1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. SABIR TAŞI BİZİM YERİMİZDE OLSA ÇOKTAN ÇATLAYACAKTI
SABIR TAŞI BİZİM YERİMİZDE OLSA ÇOKTAN ÇATLAYACAKTI

SABIR TAŞI BİZİM YERİMİZDE OLSA ÇOKTAN ÇATLAYACAKTI

SABIR TAŞI BİZİM YERİMİZDE OLSA ÇOKTAN ÇATLAYACAKTI

A+A-

“ANASTASİADİS ÖN KOŞULSUZ MASAYA DÖNMELİ… AKSİ TAKTİRDE HERKESİN KENDİ YOLUNA GİTMESİ GÜNDEME GELİR”

“SABIRLA DÜNYANIN BİZİ ANLAMASINI BEKLİYORUZ. 1968’DEN BERİ MÜZAKERE MASASINDAYIZ. SABIR TAŞI BİZİM YERİMİZDE OLSA ÇOKTAN ÇATLAYACAKTI”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Rum lider Anastasiadis’in ön koşulsuz olarak masaya dönmesi gerektiğini aksi takdirde herkesin kendi yoluna gitmesinin gündeme geleceğini” söyledi.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, İstanbul’da faaliyet gösteren Trabzon Dernekleri Federasyonu’nun dün düzenlediği etkinlikte konuştu.

Cumhurbaşkanlığı basın bürosunun açıklamasına göre Eroğlu konuşmasının başında böyle anlamı bir günde Trabzonlularla birlikte olmaktan onur duyduğunu ifade etti.

Kıbrıs’ta sürdürülen mücadelenin hem Kıbrıs Türk hem de Anavatan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını koruyacak bir anlaşma için olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Bugüne kadar olmadı. ‘Mümkün olacak mı’ diye sorarsanız, yüzde yüz emin değilim” diye konuştu.

“SABIR TAŞI OLSA ÇATLARDI”

Ancak her şeye rağmen Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetle mücadelesini sürdürdüğüne vurgu yapan Cumhurbaşkanı şöyle konuştu:

“Sabırla dünyanın bizi anlamasını bekliyoruz. 1968’den beri müzakere masasındayız. Sabır taşı bizim yerimizde olsa çoktan çatlayacaktı. Ama biz bu kadar zamandır müzakere masasında hem bizim menfaatlerimizi, hem Anavatan’ın menfaatlerini koruyacak bir anlaşmaya varmak için uğraşıyoruz. Bu mücadele devam ederken Rumlar, Kıbrıs’ın tümünü almak ve Yunanistan’a bağlamak düşüncesiyle, 1974’te darbe yaptı. Bu darbe, Türkiye’ye müdahaleye davet etti. Türkiye anlaşmalardan doğan hakkını kullanarak 1974’te birinci ve ikinci barış harekatlarını yaptı ve bugünkü coğrafya ortaya çıktı. Bu coğrafyada da biz KKTC devletini kurduk. Derler ya; ‘kötü komşu insanı ev sahibi yapar’. Bizim komşumuz da bizi devlet sahibi yaptı.

“ŞİKAYET ETSE DE ETMESE DE BU MASAYA GELECEK VE OTURACAK”

Bugün müzakere masasında elimi kuvvetlendiren iki unsur vardır: Birincisi, Anavatan Türkiye’nin garantisi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta olması; ikincisi de halkımız ve KKTC devletidir. Türk Deniz Kuvvetleri himayesinde sismik araştırma gemisinin çalışmaları nedeniyle müzakereler askıya alındı. Şimdi müzakere masasını terk eden mi masaya dönecek, yoksa masada oturan mı? Biz, Anastasiadis’in masaya dönmesi için bekliyoruz. Ama kendisi ne yapıyor? AB’de Türkiye’yi şikayet etmekle meşgul. Türkiye’yi şikayet etse de etmese de bu masaya gelecek ve oturacak. Ya anlaşacağız ya da anlaşamayacağız.”

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıslı Türkleri 1974 öncesine döndürmeyecek, 1974’ten bugüne kadar KKTC’deki gelişmeleri dikkate alan bir anlaşma arayışında olduğunu belirterek, “Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinde, Anavatan Türkiye’den gelen kardeşlerimizin de tüm haklarını teslim edilmesi koşuluyla bir anlaşma arayışındayız” dedi.

Rum tarafının Türkiye’den gelenler için “işgal ordusunun taşıdığı insanlardır” yaklaşımında olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Biz de Türkiye’den geldik. Onlar da. Hepimiz vurulan mührün devamını sağlamak için varız diyoruz” şeklinde konuştu.

Müzakere olmadan anlaşma olur mu olmaz mı anlaşılamayacağına dikkat çeken Eroğlu, Gali Fikirler Dizisi’ni ve Annan Planı’nı Rumların bunları reddettiğini hatırlattı.

“ÖN KOŞULSUZ MASAYA DÖNSÜN… AKSİ TAKTİRDE HERKES YOLUNA”

Rum lider Anastasiadis’e çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, masadan kaçtığını ve ön koşulsuz olarak masaya oturup görüşmeye devam etmesi gerektiği belirterek, “Aksi taktirde herkes yoluna” dedi.

“PİRİ REİS GEMİSİ VARKEN MASADAN KALKMAK AKLINA GELMEMİŞTİ”

Kıbrıslı Türkleri bir 40 yıl daha müzakere masasına kimsenin oturtamayacağını ifade eden Eroğlu sözlerine şöyle devam etti:

 “Bu sismik araştırma bir vesiledir. Benim önerimle 5 zirve yapılmıştır. O devrede de Piri Reis gemisi sismik araştırma yapıyordu. O zaman masadan kalkmak aklına gelmemişti. Şimdi, üçüncü safhaya geçtik. Pazarlıklar başlayacak, al-ver olacak. İşte bu adamlar hep almaya alıştığı ve hiç vermeye alışmadıkları için bundan nasıl kaçacaklarını düşünüyorlardı. Biz bekleyeceğiz. Ne kadar bekleriz derseniz, bunun da bir sınırı var. Gelirlerse masaya oturursunuz. İki bölgeli, iki kesimli siyasal eşitliğe dayalı bir federasyon. Ama bunu son zamanlarda çok çok söylemeye başladım. Bunlar güzel laflar. Ama mühim olan bunun altının nasıl dolacağıdır. Bize göre, bunun altı Kıbrıs Türk halkını yeniden göçmen etmeyecek, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin ve askeri varlığının devam edeceği, insanlarımızın belki çok az bir kısmının göçmen olacağı şekilde olacaktır. (Rum tarafının) İstediği topraklar, Kıbrıs’ta yaşayan insanların dörtte üçünü göçmen eder. Böyle talepler olmaması gerekmektedir. Bizim düşüncemiz budur.

Türkiye’den gelen kardeşlerimizle işbirliği, dostluğun, kardeşliğin birlikteliğini oluşturduk. Ama bu birlikteliği bozmak isteyenler vardır. Özellikle Rum tarafı, Türkiye’den gelen bir tek kişiyi KKTC’de görmek istemiyor. Bizim hükümetlerimizin verdiği kararlar konusunda hiçbir dünya devletinin yorum yapma hakkı yoktur.”

TAK

Bu haber toplam 386 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.