1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. İSTİSMARA SESSİZ KALMA!
İSTİSMARA SESSİZ KALMA!

İSTİSMARA SESSİZ KALMA!

“Çocuklara karşı yapılan cinsel istismarı gizlemek, sessiz kalmak, istismarcıya cesaret verir!”

A+A-

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, “Çocuklara karşı yapılan cinsel istismarı gizlemek, sessiz kalmak, istismarcıya cesaret verir!” dedi. Ülkemizdeki yasaların çağdışı olduğunu ve erken uyarı sistemi bulunmadığını belirten Başel, 2013 yılı süresince kesin olmayan kayıtlara göre, 23 çocuğun istismara uğradığını söyledi. 

"Toplumumuz ‘Çocuk Hakları’ konusunda bilinçli değil. Toplumdaki yetişkin bireylerin ‘Çocuk Hakları’ konusunda hükümete baskı yapması ve bu konuda gerekli adımların kısa sürede atılması için takipçi olmalıdırlar. Her an bu ülkede Mustafa Diker cinayeti gibi bir olay yaşanabilir.”

“Genellikle aileler tehditi dışarıda, uzaklarda ararlar ama istatistiklere baktığımız zaman yaşanan cinsel istismar olayları çocuğun bildiği, tanıdığı, yaşam alanlarında bulunan insanlar tarafından gerçekleşiyor. Çocuğun genelde bildiği, tanıdığı ve güvendiği kişiler tehdit unsuru taşıyor.”

Ülkemizde çocuklara yönelik “cinsel istismar” olayları her dönem gündemde yerini buluyor. Örtbas edilen cinsel istismar olaylarının yanı sıra, işin basına yansıyan tarafı da korkunç boyutta. Yasal yetersizlikler, cezaların yeterince caydırıcı olmaması, devletin yeterli derecede halkı koruyamaması cinsel istismar olaylarının bu denli yaşanmasına neden gösterilirken, toplumun da bu tür olaylara kayıtsız kalması da eleştiri konusu oldu. Geçtiğimiz yıl Erol Diker adlı babanın 7 yaşındaki çocuğu “Mustafa”ya tecavüz edip onu öldürmesinin üzerinden çok geçmedi. Erol Diker müebbet hapse mahkum edildi...Toplumda infial yaratan bu tür olaylar ise bitmedi.

Geçtiğimiz gün yine küçük bir kız çocuğu komşuları tarafından taciz edildi...Basından sır gibi saklanan bu olayı gazetemiz “5 yaşındaki kız çocuğuna cinsel taciz!” başlığıyla dün manşetten yayınladı. Ve bir kez daha çocuklara yönelik cinsel istismar konusu gündeme geldi.

Ülkemizde son zamanlarda artış gösteren çocuklara karşı cinsel istismar olaylarına karşı önlem alınması ve yasaların değiştirilerek cezaların caydırıcı bir hale getirilmesi gerektiğini savunan Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Başel’in açıklamalarına göre, 2013 yılı süresince kesin olmayan kayıtlara göre, 23 çocuk istismara uğradı.

SORU: Ülkemizde çocuk istismarı ne boyuttadır?

Başel: “Ülkemizde çocuk istismarı ile resmi bir kayıt yok çünkü polise intikal eden olayların kaydı ayrı, sosyal hizmetlere intikal eden olayların kaydı ayrı tutuluyor. Tabi ki birde hiç gün yüzüne çıkmayan olaylar var. Bizim elimize ulaşan bilgilere göre 2013 itibarı ile 23 çocuk istismara uğradı, geçtiğimiz yıl bu rakam 17 çocuktu.”

“Ülkemizde bir kız çocuğunu istismarcısı ile namus temizleme adına evlendirebiliyorlar”
SORU: Yasalar yeterli mi?
Başel: “Yasalarımız hem yetersiz hem çağdışı. Çocuklarımızı öncelikle devletten korumak gerek. Çünkü ülkemizdeki yasal düzenlemelere göre bir çocuk 18 yaşına gelip oy kullanma hakkını kazanana kadar bir birey ve yurttaş olarak tanımlanmıyor. Bu yüzden ‘çocukları devletten koruyun’ diyoruz. İstismar olaylarının mahkemeye intikal edilişi konusunda da büyük rahatsızlık duyuyorum. Çünkü aile sırf namus temizleme adı altında mahkemede istismarcıdan şikayetçi olmayıp kızlarını istismarcısı ile evlendirebiliyorlar. Bizim ülkemizde de bu tip vakalarla karşılaşabiliyoruz. Ülke olarak, Avrupa konseyinin cinsel istismar ile ilgili sözleşmesini kabul ettik. Bu sözleşmede açık olarak belirtiliyor ki, istismarcı belki nüfuslu, belki zengin biridir ve gücü ile aileyi ikna ederek olayı örtbas etmeye çalışıp ailenin şikayetini geri çektirebilir. Fakat şikayet geri çekilse bile devlet tarafından kamu davası yürütülür. Bu yasanın amacı da özellikle zorla evlendirilme olaylarına engel olmak ve istismarcının cezasız kalmamasını sağlamak içindir. Ama ülkemizde halen daha 16 yaşından gün almış bir çocuk ailesinin onayı ile evlendirilebiliyor. Bunlar çok çağdışı uygulamalardır. 

“Toplumumuz ‘Çocuk Hakları’ konusunda bilinçli değil”

SORU: Sizce toplumun cinsel istismar olaylarına karşı tutumu nasıl?

Başel: “Toplum da bu tarz haberleri gazetede okuyup ‘vah vah’, ‘tüh tüh’, ‘vay bu ne sapıklık’ deyip ertesi günü bu olayı unutabiliyor. Toplumumuz ‘Çocuk Hakları’ konusunda bilinçli değil, toplumdaki yetişkin bireylerin ‘Çocuk Hakları’ konusunda hükümete baskı yapması ve bu konuda gerekli adımların kısa sürede atılması için takipçi olmalıdırlar. Her an bu ülkede Mustafa Diker cinayeti gibi bir olay yaşanabilir. Biz bu çocukların hangi riskli bölgelerde yaşadıklarını, hangi kötü koşullarda yaşadıklarını biliyoruz ama maalesef devlet bunu kabul etmek istemiyor.” 

“Teminatı ödeyen dışarı çıkabiliyor”

SORU: Cinsel istismar olaylarının önüne nasıl geçilebilir? 

Başel: “Dünyanın her yerinde uygulanan çocuk koruma sisteminde şöyle bir uygulama vardır; eğer birisi pedofili (sübyancılık) hastasıysa ve bir çocuğa cinsel istismarda bulunursa, onun DNA örnekleri alınır ve cezaevinden çıksa bile dünyanın hangi bölgesine giderse gitsin o bölgeye hemen haber verilir. ‘Sizin bölgenize pedofili konusunda ceza almış birisi gelmiştir’ denir ve özellikle okulların çevresinden uzak tutulması sağlanır. Bu tarz insanların ilaçlarla dürtülerini bastırarak, sıkı kontrol altında toplum içinde bulunması gerekiyor ya da elektronik kelepçe takılarak sürekli izlenebilir. Bizim ülkemizde var olan yasal boşluklardan dolayı teminatını ödeyen dışarı çıkabiliyor ve bu tarz insanlar aramızda dolaşmaya devam ediyor. Basının da bu konuda gerekli özeni göstermesi lazım, dava takiplerini yapmaları ve topluma bu olayları unutturmamaları gerekiyor. Toplumu bilinçlendirmek açısından basın önemli bir yer tutuyor.”

“Çocuğun genelde bildiği, tanıdığı ve güvendiği kişiler tehdit unsuru”

SORU: Cinsel istismar konusunda ailelere ne gibi önerileriniz var?
Başel: “Evde dayak ve bağırma olmaması lazım, çocuklara beden bütünlüklerini korumayı öğretmeleri gerekiyor. Bir çocuğa yabancı biri yaklaştığı ve ondan bir şey istediği zaman bağırarak hızla oradan uzaklaşması gerektiğini öğretin. Ama aileler çocuklarını dayakla ve bağırarak eğitmeye çalışırlarsa, çocukların yabancılara karşı savunmasız olması kaçınılmazdır. Genellikle aileler tehditi dışarıda, uzaklarda ararlar örneğin serseri görünüşlü insanlar, sokakta yaşayanlar, madde bağımlıları, inşaat alanları gibi. Ama istatistiklere baktığımız zaman yaşanan cinsel istismar olaylarında çocuğun bildiği, tanıdığı, yaşam alanlarında bulunan insanlar tarafından gerçekleşiyor.

Çocuğun genelde bildiği, tanıdığı ve güvendiği kişiler tehdit unsuru taşıyor.”
SORU: Sosyal Hizmetler Dairesi cinsel istismar konularında takipçi oluyor mu?
Başel: “Maalesef ülkemizde çocuğa korunma kararı alınsa bile olayın takibi yapılmıyor. Devlet bu çocukları kendi yuvasında koruma altına almak yerine götürüp SOS’in başına atıyor. Sosyal hizmetler bizim ülkemizde masa başı  bir iş olarak algılanıyor. Sosyal hizmetler sokaktadır, insanlarla iç içe olmakla başlar, insanların sorunlarına yerine müdahale etmekle başlar.” 

Haberal Kıbrıslı

Bu haber toplam 1251 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.