1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KIBRIS SORUNUNDA ORTAK DİL YOK
KIBRIS SORUNUNDA ORTAK DİL YOK

KIBRIS SORUNUNDA ORTAK DİL YOK

Perde gerisinde durumun iyi olmadığını iddia etti.

A+A-

ANASTASİADİS YARIN ULUSAL KONSEYİ TOPLUYOR

Rum basını, Kıbrıs sorununun taraflarının, BM Genel Kurulu çerçevesinde ABD’de gerçekleştirdikleri yoğun temaslar sonrasında bazı olumlu mesajlar verilmesi ve hareketlilik yaşanmasına karşın, perde gerisinde durumun iyi olmadığını iddia etti.

Fileleftheros: “Ortak Dil Bulamıyorlar – Görüş Ayrılıkları Anastasiadis-Eroğlu Açıklamasının Oluşumunu Uzaklaştırıyor” başlıkları altında verdiği haberinde, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları arasındaki görüş ayrılıklarının, şu anki aşamada çok fazla olduğunu, bu sebeple de, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yapacakları ilk görüşme sonrasında ortak açıklama yapılabilmesi olasılığının “gerçekten zor göründüğünü” iddia etti.

Gazete, liderlerin ortak açıklamasının oluşturulması konusunu ele alan Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının müzakerecilerinin temaslarının sonuç getirmediğini, özelikle müzakere zemini konusunda büyük görüş ayrılığının bulunduğunu öne sürdü.

Kıbrıs Türk tarafının müzakere zemini olarak BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’in adıyla anılan uzlaşı belgesini ve “iki devlete atıfta bulunan bilindik tezlerini” ortaya koyduğunu yazan gazete, Kıbrıs Rum tarafının ise müzakere zemini olarak BM kararları, 1977-79 doruk anlaşmaları, 8 Temmuz anlaşması, AB müktesebatını öngördüğünü ve Kıbrıs Türk tarafının reddetmekte olduğu: “oluşacak yeni durumun Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dönüşümü olması” tezini savunduğunu, bu sebepten ötürü de “ortak görüşün bulunmasının zor olduğunu” iddia etti.

Gazete, tarafların müzakerecileri Andreas Mavroyannis ve Osman Ertuğ’un konuyu görüşeceklerini ve önümüzdeki günlerde durumun netlik kazanmasının beklendiğini de ifade etti.

ANASTASİADİS: “KIBRIS CUMHURİYETİ’NİN DÖNÜŞÜMÜ ZORUNLULUK”

Gazete bir diğer haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in 1 Ekim sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlık günü” sebebiyle dün yayımladığı mesajda Kıbrıs sorununun çözümüne de değindiğini ve sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin federal bir devlete dönüşümünün zaruri olduğunu” söylediğini yazdı.

Habere göre Anastasidis mesajının Kıbrıs sorununa ilişkin kısmında: “Geçmişte acı bir uzlaşı olarak görülen, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin federal bir devlet varlığına dönüşmesinin artık kaçınılmaz bir ulusal ihtiyaç olduğunu herkes anlamalıdır” ifadesini kullandı.

Anastasiadis, “ Makul endişeler ortaya koymak yerine, Kıbrıslı Rumların endişelerini ve daha da önemlisi Kıbrıs’ın AB vatandaşlarının insan haklarını görmezden gelmeyecek, saygıdeğer bir çözüme götürecek bütünlüklü bir çözüm planı ortaya koymaları gerektiğini” belirterek “Ülkenin, tüm Kıbrıslıların, ilkelerden, değerlerden ve insan haklarından mahrum olmayan bir devlette barış içerisinde yaşamalarına imkan sağlayacak şekilde yeniden birleşmesi ve işgalin sona ermesini” hedeflediklerini vurguladı.

VENİZELOS: “DÖRTLÜ KONFERANS YOK”

Öte yandan Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos, Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk tarafının yer alacağı bir dörtlü konferansı desteklemediği görüşünü yineledi.

Gazetenin haberine göre Venizelos, New York’tan ülkesine dönüşünde yaptığı basın açıklamasında, Güney Kıbrıs’ın girişimlerini desteklediklerini ve dörtlü konferans fikrinin “görüşülmediğini, gündeme gelmesinin de söz konusu olmadığını” ifade etti.

Yunanistan’ın bu fikri benimsemediğini ve Kıbrıs sorununun “uluslararası bir konu olduğunu” belirten Venizelos, “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanının önerisini kabul eden bizlerin, Kıbrıs Türk tarafının şimdi atadığı müzakereciyle görüşme konusunda herhangi bir itirazımız yoktur. Bu, 1960 Anayasasının ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuki niteliğine saygı mantığıyla, diğer müzakere şekillerine nazaran daha uyumludur” şeklinde konuştu.

Venizelos ayrıca, Türkiye’nin “Kıbrıslı Türklerin sadece anavatanı yada 60 anlaşmasına göre garantör devletlerden biri olmakla kalmayıp, askeri işgal ve istiladan sorumlu olan, AİHM’de birçok mahkumiyeti bulunan, konuyla hukuki açıdan doğrudan ilgili olan ve Kıbrıslı Türklerle, Yunanistan’ın Kıbrıs Rum toplumuyla olan ilişkisinden çok daha farklı ilişkilere sahip bir ülke olduğunu” iddia ederek, bu sebepten ötürü Yunanistan ile Türkiye’nin “denk tutulamayacağını” da savundu.

ULUSAL KONSEY TOPLANIYOR

ANASTASİADİS BASIN AÇIKLAMASI YAPACAK

Gazete bir diğer haberinde ise, Anastasiadis’in yarın sabah Rum Ulusal Konseyi’ni toplayacağını ve gerek müzakereler gerekse Türkiye ve Yunanistan’ın, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk müzakerecilerle görüşmesi şeklindeki anlaşma hakkında bilgi aktaracağını yazdı.

Haberde ayrıca, Anastasiadis’in yarın akşamüzeri, Kıbrıs sorununa ilişkin basın açıklaması düzenleyeceği belirtilirken açıklamanın net saatine yer verilmedi.

“LİDERLERİN BULUŞMASI EKİM SONU”

Öte yandan Haravgi gazetesi, yukarıdaki başlık altında verdiği haberinde, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının, özellikle müzakerelerin temeline ilişkin görüşlerinde yaşanan uyuşmazlığa değinerek taraflar arasında gerek sürece gerekse sorunun özüne ilişkin büyük görüş ayrılıkları olduğunu iddia etti.

Gazete, Kıbrıs Rum tarafının “çözüm çerçevesinin ve temelinin, Güvenlik Konseyi kararları temelinde tek egemenlik, uluslararası temsiliyet ve siyasi eşitliğe sahip ili toplumlu, iki kesimli federasyon” olması görüşünü savunduğunu, Kıbrıs Türk tarafının ise kendi yol haritasında ısrar ederek Downer’in hazırladığı uzlaşı belgesini müzakere etmek istediğini öne sürdü.

Tarafların görüş ayrılıkları göz önüne alındığında Anastasiadis-Eroğlu görüşmesinin ön hazırlığı için çok fazla çalışma yapılmasının gerekeceği yorumunda bulunan gazete, liderler görüşmesinin ancak Ekim ayı sonunda yapılabileceğinin düşünüldüğünü iddia etti.

Gazete ayrıca, Downer’in bu hafta yeniden Kıbrıs’a geleceğini ve Perşembe günü Anastasisadis’le görüşeceğini de belirtti.

Tak

Bu haber toplam 496 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.