1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “HÜKÜMETE SİVİL TOPLUM BASKISI”
“HÜKÜMETE SİVİL TOPLUM BASKISI”

“HÜKÜMETE SİVİL TOPLUM BASKISI”

Avukat Boysan Boyra ve Kıbrıslı Türk İşadamı;

A+A-

 

Avukat Boysan Boyra ve Kıbrıslı Türk İşadamı Ali Güryel, ADA TV’ye konuk oldu

Avukat Boysan Boyra ve Kıbrıslı Türk İşadamı Ali Güryel, ADA TV’de Ekopolitik Bakış Programı’na konuk oldu. Faiz mağdurlarının yaşadığı sıkıntıları anlatan Avukat Boysan Boyra, bu konuda hükümete bir sivil toplum baskısı kurulması gerektiğine vurgu yaptı.

İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk işadamı Ali Güryel ise, teknoloji pazarında ülkenin rekabet ortamında iş inceliklerini anlattı. Kablosuz iletişim sistemini 90’lı yıllarda kendilerinin getirdiğini aktaran Güryel, piyasa en önemli unsurun sorumluluk olduğunu söyledi. Okan Veli Şafaklı ve Mustafa Ertanın’ın sorularını yanıtlayan Boyra ve Güryel’in açıklamalarından öne çıkan detaylar şu şekilde;

AVUKAT BOYSAN BOYRA: “TEDAVİ EDİCİ YASALAR”
“Halkın partisiyim, çalışanın partisiyim, işçinin, yoksulun partisiyim diyen partilerin hükümet olduğu bir ortamda bazı soruların cevabı yoktur. Faiz mağdurları her gün devam ediyor ve bu anomali düzeltilemedi ve anormal ürün çıkarılmaya devam ediyor. Bir sivil toplum baskısı kurmamız gerekir başka türlü düzelmeyecek. Şuanda KKTC mahkemelerinde inanılmaz fahişle hüküm verilebiliyor. Bu anomali hala var. CTP ve DP hükümeti tedavi edici yasalar hazırlıyor. Ancak haksız kazançlara dayalı faizler devam ediyor.

“SİSTEM YOK”
Rekabet kurulu var ancak tam sistem yok. Örneğin bir fabrika belli bir markanın yazısını asardı onun ürünlerini yapardı ancak o marka ile alakası yoktu. Dava açıldı bu marka tarafından ve kazanıldı. Önemli olan gerek yok bu durumlarda mahkemeye gitmeye. Şirketler mukayyitliğinde bir etiket olurdu ve ona gidilirdi, mahkeme de rahatsız edilmezdi. Taraflar bu konuda anlaştırıldı. Sadece tazminat için mahkemeye gidilebilirdi. Bu tarz konularda itirazlar kurullara yapılır. “

KIBRISLI TÜRK İŞADAMI ALİ GÜRYEL: “AB’NİN KATI ŞARTLARI”
“Şirketimiz teknoloji şirketidir eğitim alanında okullara hizmet veriyor. İngiltere’de 170 kadar birim var okullar onlara bağlı olarak idari işlerini yürütürler. Alım satımlarda bu şekilde yapılmıştır. İlginç tarafı bizim sahamızda okullara öncelikle bilgisayar sistemleri verilirken o zamanki AB’nin katı şartları yoktu. Biz görüyoruz ki 1990’dan beri yapılmış olan bu alım satım bir sürece girmiş, bir türlü başka şirketlere verilmiyor. Başka işadamlarına fırsat vermeyen bir sisteme döndü. Bir projede kontak verilirken süresi olmuyor İngiltere’de. Projenin içeriğine bağlı değişiyor tipik olarak. Avrupa şartlarına bakılınca değeri 150 bin sterlinse örneğin ihaleye gidilmesi gerekir. Bu tüm Avrupa’da bu şekildedir.

“KONTRATLARA VERİLEN SÜRELER”
Bizim en büyük problemimiz ilk verilen kontratlarda süre verilmemişti. Yapılması gereken 5 yıl sürenin ardından pazara bakmaktı. 170 birimden yüzde 80’i bir şirkete verilmiş durumda. Avrupa’da hassas konulardan birisi de rekabet. Ancak en önemli olan en önemlisi adil rekabet. Eğer pazarın yüzde 30-40 oranında pazara sahipseniz size düşen görevler vardır. Bunlar da belli sorumluluklar getirir. Sorumluluk en başta gelenlerden biridir. Rekabet kurulunun da müdahalesi olur bu durumlarda. 90’ların sonlarına doğru bu pazarda mücadelemiz başladı. Kablosuz iletişim sistemini yaratmıştık biz, 1992’de bu icatlarla büyük başarı sağladık.”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 498 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.