1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. İLK KEZ KONUŞTU!
İLK KEZ KONUŞTU!

İLK KEZ KONUŞTU!

Oğlu için kafatası çaldığı iddiaları karşısında ne dedi;

A+A-

 

Geçitkale’de 2011 yılında bir mezarın, eski Belediye Başkanı Kıvanç Buhara’nın isteği üzerine açıldığı ve kafatasının çalındığı iddiası gündemde geniş şekilde yer tutmaya devam ediyor. Ortaya atılan iddialar üzerine savcılık ve polis gözetiminde, Geçitkale’de söz konusu mezarın açılması ile mezarda inceleme yapıldı ve cesede ait kafatasının bu mezarda bulunmadığı gözlemlendi.

Olayın ardından Dr.Kıvanç Buhara ile birlikte 3 kişi gözaltına alınırken Mağusa Kaza Mahkemesi’ne çıkarılarak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar.

Olayla ilgili olarak konuşan Dr. Kıvanç Buhara Dolayın kendisine yapılan siyasi bir komplo olduğunu söyledi. Buhara kendisine yapılan bu komplonun, başkanlığı döneminde belediyeden işten çıkardığı bir şahısla beraber kendisine kurulduğunu açıkladı.

Buhara’nın da aralarında olduğu 4 zanlıdan 3’ü olayı inkar ederken, işten çıkarıldıktan sonra hem basına hem de polise mezarı kazdığı doğrultusunda ifade veren şahsın alkolik olduğu ve işten çıkarıldığı için böyle bir iftira attığı savunuldu.

İŞTEN ATTINCA KIŞKIRTTILAR

Buhara olayla ilgili olarak şunları kaydetti; "Bu olayın ve iftiraların temelinde Belediye başkanlığım döneminde işten çıkardığım bir kişi bulunuyor. Bu şahıs ihtiyaçlı ve alkol bağımlısı bir kişiydi. Hatta baba mesleği de mezarcılıktır.

Eskiden dozer olmadığı zamanda insanlar ölülerini defnetmek için dozer bulamadıkları zamanlarda, bu şahıslardan mezar hazırlığı yapmaları için yardım alırdı. Dolayısıyla ben onu işe daha ziyade mezarlıkların bakımı ve mezar kazı işi ile uğraşması için aldım. Fakat bu genç, zaman içerisinde alkolü daha fazla kullanmaya başladı. Alkol nedeni ile bir çok kez başının belaya girdiği polis kayıtlarında da bulunuyor. Yaşanan bazı sorunlar nedeni ile Belediyenin disiplin kurulu kararı ile kendisi işten uzaklaştırıldı, cezalar aldı hatta işten atılmaması için sendikanın da tavsiyesi ile alkol tedavisine bile gönderildi.

Fakat tedaviyi yürütemedi, alkol alamaya devam etti ve disiplin kurulu ile işten atıldı. Kendisine o güne kadar olan tüm sosyal haklarını da ödedim. İşten ayrıldıktan sonra bir gün aniden muhalif bir gazeteye demeç vererek, benim emrim ile bir mezardan kafa aldığını iddia etti. Babasının mezarını bilmeyen, babasının mezarına hiç gitmeyen bir vatandaşa da, o açıldığı iddia edilen mezarın babasının mezarı olduğunu söylediler ve o vatandaşı kışkırttılar.

ALELACELE MEZAR AÇILDI

Dolayısıyla o aile ayaklandı. Büyük bir infialle gazetelere demeçler verdiler, babalarının başında Fatiha okudular. Onlara benden büyük bir tazminat alabilecekleri de söylenerek, kışkırtıldılar. Ardından Geçitkaleli başka bir vatandaş, 'bu mezar sizin babanızın mezarı değil, benim nenemin mezarıdır' dedi.

Bu kez işler karıştı. Hal böyle olunca Bakanlar Kurulu bu mezarın açılması için karar veremedi. Dolayısıyla polis soruşturmasını yapıp dosyayı rafa kaldırmışken, bu hükümet geldiği zaman maalesef bu olay tekrar ısıtılıp bu kokmuş çorba tekrar gündeme getirildi. Bakanlar Kurulu kararı ile bu mezar açıldı ve bu mezarda güya mezarı açan insanlar kafatası bulamamışlar.

Halbuki bir görgü tanığı kafatası kemiklerini parça halinde gördüğünü söylüyor. Nenelerinin mezarı olduğunu söyleyen insanlar rahatsız oldu, bu mezarın açılmaması için Yüksek İdare Mahkemesi'ne müracaat ettiler. Yüksek İdare Mahkemesi kararına da itiraz ederek, Mahkeme'ye istinafta bulunuldu. Ve daha bu istinaf Yüksek İdare Mahkemesi'nde görülmeden, hemen alelacele mezar açıldı. Bu bana, şahsıma ve aileme karşı yapılmış bir siyasi linçtir. Bunu kabul etmiyorum ve bunu yapanları da şiddetle kınıyorum"

 

Detay

 

Bu haber toplam 530 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.