1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “MUZ CUMHURİYETİ BİLE OLAMAYIZ”
“MUZ CUMHURİYETİ BİLE OLAMAYIZ”

“MUZ CUMHURİYETİ BİLE OLAMAYIZ”

Muz cumhuriyeti

A+A-

 

Turizmci Ali Polatkan, bazı siyasilerin AKSA ile göbek bağı olmasından ötürü filtre takılmamasına tepki göstermediklerini savundu

İskele bölgesinde bulunan AKSA Enerji Santrali’ne filtre takılmaması sonucu yaşanan çevre felaketi ile ilgili açıklamalarda bulunanTurizmci İşadamı Ali Polatkan, “AKSA ile 10 yıllık alım garantisine giriliyor. Kim giriyor, neden giriliyor? Her partinin içinden bağlantıları var bunu değiştiremezsiniz şuanda. AKSA ile göbek bağı olan siyasiler var” dedi. Halkın toparlanmak sureti ile kendisinden habersiz alınan kararlara tepki koyduğunu da söyleyen Polatkan, Muz Cumhuriyeti’nde bile belli oturmuş bir düzen varken, ülkemizde bu düzenin oturmaması sonucu kısırlaşmaya doğru gidildiğinin altını çizdi.

Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği’nin (KITSAB) “adı var şanı yok” diyen Polatkan, “3-5 kişi çöreklenmiş KITSAB’ın başına, bir çıkar ilişkileri kurmuşlar kendi aralarında. Devletin eliyle verilen teşvik küçük otelleri ortadan kaldırıyor” sözlerini aktardı.

“İNSANLAR MUTSUZ”
ADA TV’de Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtlayan Turizmci İşadamı Ali Polatkan’ın sözlerinden öne çıkan detaylar şu şekilde; “Bir ayda 16 bin davanın olduğu bir ülke. Mutsuzdur tabi insanlar.

26 bin dava varsa bir ülkede demek ki, o ülkede mutsuzdur insanlar. Başarıyı etkiler bu. Toplumun bir arada durmasını etkiler. Toplum neredeyse kayıp. 5-10 seneden beri artış almayan, ama hayat pahalılığı yerinde sayarmış gibi gösterilen veriler var orta yerde. Toplumu yönetemiyorlar şuanda. 4 partinin ortak imza attığı bir şeye halk hayır dedi. Bunu sorgularlar, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bu olay gösteriyor ki, partiler yönetmiyor ülkeyi şuanda. Olsa da olur olmasa da olur. Devlet sıkıntısı gerektiği yerde müdahale etsin, alacağı varsa alsın diye var. Yüksek faizleri eleştiriyoruz, faiz yasası hala geçmez. Çünkü her partide göbek bağı olan insanlar vardır.

“AKSAYA TABİİ FİLTRE TAKMAZLAR…”
AKSA’daki filtreyi değiştirmezler. Çünkü hepsinin bir bağı var. AKSA ile 10 yıllık alım garantisine giriliyor. Kim giriyor, neden giriliyor? Her partinin içinden bağlantıları var, bunu değiştiremezsiniz şuanda. AKSA ile göbek bağı olan siyasiler var. O yüzden toplum bir adım önde gidiyor. Toparlanmak suretiyle tavır koyuyor ve devlete ‘sizi dinlemiyoruz’ diyor. ‘Bizi temsil etmiyorsunuz’ diyor. ‘Zaten bir işe yaramazsınız, sorunlarımızı çözmezsiniz’ diyor. Sorun olduğu zaman da sorun yaratıyorlar. Yalnızca kurultayların kısır çekişmelerini çekiyorlar.

“KIT-SAB’IN ADI VAR ŞANI YOK”
Bizim birliğimiz var,KITSAB’ımız var, ancak adı var şanı yok. KITSAB var mı, yok mu belli değil. Dinleyen yoktur. 3-5 kişi çöreklenmiş KITSAB’ın başına bir çıkar ilişkileri kurmuşlar kendi aralarında. Devletin eliyle verilen teşvik küçük otelleri ortadan kaldırıyor. Rekabet edemiyor 3 yıldızlı oteller. 8 Euro’ya elektrik, yatma içinde, kahvaltı içinde hizmet veriyorlar. 8 Euro’ya olamaz. Kurtarmaz. Ama boş oteller başka çaresi yok. İnsanların çıkmazda oluşunun, ekmeği ile oynanmasının, işi ile oynanmasının sonucu bunlar. Devletin iş yapar gibi görünmesi toplumu bu hale getirdi. Elimizde iki tane sektör vardır. Bir tane turizm, bir tane de üniversite yapmak zorundayız.

“ÜNİVERSİTELERİMİZ TEHDİT ALTINDA”
Üniversitelerimizde görünmeyen bir tehdit var. Üniversitelerimizi promosyonlarla yürütmeye çalışıyorlar. Bunların rakipleri Türkiye’de artık köşede her mahallede var. 3-5 sene sonra üniversitelerimizin tehdit altında olduğunu göreceğiz. Henüz farkında değiliz. Tedbir alınır mı, yabancı öğrenci buraya getirilir mi bilemem. Ancak belli ki, şuan eğitimde de bir sıkıntımız var. Turizmdeki sıkıntımız da apayrıdır. Kıbrıs için en ideal turizm şekli olan eko-turizm devletin gündeminde bile yoktur. Genel olarak dahi yoktur. Turizm Bakanlığı’nı düzenleme yapması için bekliyoruz. Bu gidiş yanlış gidiş. Şuanda yanlış yere gidiyoruz.

“KISIRLAŞMAYA DOĞRU GİDİYORUZ”
Kısırlaşmaya doğru gidiyoruz. Artık elinde havayolu olan, oteli olan turist getirecek. Diğerlerini tur operatörlerini, acenteleri ara yere sokmazlar. İki üç kişinin elinde kalıyor olay ve kısırlaşıyor. Kendi aralarında bölüşürlerse o zaman daha büyük bir tehdit bekler turizmi. Tekelleşme yasaktır, ancak bizim ülkede düzen olmadığı için böyle oluyor. Muz Cumhuriyeti’nin bile düzeni var. Hakaret etmeyelim Muz Cumhuriyeti’ne. KKTC ile Muz Cumhuriyeti arasında fark vardır. Çeteler var, çeteler ile devletin anlaşması var. Orada bile bir düzen var burada bir düzen yok. Bu yüzden turizm kısırlaşma ile yüzyüze gelmiş durumda.

“ÇÖZÜM OLURSA AKDENİZ’İN MERKEZİ OLURUZ”
Rumların anlamadığı bir şey var. Ne geldiyse başımıza onlardan geldi. Bize iyilik de yaptılar. Delilik yaptılar, federal olduk, delilik yaptılar KKTC olduk. Çözüm olursa Kıbrıs, Akdeniz’in merkezi olarak. Hem Rumlara hem bize güzel günler getirecek. Çözüm elbette savaşın ortadan kalkması demektir. Akdeniz’in mavisi kadar huzura ihtiyaç vardır. Türk turist de dünyada iyi para harcayan turisttir. Avrupa’ya gittikleri zaman Avrupalıların bayram yaptığı turisttir. Ülkenize gelen her insan size para bırakır neticede. “

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 429 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.