1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÇAVUŞOĞLU EİDE'Yİ TEYİT ETTİ: "KANDIRMADIM"
ÇAVUŞOĞLU EİDE'Yİ TEYİT ETTİ: "KANDIRMADIM"

ÇAVUŞOĞLU EİDE'Yİ TEYİT ETTİ: "KANDIRMADIM"

“Kandırmadım, yalan vaatlerde bulunmadım” diyen BM Genel Sekreteri Ban’ın Kıbrıs Özel Danışmanı Eide,

A+A-

 

Eide, “NAVTEX konusunda kimseyi kandırmadım” açıklaması yaparken ülkemizi ziyaret eden TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da Özel Danışmanı teyit etti…

“Kandırmadım, yalan vaatlerde bulunmadım” diyen BM Genel Sekreteri Ban’ın Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, NAVTEX’in yeniden ilanına ilişkin Güney Kıbrıs kaynaklı iddiaları, Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun KKTC ziyaretinin gerçekleştiği günde yanıtladı…

Kıbrıs Postası’nın Güney Kıbrıs’taki üst düzey yetkililere dayandırdığı “Türkiye Eide’yi, O da Bizi Yanılttı" başlıklı haberin içeriğine ilişkin BM İyi Niyet Misyon Sözcüsü Louis Barbara aracılığı ile konuşan Eide, “Türkiye’nin NAVTEX’i yenileme konusunda beni kandırdığı, dolaylı olarak benim de Rum tarafını kandırdığım yönündeki iddialar doğru değil” dedi.

KKTC’yi ziyaret eden TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Cumhurbaşkanlığında düzenlenen basın toplantısı Eide’nin açıklamalarının hatırlatılması üzerine “zaten yalanlamış. İddialar doğru değildir” ifadelerini kullandı.

Süreçte Eide ile bazı adımlar attıklarını, buna Yunanistan’nın da dâhil olduğunu ancak karşı oldukları şeyin sondaj çalışmalarını genişleten Rum tarafının tutumu olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “Kimse Kıbrıslı Türklerin haklarını inkâr etmiyor. Bunu Anastasiadis de söylüyor fakat mevcut çalışmalar hakları garantiye almıyor” dedi.

“Kimseyi kandırmadım, yalan vaatlerde bulunmadım” diyen BM Genel Sekreteri Ban’ın Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, Kıbrıs Postası’nın manşete taşıdığı NAVTEX’in yeniden ilanına ilişkin Güney Kıbrıs kaynaklı iddiaları, Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun KKTC ziyaretinin gerçekleştiği günde yanıtladı…

Gazetenin Güney Kıbrıs’taki üst düzey yetkililere dayandırdığı “Türkiye Eide’yi, O da bizi yanılttı" başlıklı haberin içeriğine ilişkin BM İyi Niyet Misyon Sözcüsü Louis Barbara aracılığı ile konuşan Özel Danışman Espen Barth Eide, “Türkiye’nin NAVTEX’i yenileme konusunda beni kandırdığı ve dolaylı olarak benim de Rum tarafını kandırdığım yönündeki iddialar doğru değil” dedi.

Öte yandan KKTC’yi ziyaret eden Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Cumhurbaşkanlığında düzenlenen Ortak Basın açıklamasında Eide’nin açıklamalarının hatırlatılması üzerine “Eide zaten yalanlamış. İddialar doğru değildir” ifadelerini kullandı.

Süreçte gerek KKTC ve gerekse Eide ile çözüm için bazı adımlar attıklarını, Buna Yunanistan’nın da dâhil olduğunu ancak karşı oldukları şeyin sondaj çalışmalarını genişleten Rum tarafının tutumu olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “Kimse Kıbrıslı Türklerin haklarını inkâr etmiyor. Hatta bunu Anastasiadis de söylüyor. Ama mevcut çalışmalar hakları garanti altına almıyor” dedi.

BM İyi Niyet Misyon Sözcüsü Barbara aracılığı ile Eide: “Kimseyi kandırmadım”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı Espen Barth Eide, Rum basınında kendisi ile ilgili çıkan bazı iddiaları BRT muhabirine yanıtladı.

Eide, Türkiye’nin NAVTEX’i yenileme konusunda kendisini aldattığı ve dolaylı olarak onun da Rum tarafını kandırdığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını söyledi.

BM İyi Niyet Misyon Sözcüsü Louis Barbara’nın BRT’ye yaptığı açıklamaya göre Eide, kendisinin kandırıldığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını söyledi.

Eide, kimsenin bu süreçte başkalarına yalan vaatlerde bulunmadığını kaydederek, kendisine bu konuda açıklama yapma fırsatı verildiği için teşekkür etti.

‘Kandırma iddiası’

Geçtiğimiz hafta Kıbrıs Rum hükümeti perspektifinden Eide’nin görevini eksiksiz yaptığını belirten bir kaynak, Eide’nin Türkiye tarafından aldatıldığını ima ederek, bunun da onları zincirleme olarak yanılgıya sürüklediğini söylemişti.

İstenilen yazılı açıklamayı yapmalarına karşın ikinci NAVTEX’in yayınlandığını ve bunu Rum hükümetinin şaşkınlıkla karşıladığını ifade eden kaynak, 6 Ocak’ta yeniden NAVTEX yayınlanmasıyla durumun daha da kötüye gittiğini ifade etmişti.

Eroğlu: “Hak ve çıkarlarımızı savunmakta da kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugünkü görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Biz Kıbrıs’ta barışçı, uzlaşıcı, kapsamlı çözümden yana bir siyaset izliyoruz. Kimsenin hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur. Ancak kendi hak ve çıkarlarımızı savunmakta da kararlıyız” dedi. Cumhurbaşkanı Eroğlu, tekelci ve hakimiyetçi bir zihniyete dayalı tek yanlı hareketlerin geçmişte kimseye bir faydası olmadığına, gelecekte de olmayacağına işaret ederek, “paylaşımcılığa, ortaklığa ve kazan-kazan anlayışına dayalı çağdaş yaklaşımlar, hem Adamız ve bölgemizin, hem de Doğru Akdeniz’de çıkarı bulunan herkesin yararına olacaktır” dedi. “Ancak, barışçılığımız, uzlaşıcılığımız hiç kimse tarafından bir zaaf olarak algılanmasın” diyen Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının çaresiz veya alternatifsiz olmadığını vurguladı.

“Ortak konu milli dava”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu bir kez daha KKTC’de görmekten mutluluk duyduğunu belirterek, Çavuşoğlu’nun bu ziyaretinde de ortak konunun milli dava olduğunu kaydetti. Görüşmede, Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri derinliğine ele alma fırsatı bulduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, görüşlerinin tamamen örtüştüğünü bir kez daha gördüklerini, teyit ettiklerini belirtti.

Çavuşoğlu’nun ziyaretinin Kıbrıs konusunun önemli bir safhasında gerçekleştirildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Rum tarafının görüşme masasından kaçtığını ve dönmemekte ısrar ettiğini anımsattı. Rum tarafının, bazı kabul edilemeyecek ön koşullarla ve dayatma gayretleriyle, kendileri için telafisi mümkün olmayacak oldu bittiler yaratmaya çalıştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Rum kesimi halen hidrokarbon yatakları konusundaki tek yanlı faaliyetlerini sürdürüyor ve bizim bunlar karşısında elimiz kolumuz bağlı beklememizi, kendilerinin tüm tasarruflarını sineye çekmemizi bekliyor” dedi.

“Görüşme kapısını hep açık tutmaya çalıştık…”

Kıbrıs Türk tarafının, Rum tarafının tüm olumsuz tutumlarına rağmen, hep görüşme kapısını açık tutmaya çalıştığını ve bu yapıcı, uzlaşıdan yana tavrını devam ettirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şöyle devam etti:

“Bildiğiniz üzere, Anavatan Türkiye’nin bizim Hükümetimizin yetkilendirmesi ile Kıbrıs Türk Halkı’nın haklarının korunması için yayınladığı NAVTEX’in süresi 31 Aralık 2014 tarihinde doldu. Bunun hemen öncesinde Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemisi de görevine ara vererek Gazimağusa limanına demirledi. Bu sırada Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yeni üç alanda hidrokarbon yatakları araştırması yapmak için 6 Ocak’ta bir Navtex yayınlayacağını tüm dünyaya duyurdu. Bu arada, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades’in masadan çekilmesiyle duran görüşmeler sürecini yeniden başlatma çabası içinde olan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, çabalarına bir fırsat tanıma adına bizden, bu tarihin bir gün öncesine denk gelen 5 Ocak tarihine kadar süre istedi; bu tarihe kadar hiçbir adım atmamamızı ve açıklama yapmamamızı önerdi.”

“Yeni bir ön şart…”

Kıbrıs Türk tarafının Eide’nin önerisini olumlu karşılayarak, çabalarına bir şans tanımak için 5 Ocak akşamına kadar hiçbir adım atmadığını ve herhangi bir açıklama da yapmamaya özen göstererek beklediğini anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Peki, Kıbrıs Rum tarafının bu iyi niyetli davranışımıza tepkisi ne oldu? Buna olumlu yanıt vermek yerine, Sayın Eide’nin çabalarını sabote eder şekilde, Rum tarafı, daha önce 6 Ocak’ta başlayacağını duyurduğu çalışmaları öne alarak 2 Ocak 2015 tarihinde yayımladığı duyurularla faaliyetlere başlamış oldu. Sayın Anastasiades, 5 Ocak’ta Rum siyasi parti başkanlarıyla yaptığı toplantının ardından yaptığı açıklamada ise, Sayın Eide ve ilgili tüm tarafların çabalarıyla alay edercesine, silah zoruyla 1963’te gasp ettikleri sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” sıfatıyla sürdürdükleri tek taraflı faaliyetleri ve Rum tarafının egemenliğini kabul etmemizi yeni bir ön şart olarak öne sürmüştür” dedi.

“Bu soğuk havalarda bile…”

Anastasiades’in ön şartı ortaya koymasının nedeninin, görüşmeler sürecinin en kritik safhası olan al-ver sürecine geçmek üzere olunduğu bir anda müzakere masasından ve dolayısıyla kapsamlı çözümden kaçmasını kamufle etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Şimdi ise bunun sorumluluğunu Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’ye yüklemeye çalışmakta, yaptıkları peş peşe açıklamalar ve yoğun bir propaganda kampanyasıyla bu soğuk havalarda bile Doğu Akdeniz’in sularını ısıtmaya çalışmaktadırlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, “umarım uluslararası toplum enerjisini, parasını ve evlatlarını dünyanın çok daha ihtiyaçlı bölgelerine gönderir” dedi. BM Barış Gücü’nün Ada’daki faaliyetleri ve görev süresiyle ilgili raporunun, Genel Sekreter’in “İyi Niyet Görevine” ilişkin paragraflar da içereceğine dair bilgi aldıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şöyle konuştu:

“Bunun Sayın Genel Sekreter’e görüşmeler süreciyle ilgili son gelişmeler hakkındaki gerçekleri Güvenlik Konseyi üyeleri ve dünya kamuoyuyla paylaşmak için bir fırsat teşkil ettiğini düşünüyoruz. Rum tarafı yapay ve geçersiz bahanelerle masadan kaçmıştır. Önkoşulsuz dönmeyeceğini de açıkça söylemektedir. Bu, hem Güvenlik Konseyi’nin görüşmelerin önkoşulsuz olmasıyla ilgili kararlarına, hem de 11 Şubat 2014 tarihli Ortak Açıklama’nın amaç ve ruhuna aykırıdır. Denge adına bu gerçekler feda edilmemelidir. Bu beklentimizi de, 26 Ocak’ta Konsey’e bilgi verecek olan Sayın Eide’ye duyurmuş bulunuyoruz. Kendisine ayrıca Türkiye’nin NAVTEX’i, yani duyuruyu bizim istemimiz üzerine ve bizim adımıza yayınladığını hatırlattık. Bunu da raporda doğru yansıtılması ve dünya kamuoyunun yanıltılmaması gerekir.”

Çavuşoğlu: “İyi niyetli adımlar karşılıksız kalmaz”

Rumların atacağı iyi niyetli adımların karşılıksız kalmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru veya Rum devletinde azınlık haline getirilmesine izin verilmesinin asla mümkün olmadığını kaydetti. Çavuşoğlu, önceliğin Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini teminat altına alacak, adil bir şekilde çözüme kavuşturulması olduğunu belirtti. Ziyaretinin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 3. ölüm yıldönümü ile Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün ölüm yıldönümüne denk geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, iki büyük ismi saygı ve minnetle andığını söyledi.

“Görüş birliği devam ediyor…”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’yla gelinen aşama ve KKTC ile TC arasındaki yakın işbirliğini ele alma fırsatı bulduklarını belirten Çavuşoğlu, bu konulardaki görüş birliklerinin devam ettiğini vurguladı. Kıbrıs meselesinin adil, kalıcı bir çözüme kavuşturulmasının dış politikalarının öncelikli hedefi olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, bunun böyle devam edeceğini kaydetti.

“Sadece Türk tarafının çabalarıyla sonuç alınması mümkün değil”

Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerin en kısa zamanda sonuca ulaştırılabilmesi için gereken siyasi iradeyi gösterdiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, ancak müzakerelerde sadece Türk tarafının çabalarıyla sonuç alınmasının mümkün olmadığını vurguladı. Rum tarafının da bu yönde samimi bir çaba göstermesi gerektiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, buna karşın Rum tarafının Akdeniz’de doğal kaynaklar konusunda Kıbrıs Türk tarafının getirdiği önerileri görmezden gelmeye devam ederek, tek taraflı olarak başlattığı faaliyetleri genişleterek, devam ettirdiğini kaydetti.

“Tepkisiz kalınması mümkün değil”

Rum tarafının, Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını dikkate almadan yürüttüğü tek taraflı faaliyetlerine tepkisiz kalınmasının mümkün olmadığına vurgu yapan Çavuşoğlu, Anavatan Türkiye ve KKTC’nin, Rum tarafının masadan kalkmasının ardından yapıcı öneriler ortaya koyduğunu anımsattı.

Önerilerle, doğal kaynaklar konusunun Kıbrıs Türklerinin haklarını gözetecek şekilde ele alınması ve Rumların müzakere masasına dönmesini amaçladıklarını ifade eden Mevlüt Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide ve Yunanistan’la birlikte bu öneriler üzerinde çalışmaları olduğunu anımsattı.

“Rum tarafı tek yanlı faaliyetleri sürdürüyor”

Bu çalışmaların her zaman KKTC ile birlikte yürütüldüğüne dikkat çeken Çavuşoğlu, sismik faaliyetlere ilişkin duyurunun süresinin 30 Aralık’ta bitişinin ardından Rum tarafının sondaj çalışmalarını sonlandırmasını beklediklerini, ancak tüm iyi niyetli çabalarına rağmen Rum tarafının tek yanlı faaliyetleri sürdürdüğünü kaydetti.

“Rumlar, müzakere masasına geri dönmeli”

Bu gelişmeler ışığında, KKTC hükümetinin Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin bölgedeki çalışmalarına devam etmesine karar verdiğini anımsatan Çavuşoğlu, “şimdi şunu bekliyoruz; Rum yönetimi bu hatasından en kısa zamanda vazgeçmeli, hatasından dönmeli. Adanın ortak sahibi olan iki halkın, irade ve siyasi eşitliği temelinde oluşturulacak yeni ortaklık konusunda net bir tutum benimsemeli. Müzakere masasına geri dönmeli ve kalıcı çözünme ulaşmak için samimi bir şekilde çaba sarf etmeli” dedi.

Rumların atacağı iyi niyetli adımların karşılıksız kalmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru veya Rum devletinde azınlık haline getirilmesine izin verilmesinin asla mümkün olmadığını kaydetti.

“Doğu Akdeniz’i kızıştırmakla bir yere varılmaz”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının hala müzakere masasında olduğunu, 19 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar müzakere masasında oturmaya hazır olduğunu vurgulayarak, “müzakere masasından kendisi kalktı, ön koşul koymadan masaya gelmesi uygun olur diye düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Doğal gaz çalışmaları konusunda yaşanan süreci de anımsatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumların özellikler Türkiye’nin problemi olan Mısır ve İsrail’le işbirliğine gitmesinin ise tamamen bir taktik, politika olduğunu ifade ederek, bunun yanlış olduğunu düşündüğünü, Doğu Akdeniz’i kızıştırmakla bir yere varılamayacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumların, petrol veya doğal gazın her zaman uzlaşı getirmediğini, bazen de felaket getirdiğini bilinmesi gerektiğini ifade ederek, böyle bir anlaşmaya gidilmesinin tamamen Türkiye’ye karşı alınan bir tavır olarak nitelendirilebileceğini söyledi.

Çavuşoğlu: “Sorun, çıkacak hidrokarbon üzerindeki Kıbrıslı Türklerin hakları”

Gazetenin Rum Başkan Anastasiadis’in 5 Ocak’ta yaptığı açıklamanın içeriğine ilişkin Çavuşoğlu’na yönelttiği “Uluslararası enerji şirketleriyle yaptığımız anlaşmaları tek taraflı feshedemeyiz. Herkes buna anlayış göstersin” şeklindeki açıklamasının hatırlatılarak “bunun uluslararası hukuk nezdinde ne anlama geldiğinin” sorulması üzerine Bakan Çavuşoğlu “Sorun sondaj ya da kazılar için özel şirketlerle yapılan antlaşmalar değil. Ne var ki Kıbrıs Rum yönetimi 2 Ocak’ta sondaj alanlarını da genişlettiler. Bizim açımızdan sorun çıkacak hidrokarbon üzerindeki Kıbrıslı Türklere ait hakların garantiye alınmıyor olması… Aslında kimse Kıbrıslı Türklerin haklarını inkâr etmiyor. Bunu Anastasiadis de söylüyor fakat mevcut çalışmalar hakları garantiye almıyor” dedi.

Kıbrıs Postası

 

Bu haber toplam 405 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.