1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ‘AKSA SÖZÜNÜ TUTMADI”
‘AKSA SÖZÜNÜ TUTMADI”

‘AKSA SÖZÜNÜ TUTMADI”

ÇMO Başkanı Nilden BektaşAKSA’nın KKTC’ye geldiği yıllarda filtre takma sözü verdiğini vurguladı;

A+A-

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Nilden Bektaş, Teknecik ve AKSA elektrik santrallerinin Kıbrıs’ın en büyük kanayan yaraları olduğunu söyledi. İşin yalnızca filtre takmakla bitmediğini de belirten Bektaş “her defasında kesilen cezaları ödüyorlar fakat halkın sağlığını düşünmüyorlar” dedi.

AKSA’nın ülkeye geldiğinde çevreyi kirletmeyeceğine dair taahhütlerde bulunduğunu anımsatan Bektaş, ‘’Şurada bir fark var AKSA ülkeye geldiği yıllarda bununla ilgili bir prosedürden geçti ve filtre takacağına dair bir taahhütte yaptı. Çevre Koruma Dairesine ama yıllar içerisinde filtreyi takmadı ve cezayı da ödedi. Dalga geçer gibi‘’ ifadesini kullandı.

‘DEVLET DE ÖZEL DE KENDİ ELİYLE KİRLETİYOR’

AKSA ve Teknecik Elektrik Santrallerinin Kıbrıs’ın büyük yaralarından biri olduğunu söyleyen Bektaş hem devletin, hem de özel sektörün Ada’yı kirlettiğini söyledi. ‘‘Biz küçük bir adayız ve bu adada havayı kirletecek çok büyük bir sanayimiz yoktur. Hem Teknecik hem AKSA yarattığı kirlilikle maalesef her geçen gün sağlığa zararlı etkileri olabiliyor. Hem AKSA ’ya hem Teknecik’e ceza kesilmesi söz konusu oldu. Bu cezaların düşük olmasından daha çok bu cezaların ödenip ödenmeyeceği kafamı karıştırıyor. Teknecik’i AKSA’dan ayırmıyorum” diyen Bektaş, devletin çevreyi kendi eliyle kirlettiğini savundu.

‘AKSA SÖZ VERMİŞTİ’

AKSA ile Teknecik’i ayıran farkın, verilen sözler olduğunu söyleyen Bektaş, AKSA’nın her defasında borcunu dalga geçer gibi ödediğini belirterek, ‘’Şurada bir fark var AKSA ülkeye geldiği yıllarda bununla ilgili bir prosedürden geçti ve filtre takacağına dair bir taahhütte yaptı. Çevre Koruma Dairesine ama yıllar içerisinde filtreyi takmadı ve cezayı da ödedi. Dalga geçer gibi‘’ ifadesini kullandı.

“EKONOMİK KAYGILARLA HALK SAĞLIĞI KARŞILAŞTIRILMALI”

İşin yalnızca filtre takmakla bitmediğini söyleyen Bektaş bu işin sonrasının da maliyetli olduğunu bu maliyetlerden çekindikleri için halkın sağlığıyla oynandığını belirterek, ‘’Filtre takılmakla bitmiyor. Filtre takıldıktan sonra onların işletilmesi içinde bir maliyeti vardır. Burada ekonomik kaygılarla halk sağlığını karşılaştırmamanız gerekiyor. Devlet olarak kesin bir çizgi çekmeniz gerekiyor. Devletin elinde santrali gidip kapatma yetkisi var ama tabi ki biz hiçbir santralin kapatılmasını istemiyoruz hiç birimiz elektriksiz kalmak istemiyoruz. Biz santrallerin iyi işletilmesini istiyoruz‘’ dedi.

‘BUGÜNÜN KIBRIS’INDAN UTANMALIYIZ’

Halkın sağlığının her şeyden üstte olduğunu söyleyen Bektaş elektrik santrallerinin yalnızca havaya çıkan kara dumandan ibaret olmadığını kaydetti. ‘‘Halk sağlığı her şeyden önemli bu elektrik santrallerinin yalnızca havaya değil ekosisteme de son derece zararları var. Asit yağmurlarına neden oluyor. Dolayısıyla hem çevresinde bulunan yerleşim yerlerine ve bitki örtüsüne toprağın zehirlenmesine neden oluyor. Biz sadece oradan çıkan kara dumanın bizi rahatsız ediyor ve bu dumanın bizi kanser yaptığını düşünüyoruz. Ama kanserin bize geliş sebepleri o kadar farklı ki gerek yağmurla olsun gerek toprakla olsun bunların bize geri dönüşü oldukça fazla. Bugünün Kıbrıs’ında bu durumdan gerçekten utanmalıyız’’ diyen Bektaş, AKSA‘nın filtreyi yakın zamanda takmayacağını, en azından kullanılan yakıtın değiştirilmesi gerektiğini, bunun bile bir nebze olsa faydası olacağını ifade etti. Bektaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok hızlı bir şekilde yakıtın değiştirilmesi benim tavsiyemdir. Kükürt oranı yüksek miktarlı bir yakıtın kullanıldığını söyleyen kükürt oranı daha düşük bir yakıta geçilirse küçük bir nebzede olsa bu bizi rahatlatır. En azından bununla ilgili bir çalışma yapılsın.’’

‘YA FİLTREYİ TAKARSIN YA DA KAPASİTENİ ARTTIRAMAZSIN’

Hükümetin elinde kozlar olduğunu söyleyen Bektaş sözlerini şöyle tamamladı: “AKSA kapasitesini büyütmeye çalışıyor. Kapattıramadığımız bu santralin büyüyüp daha da çok zehir saçmasına engel olmak hükümetin elindedir. AKSA şuanda kapasitesini de arttırmaya çalışıyor. Bu kapasite artırımından dolayı hükümetin elinde büyük bir koz olduğunu düşünüyorum. Ya sen filtreyi takarsın ya da bu kapasite artırımına izin vermem şekilde bir politika güdülmeli diye düşünüyorum.’’

‘‘ÇEVRE ÖNCELİĞİ OLMAYAN PROJELERE KARŞIYIZ’’

Baraj bölgesinde bir ÇED Raporu süreci yaşanmadığını söyleyen yapılacak baraj için değişiklikler yapılıp işlerini kılıfına uydurulduğunu kaydeden Bektaş,‘‘Bu bölgenin neden ÇED raporu yok? Bizim yasalarımız bunun çed raporu yapmasına el vermiyor muydu? El veriyordu ama maalesef 1 milyon metreküpten 25 milyon metreküpe çekildi. Eskiden 1 milyon metreküp üzerine baraj ve göletler için çed raporu hazırlama zorunluluğu varken kaldırıldı. İşin trajik komik tarafı ülkede bu saatten sonra 25 metreküpün üzerinde hacme sahip bir baraj zaten olmayacak bu da şuna eşit oluyor. Hiçbir gölet hiçbir baraj için çet raporu yapılmayacak anlamına geliyor’’ dedi.

Taş ocaklarına yada barajların yapılmasına karşı olmadıklarını, stratejiden yoksun çevre önceliği bulunmayan projelere karşı olduklarını belirten Bektaş sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Biz çevre mühendisleri olarak gelişime karşı değiliz. Biz plandan yoksun, stratejiden yoksun, çevre önceliği olmayan tüm projelere karşıyız. Dolayısıyla siz önlemini aldığınız taktirde, bunu sivil toplumla paylaştığınız taktirde, bir plan, strateji belirleyip ilgili kurum ve kuruluşları bilgilendirdiğiniz taktirde karşı duracağımız bir durum olmayacaktır. ’’

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 543 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.