1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KKTC'DE KURULAN REZİL SİSTEM
KKTC'DE KURULAN REZİL SİSTEM

KKTC'DE KURULAN REZİL SİSTEM

Memurların iş yapmadığı, vatandaşların ezildiği...

A+A-

 

Prof. Dr. Atun, vatandaşlık konusunda yerleşiklere eziyet edildiğini vurgulayarak, prosedürü eleştirdi

Vatandaşlıkla ilgili yeni yasanın çok iyi tartışılması gerektiğini söyleyen Akademisyen Prof. Dr. Ata Atun, yapılan işin ırkçılığa çok yakın olduğunu belirtti. AB ülkelerinin çoğunda 5 yılın ardından otomatikman vatandaşlık alındığını hatırlatan Atun, “Bizim toprağımız altın kaplama ki bu ülkede insanlara eziyet ediyoruz” dedi.

10-15 yıldır KKTC’de olan kişilerin, bir hastalığa yakalanması halinde anında sınırdışı edildiğini anımsatan Atun, “sınır dışı ediyorlar ama kimden geçtiğine bakmıyorlar, ülkede hastalığa karşı önlem alınmalı. Hastayı tedavi etmek sağlık bakanının görevi olmalıdır. Bu çok hastalıklı bir düşünce, insan hakları ile kesinlikle bağdaşmıyor” dedi.

Kamuda hiçbir memurun hizmetiçi eğitim almadığını kaydeden Atun, kamu çalışanlarının hizmet verme konusunda yetersiz olduğuna dikkat çekti. Müsteşar atamaları ile ilgili de açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ata Atun, “Partilisi en yakın kimse, müsteşar oluyor. AB’de kamu idaresini bitirmeden müsteşar olmayı bırak kapısından geçemezsin. Onun için bizde işler yürümüyor” şeklinde konuştu. 

“GELİŞMİŞ ÜLKELERDEKİ GİBİ OLMALI…”

ADA TV’de Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtlayan Atun’un sözlerinden öne çıkan çarpıcı detaylar şu şekilde; “Vatandaşlıkla ilgili yeni yasanın çok iyi tartışılması gerekir. Yapılan iş ırkçılığa çok yakın. Burada yıllarca yaşayan insanlar var hala daha vatandaş olmuş değiller. AB ülkelerinde 5 seneden sonra otomatikman vatandaşlık alıyorsunuz.

Herhalde toprağımız altın kaplama ki bu ülkede insanlara eziyet ediyoruz. Bu çözüm değil, bu yasa sil baştan ele alınmalı. Bu vatandaşlık yasasında insanların hakları, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi verilmelidir. Adamızda bir vatandaş adayımızla konuştum, 22 yıldır burada, çocukları burada doğmuş, şimdi adamın bacakları titriyor çocuklarımı sınır dışı ederler diye. Her türlü zorluğu çıkarıyorlar vatandaş olmasın diye. Bugünden itibaren 5 yılı doldurduktan sonra kolay bir ikamet verilmeli.

“MÜHRE BAKILMASINI AKLIM ALMIYOR”
Mühre bakılmasını da aklım almıyor benim. Çalışma izni almadan kalmış, TC’den getirdiği parayı burada harcamış ve her şey tamam ancak çalışma izni mührü yok diye vatandaş olamıyor, oysa dolaylı vergilerle yıllarca bu insan devlete katkıda bulunmuş, düzenli kira ödüyor, esnafa ödeme yapıyor. Çok saçma geliyor bana. Gelsin burada sakin sakin otursun, katkı koysun. İnsanlar mirasını burada harcıyor ancak çalışma izni yok diye vatandaş olamıyor. Bunlar hastalıklı düşünceler. Bütün ülkeler kapılarını açar bu tür insanlara, biz nedense kaparız.

“E-DEVLETİ NİYE KURDUK?”
Vatandaşlıklar değil sadece suiistimal her konuda var. Dolandırıcılar var her zaman, 99 tane iyi varsa bir tane kötü çıkacak elbet. İnsanoğlunun doğasında var bu. Biri suiistimal eder diyerek ağır yaptırımlar koymak çözüm değil. Çalışma izni alacak bir arkadaşımla gittim prosedürü görmek için, ilk siftah polise gidiyorsunuz 4 gün gidiyor temiz kağıdı. Ben bu temiz kağıdını hiç anlamış değilim. Bu temiz kağıdı bu karakter belgesi bilgisayarda değil mi niçin muhaceret dairesi neden e-devlet’ten girip bakmıyor da 2 foto, pul, git gel uğraştırıyorlar. O kadar bıktırıcı ve ilkel yöntemlerle çalışıyoruz ki ben 21. Yüzyıl’a yakıştıramıyorum. Biz e-devlet’i kurduk diye törenler bile yaptık. Ben e-devlet’in e’sini göremiyorum daha. Hiçbir işte bu e-devlet’i görmüş değilim.

“KAMU GÖREVLİLERİNİN HİZMETİÇİ EĞİTİM ALMASI GEREK…”

Nasıl kurduk nasıl işliyor ben anlamıyorum. Hastanede 135 lira yatırıyorsunuz size hangi laboratuvarda test yaptıracağınızı bildiriyor, ancak 2 tane sağlık mensubu kadın vardı gittiğimiz hastanede ve ikisinin de yüzünden düşen bin parçaydı. Bizim kamu görevlilerimizin eğitimden geçmesi lazım, bu insanlar kamuya hizmet ediyorlar. Kamu görevlisi vergi ödemez, emeklilik kuruşu yatırmaz, emeklilik ikramiyesi parası vermez bütün yükü vatandaşın sırtındadır, bizde vatandaşın patronu. Devlet memurlarının her birkaç ayda hizmetiçi eğitime girmesi gerekir.

“MEMURLAR EĞİTİMDEN GEÇMİYOR”
Kamu hizmeti eğitiminden geçen hiçbir memur yok. Kamuda vatandaşa nasıl hizmet edileceğinin eğitimi verilmiyor. Nasıl bu düzeni kurduk anlamıyorum. Partilisi en yakın kimse müsteşar oluyor. AB’de kamu idaresini bitirmeden müsteşar olmayı bırak kapısından geçemezsin. Onun için bizde işler yürümüyor. Bizde görüldüğü gibi çalışma ve ikamet izni almak tamamen bela durumunda. Bu bilerek zorlaştırılmıştır. Üniversiteler birinci derecede gelir kaynağımız.

Üniversitelerimizde kaç tane yerli çalışıyor dedim ve devlette fiilen çalışanların sayısı 18-19 bin, üniversitelerde ise 20 binin üzerinde. Devletten daha fazla istihdam olanakları. Geleceğimiz bu sektörde devam ediyor. Rumların ambargolarına rağmen birçoğu AB’nin kurumlarından geçerlilik almış durumda. Ancak insanları bıktıran bu bürokrasinin sonunun gelmesi lazım.” 

“YAN GELİP YATIYORLAR”
Çalışma izni başvuruları ve diğer ikamet izinlerinin nasıl olması gerektiğini açmamız gerekir. Övünmeye gelince övünüyoruz, iş yapmayan okumuşu ne yapayım ben? Kafası çalışmayan okumuşu ne yapalım? Ü

niversiteyi bitirip devlet dairesine gelip yan gelip yatmakla olmaz. Olacak iş değil. İnanamıyorum ben topluyorlar aylık izinler, mazeret izinleri, yıllık izin, iş izinleri, 210 gün ediyor. 150 gün çalışıyor. Biz bu şekilde devlet idare etmeye çalışıyoruz. Bu nedenle herkes devlete girmeye çalışıyor. Bizde izinler çok. Hastalık izni çok, tatil izni çok. Yan gelip yatıyorlar. Ondan sonra da düzen bozulmasın diye ellerinden gelen zorluğu çıkarıyorlar.

“ÇÖKMEYE MAHKUM, YAPAY BİR DÜZEN”
10-15 yıldır burada olan insanlarda kazara bir hastalık çıkarsa anında sınır dışı oluyorlar. Ama kimden geçtiğine bakmıyorlar, ülkede hastalığa karşı önlem alınmalı. Hastayı tedavi etmek sağlık bakanının görevi olmalıdır. Bu çok hastalıklı bir düşünce, insan hakları ile kesinlikle bağdaşmıyor.

Bu insanoğluna hizmet etme sistemini bizim kurmamız gerekiyor. Emekli olan özel sektörde çalışıp gençlerin önünü kesiyor. Emekli primlerini yatırmıyorlar ama emekli oldukları vakit çuvalla para alıyorlar. Memur kendi emeklilik ikramiyesini ödemeli. Asgari ücretle alan kişi gibi, katkısı maaşından kesilmesi gerekir. Ancak bunların hepsi vatandaşın sırtına yıkılmıştır. Pahalılık korkunç boyutta. Bu düzenin değişmesi lazım. Bu düzen bu şekilde gidemez. Çökmeye mahkum yapay bir düzen bu. 

“KEŞKE AB’YE GİRSEK”
“Benim öğrencilerim var ikamet izni almak için kira kontratı istiyorlar. Maliye kira kontratı istiyor peki maliye ne iş yapıyor? Neden maliye bunun peşine düşmüyor? Öğrenciye, vatandaşa kontrat getir diyorlar neden peki memura kendi vergimden para ödüyorum, bana hizmet etsin diye… Bizim ülkemizde vatandaş memura hizmet eder.

Bu iş böyle gidemez. Maliye bakanlığı ikamet izni alan kişilerden kontrat isteyemez. Bir sürü daire dolaşıyorlar ikamet izni almak için böyle bir şey olamaz. Öğrencilerden ikamet izni isteyen muhaceret dairesi gider üniversitede şube açar ve liste alır. O listeye de otomatikman 1 yıllık ikamet çıkarması lazım. Ama bütün öğrenciler 2 gününü harcıyorlar bir ikamet izni için. Olamaz böyle bir şey, sonra da biz e-devlet’e geçtik diye övünüyoruz.

“ÇOK REZİL BİR SİSTEM KURMUŞUZ…”
Çocukların zamanı da parası da gidiyor. Çok rezil bir sistem kurmuşuz biz. Memurların iş yapmadığı, vatandaşların ezildiği bir sistem kurmuşuz. AB’ye keşke girsek diyorum, göreceğiz o zaman benim memurum böyle mi çalışacak, yoksa vatandaşa hizmet mi edecek?”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 2284 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.