1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ‘CİNSEL ORGANIMIZLA DÜŞÜNMEMELİYİZ’
‘CİNSEL ORGANIMIZLA DÜŞÜNMEMELİYİZ’

‘CİNSEL ORGANIMIZLA DÜŞÜNMEMELİYİZ’

Partizanlığı bir kenara bırakmamız gerekiyor. İyi ki Tufan Erhürman, Zeki Çeler ve Doğuş Derya gibi isimleri sokabildik meclisimize ki, girdikleri zaman da gördünüz yaptıkları çalışmaları.

A+A-

Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel, ceza yasası ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Ülkede özellikle çocuklar üzerinde psikolojik istismarın çok yaygın olduğunu söyleyen Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, göçmenlere yönelik ayrımcılığın üst düzeyde olduğuna vurgu yaptı. Bilinçli medya okuryazarlığının çok önemli olduğunu ifade eden Başel, özellikle vatandaşlara, okudukları yayın organının kimlere tetikçilik yaptıklarının bilincinde olmaları gerektiğini anlattı. En son meclise sunulan ceza yasa tasarısı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Başel, “cinsel organımızla değil beynimizle düşünmemiz gerekiyor” dedi. ADA TV’de yayımlanan Gündeme Bakış Programı’nda Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtlayan Sosyal Hizmetler Uzmanı, gündemi değiştirecek açıklamalarda bulundu.

‘YASAKLI OLDUĞUM GAZETELER VAR”
KKTC’de sadece cinsel istismarın olmadığını söyleyen Başel, ülkede en yaygın olanın psikolojik istismar olduğunu savundu. Çocuklara yönelik fiziksel şiddetinde çok fazla olduğuna vurgu yapan Başel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fiziksel ve duygusal istismar çok fazla var. Hatta inanç istismarı bile var. Basının da kendisini gözden geçirmesi gerekiyor bu konuda. Toplumun en fazla sosyal medyada paylaşıp övüneceği durumlar bunlar. Sol gazetecilik o kadar kırılgan ki, benim yasaklı olduğum gazeteler var. Sonrasında da demokratik anlayış içerisine giriyorlar. Bu kadar duygusal tepkilerle haber bile yapamazlar. Ülkemizde hiçbir sorun yokmuş gibi yayınlar yapıyorlar. Belli dairelerle ilgili haberler çıktığı zaman daire müdürünün ismi yayınlanmıyor sonrasında da etik gazetecilik örneği sergilediklerini iddia ediyorlar.

‘GÖÇMENLERE AYRIMCILIK VAR’
Göçmenlere yönelik çok fazla ayrımcılık var ülkemizde. Şuanda çok fazla elitize etmiş bir toplum var. İçinde yaşadığı topluma yabancılaşmış, sosyal medyada acı haberi gördüğünde dönüp onu paylaşıp, bir de nefret söyleminde bulunuyor insanlar. Bir doktorsanız, bir kişiyi öldürürsünüz doktor hatasıyla, birçok seveni varsa, o insanlar size düşman kesilirler. Ancak basında kullanacağınız cümleler o kadar önemlidir ki, bir cümlenizle onbinleri kırdırabilirsiniz. Bilinçli medya okuryazarı olmak adına paylaşmadan önce haber sitesindeki yazılara iyi bakmak gerekiyor. Künye kısmını görmüyorlarsa, o internet sitesi bir siyasi organın sitesidir ve tetikçilik yapmak için kurulmuştur.
‘YOK ETME KÜLTÜRÜNDEYİZ’
Yok etme kültürüdür bizim kültürümüz. Her anlamda bir yok etme kültürü yaşattık biz. Şimdi her şey benim olsun diye yaşayan bir toplum döngüsündeyiz. Eski dönemlerde Kıbrıslı bir kız öğrenciye kan ihtiyacı varmış, bir bakmışlar ki Ankara’da ne kadar çok Kıbrıslı öğrenci varsa hepsi orada. Başhekim demiş ki, siz bu davayı kaybetmezsiniz. Ama ben diyorum ki, milli dava, milli talan haline döndü. Birbirimizi öldürmeye başladık. Birbirimizi zehirlemeye başladık. İlaçlıyorlar tarlaları ve bütün yabani otları eriten ilaçlardır bu atılan. Ne kadar ağır metaller toprağa saçılıyor, kimse baktı mı? O tahılla yapılan ekmeği biz yiyoruz. Tahıldan, turizme her sektörde yok etme kültürü yarattık. Artık birbirimizi yok ediyoruz.

‘KAHVECİ SİYASETİ’
Partizanlığı bir kenara bırakmamız gerekiyor. İyi ki Tufan Erhürman, Zeki Çeler ve Doğuş Derya gibi isimleri sokabildik meclisimize ki, girdikleri zaman da gördünüz yaptıkları çalışmaları. Sadece çalışıyor bu insanlar. Diğerlerini görüyoruz, kahveci siyaseti. Nefret söylemi yapan babam olsa karşılaşmayı istemem. Ceza yasası konusunda çok fazla eleştiriler var. Bu yasa sadece eşcinsel insanları kapsamıyor. Öncelikle cinsel organımızla değil, beynimizle düşünmemiz gerekiyor. Cinsel suçları engelleyici, caydırıcı birçok madde de içeriyor bu yasa tasarısı. Ben özellikle eğitimcilerin nefret söylemlerinde bulunmalarına hiçbir şekilde razı olamam. Homofobinin de bir yerde aşılması gerekiyor.”

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 717 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.