1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ŞEFİK: YARGININ EKONOMİK PAKETE ALINMASI YANLIŞ
ŞEFİK: YARGININ EKONOMİK PAKETE ALINMASI YANLIŞ

ŞEFİK: YARGININ EKONOMİK PAKETE ALINMASI YANLIŞ

Şefik: Yargının ekonomik pakete alınması yanlış

A+A-

ŞEFİK: “YARGININ EKONOMİK PAKET KAPSAMINA ALINMAK İSTENMESİ ANLAŞILIR DEĞİL”

“YÜKSEK ADLİYE KURULUNUN TEMSİL EDİLMEDİĞİ BİR ORTAMDA  YARGI İLE İLGİLİ EYLEM FORMU BAŞLIĞI ALTINDA, YARGININ BAĞIMSIZLIĞI, TARAFSIZLIĞI, HESAP VEREBİLİRLİĞİ VE SAYDAMLIĞININ TARTIŞILMASI KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİR, YANLIŞTIR VE  ANAYASAMIZA  AYKIRIDIR”

 Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, yargının, Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü kapsamına alınmak istenmesinin anlaşılır olmadığını ifade ederek, “Yüksek Adliye Kurulunun temsil edilmediği bir ortamda  yargı ile ilgili eylem formu başlığı altında, yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı, hesap verebilirliği ve saydamlığının tartışılması kabul edilebilir değildir, yanlıştır ve  Anayasamıza  aykırıdır” dedi.

Kaza Mahkemesi Başkanlığına terfi eden Fatma Şenol, Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıçlığına terfi eden Alev Ulunay Hüdaverdi ve Banu Soyer ile  Kaza Mahkemesi Yargıçlığına atanan Avukat Hazal Hacımulla, Avukat Seran Bensen ve Avukat Zehra Yalkut Bilgeç, yemin ederek görevlerine başladı.

Yemin töreni,  bu sabah Yüksek Adliye Kurulu Toplantı Salonu’nda yapıldı. 

ŞEFİK: “YARGI İÇİN DAHA İSTİKRARLI, DAHA HUZURLU BİR DÖNEME GİRECEĞİMİZİ UMARIM”

Yüksek Mahkeme’den verilen bilgiye göre, yargıçların yemin töreni öncesinde konuşma yapan Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, çok kısa bir süre içerisinde yargıda pek çok terfi ve atama yapıldığına işaret ederek, bugün son altı ay içerisinde üçüncü kez, terfi eden ve yeni atanan yargıçların yemin töreninin gerçekleştirildiğini belirtti.

Üç Kaza Mahkemesi Başkanının Yüksek Mahkeme yargıçlığına, üç kıdemli yargıcın Kaza Mahkemesi Başkanlığına, dört yargıcın kıdemli yargıçlığa terfi ettiği, altı tane genç hukukçunun da yargıç olarak atandığını hatırlatan Şefik, “Terfi, tayin ve atamalar bir kuruma hareketlilik getirmekle birlikte, kurum içerisinde huzursuzluklara da yol açabilmekte, çalışmalar aksayabilmektedir. Bu süreci bugün kapatarak,  yargı için daha istikrarlı, daha huzurlu bir döneme gireceğimizi umarım” dedi.

“YARGININ EKONOMİK PAKET KAPSAMINA ALINMAK İSTENMESİ ANLAŞILIR DEĞİL”

Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında devam etmekte olan Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü kapsamında yargının da yer aldığının bilgilerine getirildiğini belirterek bu konudaki üzüntülerini de ifade eden Şefik, yargının ekonomik paket kapsamına alınmak istenmesinin anlaşılır olmadığını söyledi.

Şefik şöyle konuştu:
“Bir taraftan huzurlu bir döneme geçmekten bahsederken, diğer taraftan yargıyı son zamanlarda çok huzursuz  eden bir başka konuya değinmek isterim.
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında devam etmekte olan Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü  kapsamında yargının da yer aldığı bilgimize getirilmiştir. Bu bizi çok şaşırtmış ve üzmüştür. Yargının ekonomik paket kapsamına alınmak istenmesi anlaşılır değildir.

“…KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL, YANLIŞ VE ANAYASA’YA AYKIRI”

KKTC Anayasası altında yargının genel işleyişi ve düzenli çalışmasından Yüksek Adliye Kurulu sorumludur. Mahkemelerin bağımsızlığı Anayasa’da garanti altına alınmıştır. Yüksek Adliye Kurulunun temsil edilmediği bir ortamda yargı ile ilgili eylem formu başlığı altında, yargının bağımsızlığı, yargının tarafsızlığı, yargının hesap verebilirliği ve yargının saydamlığının tartışılması kabul edilebilir değildir, yanlıştır ve Anayasamıza  aykırıdır.

“RESMİ OLARAK BİZE BİLDİRİLMEDİĞİ CİHETLE… PAKETTE YER ALMASININ MÜMKÜN OLMADIĞINI DÜŞÜNMEKTEYİM”

Resmi olarak bize bildirilmediği cihetle, KKTC’deki mevcut hukuk düzeninin değiştirilmesi düşüncesinin ekonomik pakette yer almasının mümkün olmadığını düşünmekteyim. Toplumlararası görüşmelerin devam ettiği bu dönemde, Osmanlı İmparatorluğu tarafından Kıbrıs adasının İngiliz Birleşik Krallığı’na kiralandığı yıllardan itibaren bu adada süren hukuk düzeni, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü altında, Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulmasında da  kabul edilmiş ve bu düzen 1963’ten bu güne kadar geçen bütün evrelerden sonra da devam etmiştir. Ekonomik pakette böyle bir unsurun yer aldığına inanmak istemiyorum. Bu konuda resmi bilgi aldıktan sonra daha fazla açıklama yapacağımı bu safhada ifade etmek isterim.”

Bu haber toplam 476 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.