1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ASGARİ ÜCRET YERİNDE SAYIYOR
ASGARİ ÜCRET YERİNDE SAYIYOR

ASGARİ ÜCRET YERİNDE SAYIYOR

“Minimum 2 bin 500 olmalı”

A+A-

 

TL’nin döviz karşısındaki değer kaybının yarattığı hayat pahalılığı sonucunda alım gücü her geçen gün düşerken, binlerce çalışanın aldığı asgari ücret hâla yerinde sayıyor…

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nda işçi temsilcisi olan HÜR-İŞ Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, günün koşullarına göre asgari ücretin en az 2 bin 500 TL olması gerektiğini kaydetti. Latifoğlu, DPÖ’yü de 1992’den beri açıklamadığı geçim endeksi rakamını açıklamaya çağırdı.

Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Vedat Yorucu ise, asgari ücretin en az 850 ABD Doları düzeyinde olması gerektiğinin altını çizdi. Yorucu, tüketici fiyatları endeksi kalemlerinin ise çağın gerisinde kaldığını vurgulayarak, DPÖ tarafından açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını kaydetti.

Kıbrıs Postası - Meryem EKİNCİ

Asgari Ücretler Yasası’na göre, “işçiler normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçi ile eşinin ve bir veya iki çocuğunun yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma ve ısıtma, ulaşım, çağdaş düzeyde sağlık servisi, eğitim, kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinimlerini geçerli fiyatlar üzerinden karşılamaya yetecek miktarda olmak üzere saptanan ücret ” olarak tanımlananan asgari ücret, yılda en az 1, en çok 3 kez belirlenmek zorunda.

2.5 yılda 2 kez

2.5 yılını dolduran Yorgancıoğlu Hükümeti döneminde ise asgari ücret 2 kez belirlendi. 2015 yılının asgari ücreti konusunda ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı henüz harekete geçmedi. Enflasyon artarken asgari ücret brüt 1, 675 TL olmaya devam ediyor.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nda işçi temsilcisi olan HÜR-İŞ Genel Başkanı Yakup Latifoğlu ile Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Vedat Yorucu, başta Tüketici Fiyatları Endeksi’ni oluşturan kalemler olmak üzere, ülkedeki ekonomik yapı, Maliye Bakanlığı’nın politikaları ve asgari ücret konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundular.

Latifoğlu: “Minimum 2 bin 500 olmalı”

HÜR-İŞ Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, Asgari Ücretler Yasası’na göre asgari ücretin 4 kişilik bir ailenin insani bir hayat sürebilmeleri için tüm gereksinimlerini karşılayacak bir ücret olması gerektiğini anımsattı ancak komisyon görüşmelerinde bunun olmayacağının her zaman ifade edildiğini kaydetti.

Ülkedeki ücret politikasının genelinde “kemer sıkma” politiklaarı uygulanığını ifade eden ve asgari ücretteki artışın, devletin öngördüğü bütçe olanaklarını farklı şekilerde uygulamasını gerektireceğini vurgulayan Latifoğlu, “Harçlar, burslar, kayıp yakınlarına ödemeler hep asgarti ücret üzerindendir. Devlet, gider kalemleri büyüklüğü içinde hareket etmek ister” dedi.

Döviz kurlarının yükselmesinin de etkisiyle enflasyonu artırdığını söyleyen Latifoğlu, günün asgari ücreti konusunda ise “Bizim Ekim 2014’te resmi verilerden yola çıkarak ifade ettiğimiz rakam 2 bin 386 brüt idi. Üzerinden geçen zaman dikkate alındığında minimium 2 bin 500 TL olmalı” ifadelerini kullandı.

DPÖ’nin geçim endeksi rakamını açıklaması lazım”

Latifoğlu, asgari ücretin sağlıklı saptanabilmesi için DPÖ’nün geçim endeksi rakamını açıklaması gerektiğini de ifade ederek, “DPÖ tüm bunlara son verebilmek için geçim endeksi rakamını açıklaması lazım. 1992’den bu yana açıklamadı. DPÖ geçim endeksinin esas alınması gerektiğini söyledik. Bundan sonra yapılan çağrılarda eğer geçim endeksi rakamı remsi olarak açıklanmazsa, masada olmamıza gerek yoktur demiştim” dedi.

Seçim sonrası dediler”

Latifoğlu, 2015’in asgari ücretinin saptanması konusunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Başsavcılık’tan aldığı ve seçim yasakları döneminde asgari ücretin saptanamayacağı yönündeki görüşü sendikaya bildirdiğini de kaydetti.

12 Mayıs’ta toplantı

Latifoğlu, 12 Mayıs’ta Çalışma Danışma Meclisi’nin Asgari Ücretler Yasası değişikliğini görüşmek üzere toplantıya çağrıldığını da açıkladı.

Komisyonun yapısında değişiklik öngörüldüğünü, bu bağlamda da işçi tarafının 3 federasyondan 5 temsilci, işveren tarafının ise 5 işveren örgütünden 1’er kişi tarafından temsil edilmesi üzerinde durulduğunu ifade eden Latifoğlu, ancak 4 oylama sonucunda asgari ücretin saptanamaması durumunda Bakanlar Kurulu’na asgari ücreti belirleme yetkisi verilmesi gibi bir duyrumun ise komisyonu yetkisiz kılacağını ifade ederek, karşı duruşlunu yineledi.

Yorucu: “Gerçek anlamda hayat pahalılığımızı ölçen göstergeler manzumesi yoktur”

Doç. Dr. Vedat Yorucu, DPÖ’nün enflasyon oranlarının belirlenmesinde uyguladığı endeks hesaplamalarının, çeyrek asır önce oluşturulduğunu ve günün koşullarını karşılamadığını vurguladı.

Bu bağlamda, ortaya konulan enflasyon rakamlarınnı da gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını kaydeden Doç. Dr. Yorucu şöyle konuştu:

“Enflasyon verilerinin belirlenmesindeki endeks hesaplamasını uzun yıllar önce Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nden Prof. Dr. Ercan Uygur, DPÖ İstatistik Departmanı’nda büyük mesai harcayarak yaptı. O günün koşullarında enflasyon sepetinin nelerden oluştuğunu belirlediler. 20 yıl önce cep telerfonu yoktu. İletişim ücretleriyle ilgili gösterge yoktu, internet yoktu. Bilgisayar teknolojisi daha yeni yeni çıkmıştı. Aradan çeyrek asırdan fazla zaman geçti, ihtiyaçlar değişti, o endeks hala değişmedi. Gerçek anlamda hayat pahalılığımızı ölçen göstergeler manzumesi yoktur. Bu gerçekleri yansıtmamaktadır.”

Hayat yüzde 20 pahalılandı”

Türk Lirası’nın döviz kurları karşısındaki kaybının etkileri üzerinde duran ve geniş bir ürün yelpazesini ithal eden, hammadde konusunda da dışa bağımlı olan KKTC’de, bugün TL’nin Amerikan Doları karşısındaki kaybı nedeniyle hayatın da en az yüzde 20 oranında pahalılandığını kaydetti.

Doç. Dr. Yorucu, “Bugün dolar karşısında TL’nin bir aylık değer kaybı yüzde 20-25 oranında değişmektedir. Dmek ki hayat genel anlamda yüzde 20-25 pahalılanmıştır. Hal böyleyken, nasıl olur da enflasyon böyle çıkar? Kendi üretimini yapan Türkiye’de bile enflasyon bizden yüksek” dedi.

 

Maliye’ye eşel mobil eleştirisi

Doç. Dr. Yorucu, geçmişte hayat pahalılığı karşısında bütçe yapısını değiştirmemek için eşel mobil uygulaması yapıldığını ancak bunun da son dönemde askıya alındığını ifade ederek, 13. Maaşın devamına karşılık, hayat pahalılığı kaldırılarak maaşlardan elde edilecek tasarrufla 13. Maaş ödemesinin gerçekleştirilmesinin sağlandığını belirtti.

 

Refah artışı şart”

Asgari ücretin günün koşullarına göre en az 850 ila 1000 Amerikan Doları arasında olması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Yorucu, mevcut asgari ücretle geçinilmesinin mümkün olmadığını ancak refah artışı sağlanamadığı için de asgari ücretteki artışın, hayatın her alanının pahalılaşması anlamına geleceğini vurguladı.

Refah artışı sağlanamaması nedeniyle hükümeti başarısızlıkla suçlayan Doç. Dr. Yorucu, şöyle konuştu:

“Asgari ücrete zam yaptığınızda hayatın her alanını pahalılaştırmış olursunuz. Tüm cezalar asgari ücrete endekslenmiştir veya her şey asgari ücrete endekslenmiştir. Bunun artması özel sektörü daha da zor duruma sokar. Bu asgari ücretle geçinmek mümkün değil ama bir refah artışı yapmanız lazım ki artırabilesiniz. Böyle bir refah artışı politikası yoktur ki.

Bu hükümet başarısız oldu. Uyguladığı vergi affı hataydı. Enflasyon politikası zaten yoktur. Eşel mobili de yürürlükten kaldırarak hata üstüne hata yapmaktadır. Asgari ücretli de mağdur olmaktadır. Bu işten karlı çıkan Maliye Bakanlığı kasasıdır.”

Bu haber toplam 959 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.