralım. O zaman Maraş meselesi de çözülür. Annan Planı'nda zaten Maraş meselesi çözülmüştü. Karşılıklı oturalım bir yerde uzlaşalım. Ancak bunun muhatabı biz değiliz. Bütün bunlara rağmen ben şunu söylüyorum; Rum kesimi gitsin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile anlaşsın, iki tarafın anlaşacağı her çözüme biz 'evet' demeye hazırız. Yeter ki kendi aralarında bir ortak noktada uzlaşsınlar. Bizim aradığımız tek bir koşul, ne olursa olsun yeter ki siyasi eşitliğe dayalı olsun. Biz bir kere adadan askerimizi çektikten sonra bir daha geri göndermek zorunda kalmayalım. Onun güvencesi de siyasi eşitliktir. Annan Planı kabul edilseydi adada hem Türk hem de Rum tarafında asker kalmayacaktı. Bugün Türk askerinin adadaki varlığından şikayet eden Rumlar aslında askerin kalması için oy kullandılar, Annan Planı'nı kabul etmeyerek Türk askerine 'kal' dediler" değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, AB'nin her yıl yayınlanan raporunun yanı sıra bu yıldan itibaren kendi ilerleme raporlarını da yazacaklarını dile getirerek, bunun tamamlayıcı bir rapor olacağını söyledi.

Türkiye'ye yönelik eleştirilerin daha çok basın özgürlüğü, yargı, tutukluluk süreleri gibi konularda olduğunu aktaran Bağış, "Senin benim basın özgürlüğümle ilgili eleştirin varsa bana de ki, 'Basın özgürlüğüyle ilgili şu kanunu değiştirmen lazım'. 'Açılış kriterlerini koy önüme' diyorum. AB üyesi ülkelerde de basın özgürlüğüyle ilgili sıkıntılar var. Bana koyacağın açılış kriterlerini göreyim, senin hali hazırdaki ülkelerinin bu konudaki uygulamaları da göreyim. Çuvaldızı bana batırmadan evvel iğneyi önce bir kendine batır. Ondan sonra oturup konuşalım" ifadelerini kullandı.

Bağış, fasıllarda ilerlemeye hazır olduklarını, Türkiye'nin şu anda dünyadaki ve AB'deki ülkeden daha reformist bir ülke olduğunu kaydetti.

AB Komisyonu'nun bu yılki ilerleme raporunda farklı inanç gruplarının haklarının çok eleştirildiğini ve ilk defa rapora "Türkiye'de farklı inanç gruplarına karşı hoşgörüsüzlük kültürü vardır" cümlesinin eklendiğini aktaran Bağış, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Halbuki bu sene biz farklı inanç gruplarının kurduğu vakıflara 2 milyar dolarlık mülk iadesinde bulunduk. Ben şu anda kendi bakanlığımın Ortaköy'deki temsilcilik bürosunu Ortaköy Rum Ortodoks Vakfına iade ediyorum. Şu anda tapu tescil işlemleri sürüyor. Ben şimdi onların kiracısı olabilirim. Oturup şimdi kira pazarlığı yapacağız. Bugün dünyada 2 milyar dolarlık bir mülk iadesi yapan başka bir devlet yok. Farklı inanç gruplarına bu kadar hürmet gösteren başka bir devlet yoktur. Bu cümle, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin başkanlık gücünü kullanarak Türkiye'nin burnunu sürtmek, bileğini bükmek adına koyuldu. Aslı yok. Onun için her eleştiri doğru olduğu anlamına gelmiyor. Bugün Türkiye'nin basını tarihiyle kıyaslandığında en özgür dönemini yaşamaktadır. 

Hala sorunlarımız vardır, sorunu olmaya ülke de yoktur. Biz bugün dünden daha iyi noktadayız. Ancak olmamız gereken nokta için daha çok çabalıyoruz."

 

Kaynak: Kıbrıs

Bu haber toplam 370 defa okunmuştur
Etiketler : , , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.