1. HABERLER

  2. SPOR

  3. YILDIRIM'A CEZA İSTEYEN PFDK'DEKİ O İSİM KONUŞTU!
YILDIRIM'A CEZA İSTEYEN PFDK'DEKİ O İSİM KONUŞTU!

YILDIRIM'A CEZA İSTEYEN PFDK'DEKİ O İSİM KONUŞTU!

F.Bahçe ve Aziz Yıldırım'a ceza isteyen PFDK'daki tek isim konuştu.

A+A-

Türkiye Futbol Federasyonu yargı organlarının şike konusunda verdiği "temizdir" kağıdına koyduğu muhalefet şerhi ve sonrasında yaptığı açıklamalarla Türk futbolunun son dönemlerine damga vuran eski PFDK üyesi Av.Yusuf Reha Alp bu konuda uzun süren sessizliğini sporx.com için bozdu. F.Bahçe kulübü ve başkanı Aziz Yıldırım'ın şike dosyasında ceza almasını isteyen "tek isim" olarak tarihe geçen ve çıkan kararın ardından istifasını veren Av.Alp CAS kararıyla UEFA'nın F.Bahçe ile ilgili 2 yıllık cezasının kesilmesinin ardından sporx.com'unsorularını cevaplandırdı. İşte kısa görev süresine rağmen açıklamaları ve gösterdiği duruşma Türk futbolunda büyük ses getiren Av.Yusuf Reha Alp'in yine ses getirmeye aday o açıklamaları.

- UEFA'nın F.,Bahçe'ye 2 yıl ceza vermesi ve gelinen bu nokta sizin için sürpriz oldu mu?

"Kestirmeden cevaplayayım. Olmadı.. Benim de içinde bulunduğum PFDK, 6 Mayıs 2012'de kararlarını açıkladığında, 7 Mayıs'ta televizyona çıkıp şunu söylemiştim; Bir Türk olarak bunu söylemekten utanç duyuyorum ancak biziUEFA paklar!.. Bunu söyleyen bir adam için UEFA kararları sürpriz olur mu sizce?"

- Peki size göre F.Bahçe'nin UEFA'dan iki yıl ceza almasına sebepolan olay nedir? Şayet TFF yeterli cezayı verebilseydi UEFA yine aynı faturayı çıkartır mıydı?

"Bunun için elimizde bir örnek karar var. UEFA, Romen kulübü Steau Bükreş'e ceza vermedi. Neden? Çünkü Steau, ülke federasyonunca, teşvikgirişiminde bulunduğu için -7 puan cezası ile cezalandırılmıştı da ondan. Eğer biz Türkiye'de Fenerbahçe'ye şike, teşvik ve/veya bunlaragirişimlerinden ötürü ceza verebilseydik, tahminim UEFA da çok daha yumuşak yaklaşacaktı olaya. Cezalandırılmış, belki küme düşürülmüş ya da puanı silinmiş her neyse ama mutlaka cezalandırılmış ve suç işlenen sezonadair elde ettiği tüm kazanımlar elinden alınmış bir kulüp bulacaklardı karşılarında ve belki de yeterli görecekti onlar da bunu. Ancak, maalesef biz bunu yapamadık. "Ülke menfaatleri, prestij, imaj" gibi gayri hukuki kaygılarla hukukun gereğini yerine getiremedik. Sonuç : Ülke menfaatleri yerle bir,prestij sıfır, imaj berbat. Kimin eseriyse, o gurur duyabilir. 
Sizin içinde bulunduğunuz PFDK F.Bahçe'yi bu konuda suçsuz buldu. Ama bu karara bir tek şerh koyan siz oldunuz doğru mu?"

"Fenerbahçe 19 ayrı maçtan sevkliydi. Yani Fenerbahçe hakkında 19 ayrıdosya vardı. Trabzonspor da 7 maçtan sevkliydi ve 7 dosyası vardı. Galatasaray'ın iki.. Yine onun gibi Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu gibi kişiler de ayrı ayrı şimdi sayısını hatırlamadığım kadar maçtan sevkliydiler. Kurul, tümdosyaları ayrı ayrı inceleyip, hepsi için ayrı kararlar verdi. 

Benim muhalefet şerhi koyduğum 
dosyalar ise şunlar: 
Eskişehirspor – Trabzonspor müsabakasının 
dosyasında Fenerbahçe Kulübü'ne ceza verilmesi gerekirken, hakkında "ceza tayinine yer olmadığına" dair karar verilmesini hukuka aykırı buldum. Çünkü bu maçla ilgili olarak, PFDK, Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu'na hak mahrumiyeti cezası verdi. Adı geçen kişiler Fenerbahçe Kulübü'nde yönetici olduklarından, faaliyetlerinin kulübe izafe edilmesi gerekir diye düşündüğüm için Fenerbahçe ile ilgili alınan karara muhalefet şerhi koydum.

Fenerbahçe – İBB müsabakasının 
dosyasında Fenerbahçe Kulübü ve Aziz Yıldırım'a ceza verilmesi gerekirken, haklarında "ceza tayinine yer olmadığına" dair karar verilmesini hukuka aykırı bularak, bu dosyaya da, Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım açısından muhalefet şerhi koydum. Bu dosyadaPFDK, İbrahim Akın ve Ahmet Çelebi'ye ceza verdi. Yani PFDK da bu maçın temiz olmadığını kabul etti ve fakat sorumluluğu bu iki kişiyle sınırlı tuttu. Ancak, tapeler ve fiziki takip tutanakları incelendiğinde Yusuf Turanlıaracılığı ile gerçekleşen suça konu faaliyetin Ahmet Çelebi'nin talimatı ile başladığı ve Çelebi'nin bu talimatı da Aziz Yıldırım'dan aldığı kuvvetli şüphesi vardı. Bu yüzden bu maç dosyası ile ilgili olarak Aziz Yıldırım ve başkanı olduğu Fenerbahçe Kulübü hakkında verilen ceza tayine yer olmadığına dair karara muhalefet ettim. Yıldırım'a eski FDT 58/2 gereğince 1 yıl hak mahrumiyeti, Fenerbahçe'ye de, FDT 58/1-b gereğince, bir alt lige düşürülme cezası verilmeliydi dedim.

Fenerbahçe – Ankaragücü müsabakasının 
dosyasında Fenerbahçe Kulübü hakkında verilen "ceza tayinine yer olmadığına" dair karara da muhalefet şerhi koydum. Çünkü, bu maçla ilgili olarak PFDK, İlhan Ekşioğlu'na ve Cemil Turhan'a hak mahrumiyeti cezası vermişti. Adı geçen kişilerin eylemlerinin kulübe izafe edilmesi gerektiğini düşündüğümden bu maça da muhalefet şerhi koydum.

Gençlerbirliği – Fenerbahçe müsabakasının dosyasında Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe Kulübü'ne ceza verilmesi gerekirken, haklarında, "ceza tayinine yer olmadığına" dair karar verilmesine de muhalefet ettim. Bu maçla ilgili olarak kurul, İlhan Ekşioğlu ve Serdar Kulbilge'ye ceza vermişti. Ancak müsabaka ile ilgili tapeler incelendiğinde İlhan Ekşioğlu'nun faaliyetlerinin talimatını Aziz Yıldırım'dan aldığı anlaşılıyordu. Kaldı ki, Sayın Ekşioğlu, kurulumuza verdiği sözlü ifadede, "Fenerbahçe Kulübü'nde Aziz Yıldırım'dan habersiz nefes dahi alınamaz" demişti. Sonuçta, bu dosya ile ilgili olarak, Aziz Yıldırım'a bir yıl hak mahrumiyeti ve İlhan Ekşioğlu ile Aziz Yıldırım'ın faaliyetlerinden kulüplerini sorumlu tutmak gerektiği gerçeğindenhareketle de, Fenerbahçe Kulübü'ne bir alt lige düşürülme cezası verilmesi gerekiyor diye muhalefet şerhi koydum. 
Karabükspor – Fenerbahçe müsabakasının 
dosyasında Şekip Mosturoğlu ve Erdem Konyar hakkında verilen, "ceza tayinine yer olmadığına" dair karara da muhalefet şerhi koydum. Çünkü bu maçta da, benim kanaatimce, Şekip Mosturoğlu, menajer Erdem Konyar vasıtası ile Emenike üzerindenşike teşebbüsü noktasında yapılan organizasyonun içinde yer alıyordu.

Benim muhalefet şerhi koyduğum müsabaka 
dosyaları bunlar. Bunun haricinde, Başkan Vekili Sayın Sinan Gürsoy da, Eskişehirspor – Trabzonspor ve Fenerbahçe – Ankaragücü müsabakalarının dosyalarına, "Fenerbahçe Kulübü'ne -12 puan silme cezası verilmesi gerekirken ceza verilmemiş olması hukuka aykırıdır" diyerek muhalefet şerhi koydu. 
Yine bunun gibi, 
üyelerden Alper Tolga Erol da, Aziz Yıldırım hakkında,Gençlerbirliği – Fenerbahçe ve Fenerbahçe – İBB müsabakalarınındosyalarına "hak mahrumiyeti cezası verilmesi gerekirdi" diyerek muhalefet şerhi koydu. Yani, genel olarak öyle bilinse dahi, gördüğünüz gibi muhalefet şerhi koyan tek üye ben değilim aslında. 

- Size göre 
kurulunuz F.Bahçe'ye suçsuzdur kararı vermesi kolay oldu mu?

"Bu soru vicdanen rahat olup olmamanıza bağlıdır. Herkes vicdanenrahatsa, karar da kolay alınmış demektir. Yok, akşam yattığınızda bir sıkıntı oluyorsa, demek ki çok da kolay alınmamış bir karar vardır ortada. "

- Sizde o dönemde federasyonun F.Bahçe'ye ceza çıkmaması konusunda 
kurula veya kuruldan bazı kişilere her hangi bir baskıveya imada bulunulduğu hissi oluştu mu?

"Herkes kendinden mesuldür. Bana herhangi bir baskı gelmedi. Ancak diğerarkadaşlara gelip gelmediği hakkında konuşmam doğru olmaz. Benim nehissedip ne hissetmediğimin de çok bir önemi yok aslında. Çünkü hislerinizi kesin bir gerçeklik gibi ortaya koyarsanız çoğunlukla yanılırsınız. "

- Size göre F.Bahçenin 
kuruldan ceza almaması doğru muydu? Peki neden?

"Muhalefet şerhlerimde açıkça yazdım, kamuoyu ile de paylaştım. Ama bir kez de buradan açıklamaya çalışayım. Burada tüm tartışma, "kuruma ceza verilmesi için kriteriniz nedir" sorusunda odaklanıyor. Yöneticilerin eylemlerinin kurumları bağlayıp bağlamayacağının tartışıldığı kadim mesele. Benim bu noktadaki düşüncem açık : Kurumlar yöneticileri eliyle hareket ederler. Dolayısıyla, bir tüzel kişiliğin yöneticilerinin yaptığı eylemler o tüzel kişiliği de bağlar. Nitekim, bu konu daha önce de tartışılmış ve Anayasa Mahkemesi de bununla ilgili iki tane net karar vermiş geçmişte. 1964 ve 1989 yıllarına ait kararlarda, yüksek mahkeme, açıkça, "tüzel kişilerin iradelerinin organları eliyle açıklandığını" belirterek ortaya şu gerekçeyi koymuştur : "Tüzel kişilerin cezalandırılmasıyla suçun işlenmesinde hiçbir kusuru bulunmayan diğer üyelerin dolaylı olarak cezalandırılmış sayılacağı görüşüne karşı, gerçek kişilerin cezalandırılmalarının da aile bireylerine dolaylı yoldan ceza verdiği söylenebilir. Aynı biçimde tüzel kişinin üyeleri de dolaylı zarar görebilir. Ancak tüzel kişinin organlarını seçenler kendileridir. Tüzel kişiye nitelikli yöneticiler seçmemelerinden ve onları gereği gibi denetlemediklerinden dolayı, uğradıkları zarara katlanmaları gerekir." Bakın ne kadar açık ve net değil mi? Bu kararlar, bugün dahi tartışılan, "kişilerle kurumları birbirinden ayırmak lazım" düşüncesinin hukuken geçersizliğini son derece sarih biçimde ortaya koyarken, kurulun, Fenerbahçe Kulübü'nü cezalandırmama yoluna gitmesi açıkça hukuka aykırıydı. "

- Size göre F.Bahçe için size göre nasıl bir ceza verilmeliydi nasıl bir yaptırım uygulanmalıydı?

"Talimat çok açık bu konuda. Şayet ortada şike varsa, cezası da bir alt lige düşürmektir. Yok, kurul olarak siz, "şike" değil de "teşebbüs" vardı derseniz, o halde talimat inisiyatifi kurula bırakıyor. Puan silme cezası uygulayabilir diyor. Bana göre "şike" olduğu için Fenerbahçe bir alt lige düşürülme cezasına çarptırılmalıydı. Nitekim bunu da muhalefet şerhlerinde açıkça yazdım."

- Sizin bulunduğunuz PFDK'dan Aziz yıldırımın ceza almaması da size sürpriz geldi mi ? Aziz Yıldırım kararına muhalefet eden oldu mu?
"Yıldırım'ın ceza almaması sürpriz oldu evet. Muhalefet konusunda ise demin de dediğim gibi Alper Tolga Erol ve ben, Aziz Yıldırım hakkında verilen kararlardan ikisine muhalefet şerhi koyduk." 

- F.Bahçe ile ilgili verilen karar esnasında toplantıya ara verildiği iddiası doğru mu ? Bu konudaki kararda mola öncesi ve sonrası herhangi bir değişiklik oldu mu?

"Karar toplantısı neredeyse bir gün boyunca sürdü. Yani özel olarak Fenerbahçe ile ilgili verilen karar esnasında değil, toplantı boyunca defalarca ara verildi zaten. Hatırlamıyorum ama on defa falan ara verdiğimiz oldu. Bu aralar sonrasında değil ama karar verilmezden önce ben Fenerbahçe ile ilgili kararın 4'e 3 Fenerbahçe lehine çıkacağını zannediyordum. 5'e 2 çıktı. Yanıldım yani. "

- Şekip Mosturoğlu için iki defa oylama yapıldığı iddia edildi. İlk oylamasının lehine olduğu söylendi bu doğru mu ? Sizce bunun nedeni neydi?

"Bazı dosyalarda çok uzun tartışmalar olduğu doğrudur. Birine özel olarak değil de olayın geneline bakarak bunun da son derece normal olduğunu söyleyebiliriz. Kaldı ki artık bu saatten sonra şu oldu, bu oldu diye tartışmanın da konuşmanın da bir anlamı kalmadı. Kimseye bir faydası da yok. PFDK, işin sadece birinci ayağıydı. Daha sonra Tahkim aşaması oldu, UEFA Disiplin Kurulu aşaması oldu, UEFA Tahkim aşaması oldu, CAS oldu. Biz hala PFDK'da şu oldu bu olduya takılıp kalmayalım. Tüm bu aşamalardan sonra çıkan sonuç ne? Türkiye'de futbol kirli. 2010 – 11 sezonunda şike, teşvik ve/veya bunlara teşebbüsler yapılmış. Kimin tarafından ve kimin lehine olarak yapıldığı da işte sportif yargılama ile ortaya çıktı. İşin bir de adli yargılama ayağı var. Onun da birinci aşaması bitti, Yargıtay kısmı da tamamlanmak üzere."

- Sizce CAS'ın bu kararından sonra federasyon ne yapmalı?

Aslında son derece basit. Yargılamanın iadesi denen bir kurum var. Bu hem HMUK'da hem de senin talimatında açıkça yazılı. Tahkim Kurulu kararlarının kesinliğinin de tek istisnası zaten. CAS kararından sonra, Federasyon, ceza verilen maçlarla sınırlı olmak kaydıyla dosyaları yeniden PFDK'ya yollamalı. Aynı konuda verilmiş farklı bir mahkeme kararı yeniden yargılama sebebidir diyor kanun açıkça. Senin talimatın da benzer bir hüküm getiriyor. Diyor ki, "esası etkileyecek yeni bir delil yargılamanın yenilenmesini gerektirir." CAS kararı, aynı konuda verilmiş farklı bir mahkeme kararıdır işte. 

- Size göre federasyon bu dosyayı yeniden ele alıp yargılama yapar mı?

"Yapar neden yapmasın. Yapmazsa şahsi sorumluluk meselesi ortaya çıkar. Yani ben hiçbir üyenin bir kulübü koruyup kollamak uğruna, hukuk dışı bir işlem yaparak kendini ateşe atacağını zannetmiyorum. Ayrıca bunu yapmak Futbol Federasyonu'nun yönetim kurulu üyelerine neden zor gelsin ki? "CAS kararı var, siz de buna göre daha önce verdiğiniz kararları gözden geçirin" diyecekler PFDK'ya. "Alın şu şekilde karar verin" demeyecekler ki. Karar yine PFDK tarafından verilecek.  Ama bunda da önümüzde bir örnek duruyor aksi manada. Biliyorsunuz, Trabzonspor'un daha önce federasyona bir başvurusu olmuştu. Haklarında 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen karar kesinleşen Samet Güzel ve iki kişi hakkında Trabzonspor, Federasyona başvurarak bu kişilerle ilgili dosyaların yeniden PFDK'ya sevkini istedi. Genel Sekreterlik bu başvuruya olumsuz yanıt verdi. Yönetim Kurulu olarak bir karar dahi almadılar ki Trabzonspor bu olumsuz karara karşı Tahkim yoluna başvuramasın. Şimdi de bu yolu uygulayabilirler, bilmiyorum. Uygularlarsa ve CAS'a rağmen dosyayı yeniden PFDK'ya sevk etmezlerse ne olur peki? Sanırım UEFA da boş durmaz. Israrla şikenin üstünü örtmeye çalışan bir ülkeye bir ceza uygun görür zahir. "

- TFF'nin daha önce tahkim kurulu nezdinde sonuçlandırıp daha sonra yargılamayı tekrar yaptığı emsal kararlar oldu mu?

"Bir sürü. En son örneği seninle yaptığımız televizyon programında söyledim mesela. Buradan yine tekrar etmiş olayım. AFDK, Emrespor Kulübü masörü İlker Yuvauç'a dopingden 4 yıl ceza verdi. Tahkim bunu 6 aya indirdi. Aynı dosyada EFDK, futbolcu Serdar Öztan'a ise 2 yıl ceza verdi. Tahkim Kurulu bu cezayı komple kaldırdı. 05 Temmuz 2012. Merak eden girsin okusun TFF'nin sitesinden söylediğim kararları. Sonra ne oldu biliyor musun? Aynı Tahkim 02 Ağustos 2012'de bir daha toplandı ve masöre verilen cezayı 2 yıla çıkardı!.. E, nasıl oldu bu iş? Çünkü dopingle mücadele talimatı çok açık. 39.1 diyor ki, ihlal varsa ve ilk kez yapılmışsa bu, en az kınama ya da 2 yıl vereceksin. Yani ceza veriyorsan 6 ay veremezsin.. Net.. E, sen verdin ama Tahkim Kurulu olarak. İşte orada ne yaptılar biliyor musun, "yeni bir bilirkişi raporu geldi dosyaya" dediler. "Bu rapor yargılamanın yenilenmesi sebebidir" dedi, Futbol Federasyonu Hukuk Kurulu da. "Çünkü yeni bir delildir", dedi. Dosyayı yargılamanın yenilenmesi gerekçesi ile Tahkim'e yolladı bir daha. Tahkim'de 20 gün önce verdiği kararı iptal edip, talimata uygun yeni bir karar verdi. Tabi kimse de çıkıp, yahu kardeşim bitmiş dosyaya niye bilirkişi raporu geldi, nasıl geldi diye sormadı. Şunu da sormadılar, yargılamanın iadesinde ancak kararı veren disiplin kurulu dosyayı yeniden inceleyip karar verebilir. Yani tahkime dosyayı yollayamazsınız, açıkça hukuka aykırı eylemdir bu. Ama burası Türkiye işte, oluyor bunlar maalesef. Kimse konuştu mu bunu? Biz söyledik televizyonda, birisi üzerine gitti mi? Yok, söyle söyle dur. Bak bir örnek daha vereyim sana, tarihini hatırlamıyorum, ama isterseler bulurum. Keçiörengücü futbolcusu Ömer'e PFDK şiddetli hareketten kırmızı kart gördüğü için 3 maç ceza verdi. Tahkim ne yaptı biliyor musun? Cezayı komple kaldırdı. Yani hakemin kararını ortadan kaldırdı. Sonra aynı Tahkim, karara bağladığı dosyayı yeniden ele alıp Ömer'e bir maç ceza verdi. Demek ki neymiş? Tahkimin kararları kesin değilmiş. İstenildiği zaman bak ne güzel değişebiliyor Tahkim kararları. "

- Size göre Trabzonspor TFF'ye başvuru yapmalı mı ? Başvurusu nasıl olmalı?

"Yapmalı tabi, durduğu kabahat. Kulüp CAS aşamasını beklemek zorunda bile değildi. Ama bekledi, neyse şimdi en azından başvuruyu yapmalı. Yani ben bu noktada İbrahim Hacıosmanoğlu'nun, "Başvurmayacağız" demesini çok anlamlı bulmuyorum. Niye başvurmayacaksın? Gelip kendileri verirler diye beklersen çok beklersin. Sen başvurunu yap. Reddetseler bile, ileride TFF Yönetim Kurulu aleyhine açacağın maddi – manevi tazminat davasında bu retleri de delil olarak kullanırsın işte fena mı? Yani Trabzonspor'un Fenerbahçe ile falan bir işi yok ki, sürekli onlarla didişiyor. Trabzonspor'un meselesi Federasyonla. Senin kupanı vermeyen Yıldırım değil ki, onla kavga ediyorsun. Sen kupanı kim vermiyorsa mücadeleni onunla yap."

sporx(özel haber)

Bu haber toplam 355 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.