1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. 2016 KIBRIS YILI MI OLACAK?
2016 KIBRIS YILI MI OLACAK?

2016 KIBRIS YILI MI OLACAK?

Kıbrıs konusunun çözümünü görmek isteyen devlet ve uluslararası kurumların bir an önce bir “çözüm fonu” oluşturmaları şarttır.

A+A-

Geçen hafta Lefkoşa Yeşil Hat’ta yapılan Türk-Yunan Forumu’nun toplantısına katıldım. Bu toplantının Lefkoşa’da yapılmasının bir nedeni, Kıbrıs’ta Birleşmiş Milletler himayesinde yapılan iki toplumlu görüşmelerde gelişmelerin nispeten olumlu olması. Bu tespit, ziyaret sırasında edindiğim izlenimlere göre haksız çıkmadı. Toplantının çerçevesinde Nikos Anastasiades ve Mustafa Akıncı, Forum üyelerine öğle yemeği verdi. İki liderin açıklamalarından çıkan mesaj, mülk, toprak ve güvenlik gibi konularda sorunlara rağmen, iyi niyet ve ortak bir vizyona sahip olmalarıydı. Bu iki unsurun, müzakerelerin yoğunlaşacağı önümüzdeki aylarda, var olan pürüzleri kaldırabileceği ümit edilmektedir.

Şu anda görüşülen sorun, mülk sorunudur. Kıbrıs sorununun en çetrefilli yanıdır. Son haftalarda, çözüm sırasında uygulanacak prensipler üzerinde tartışılıyor. Kuzeyde bulunan Rumlara ve güneyde bulunan Türklere ait gayrimenkuller için, tazminat, takas veya iade yolu açılacak. Aynı zamanda bu mesele, uluslararası toplumun en fazla katkıda bulunabileceği konudur. Çünkü herhalde çözümün önemli bir maliyeti olacak. Bazı tahminlere göre, 15 ve 20 milyar euro arasında olacak. Kıbrıs sorununun sonunu görmek isteyen devletler veya uluslararası kurumların, artık bu konuda cesur adımlara başvurmaları lazım. Hem ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, hem de Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in Kıbrıs ziyaretleri esnasında bu konuda verdikleri taahhütlerinin arkasında durmaları çok önemli. Çünkü unutulmamalı ki, Annan Planı’nın Rum halkı tarafından kabul edilmemesinin ana nedenleri arasında, Rum tarafının çözümün maliyetini tek başına üstleneceğine dair bir algı vardı. Dolayısıyla Kıbrıs konusunun çözümünü görmek isteyen devlet ve uluslararası kurumların bir an önce bir “çözüm fonu” oluşturmaları şarttır.

Çözüm maliyeti gündeme gelince, tabii ki son senelere Kıbrıs’ta keşfedilen enerji serveti akla gelir. Düşen enerji fiyatları ve “Afrodit” doğalgaz yatağında miktar ilk tahminlerden daha az olmasına rağmen, enerji hâlâ çözüm kolaylaştırıcı niteliğini yitirmedi. Ayrıca da Kıbrıs’ta yeni doğalgaz yataklarının bulunması, “Afrodit”e yakın ama Mısır münhasır ekonomik bölge sınırları içinde bulunan ve doğu Akdeniz’in şimdiye kadar en büyüğü olan “Zohr” doğalgaz yatağının keşfedilmesinden sonra bu daha muhtemeldir. Eğer çözüm sağlanırsa, İsrail’de bulunan doğalgaz ile beraber, Kıbrıs doğalgazı Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Yunanistan ve diğer Avrupa ülkelerine ulaştırılabilir.

Aynı zamanda son gelişmeler, Akdeniz doğalgazının Türkiye için önemini yükseltmiş durumdadır. Rus uçağının düşürülmesinin ardından Türk-Rus ilişkilerindeki gerilim, doğal olarak Türkiye’nin Rus doğalgazına bağımlılığını artırdı. Ukrayna ile ihtilaflarında doğalgazını “diplomatik bir silah” olarak kullanan Rusya’nın, Türkiye’ye karşı benzer bir hamleye başvurabileceğini düşünmek mantıklı. Dolaysıyla Kıbrıs ve hattâ tüm doğu Akdeniz havzasının doğalgazı, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı miktarı karşılamasa bile, yine de Rusya’ya enerji bağımlılığını hafifleten, önemli bir alternatif oluşturmaktadır. Böylece Kıbrıs sorununun çözümü, Türkiye’ye sadece Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerinde bulunan en eski ve en büyük pürüzü kaldırmayacak, Türkiye’nin enerji güvenliğine yarayacaktır.

Bir müzakerede tüm tarafların olumlu bir sonuçtan kazançlı çıkacağı kanaatine varılırsa, o müzakere çözüme yakındır demektir. Müzakereler sonrası, 2004 yılında olduğu gibi çözüm taslağı iki referanduma sunulacaktır. Her iki tarafta anket sonuçlarının olumlu sinyal verdiğini ilave edersek, 2016 Kıbrıs sorunu çözümünün yılı olabilir diyebiliriz.

İoannis N. Grigoriadis | TARAF

Bu haber toplam 561 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.