1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “TOPLUMUN VİCDANININ SESİNİ YÜKSELTİYORUM”
“TOPLUMUN VİCDANININ SESİNİ YÜKSELTİYORUM”

“TOPLUMUN VİCDANININ SESİNİ YÜKSELTİYORUM”

“TOPLUMUN VİCDANININ SESİNİ YÜKSELTİYORUM”

A+A-

AKINCI, CUMHURBAŞKANININ HEM ADAYKEN HEM DE SEÇİLDİKTEN SONRA DA HALKININ VİCDANI OLMAK ZORUNDA OLDUĞUNU VURGULADI

Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, cumhurbaşkanının hem adayken hem de seçildikten sonra da halkının vicdanı olmak zorunda olduğunu vurguladı.

Seçim ofisinden yapılan açıklamaya göre Akıncı dün akşam BRT’de “Basın Odası” adlı programa konuk olarak gazetecilerin sorularını cevapladı.

Akıncı bugün ise sırasıyla 20 Temmuz Lisesi, Elektrik Kurumu, Türk Maarif Koleji’ni ziyaret etti; öğle saatlerinde ise Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Cem Kapısız ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelerek, kontrolörlerin sorunlarıyla ilgili bilgi aldı.

Televizyon programında Akıncı, “Kazanamazsanız aktif siyasete geri döner misiniz?” şeklindeki bir soruya verdiği cevapta böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söyledi.

Akıncı, “Benim için parti başkanlığı milletvekilliği dönemi kapandı. Şimdi yurttaşlarımız tarafından gelen talebi, bir sorumluluk olarak kabullendim ve sorumluluğun gereğini yerine getirmek için aday oldum. Kazanacağımıza güveniyorum ama algım yanlış çıkarsa ki yanlış olduğunu kesinlikle düşünmüyorum, çıkacak olan sonuca saygı gösterip kazanan her kim olacaksa yardımcı olup bu süreçte başarılı olmasını dilemekten başka yapacak bir şey yoktur. Yurttaşlar, şeffaflık, temiz siyaset, hesap verebilirlik hakkında bizim hakkımızda iyi düşünüyor ve o nedenle de en tepeden başlayarak yıpranmış olan bu siyasetin yeniden tamir edilmesi gerektiğini dile getiriyor. Gerçekten de siyaset kurumu yıpranmıştır ve bunu düzeltecek olan yine siyaset kurumunun kendisidir” dedi.

“BENİM ÖNÜME KÂĞIT KONMAZ”

“Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümü konusuna sizin bakış açınızla fark var. Seçilmeniz halinde tavrınız ne olur” sorusunu yanıtlarken de Akıncı, “Var olan 11 Şubat çerçevesinin hazırlanmasında ve Cumhurbaşkanı’nın imzalamasında Türkiye’nin rolü olduğunu biliyoruz. Eide de ‘müzakereler yeniden başlıyor’ diye açıklama yaptı. Çerçeve 11 Şubat ortak açıklaması olacaktır. Bu belge yıllardır savunduğumuz, iki federe devletli, siyasi eşitliğe dayalı, egemenliğin iki toplumdan kaynaklanacağını öngören bir çerçeve. Biz bu çerçeveyi yıllardır savunuyoruz; Türkiye de bu çerçeve içindeki müzakereleri desteklediğine göre ortada bir sorun yok demektir” şeklinde konuştu.

Akıncı, “Sayın Eroğlu’na yapıldığı gibi önünüze kâğıt konup imzala denirse ne yaparsınız?” şeklindeki soruya karşılık ise “Benim önüme kâğıt konmaz” dedi.

“Türkiye ile istişare edeceğini” söylediğini dile getiren Akıncı, ancak bakacağı yerin  Kıbrıs Türk halkı olduğunu ifade etti.

Akıncı, “Ben bu seçime Kıbrıs Türk halkının sesi olmak ve hem yönetime hem de müzakere masasına iradesini yansıtmak için girdim. Ne çatışma ne teslimiyet arıyorum. Aradığımız hem güneyle hem kuzeyle uzlaşmadır; bu da birbirimizi anlayarak ve karşılıklı haklara saygı göstererek sağlanabilir. Dolaysıyla biz Kıbrıs’ta çözüm istiyorsak, bunun parametreleri de belliyse, bu parametreler çerçevesinde uyum içerisinde çalışmak elbette arzumuzdur. Ama nihai karar Kıbrıs Türk halkının vereceği karardır. Bizler bu topraklarda aktör olmak zorundayız. Amblemimiz zeytin hem barış hem üretimdir ve zeytin ağacı bu topraklarda kök salmamızın simgesidir” dedi.
 
EROĞLU VE DİĞER ADAYLARLA OLAN FARK

Eroğlu ile olan farkının ne olduğu sorusunu yanıtlarken ise Akıncı, Kıbrıs Türk halkının bu farkı bildiğini söyledi. Akıncı, kendi vizyonunu ortaya koyan ilk aday olduğunu, Kapalı Maraş’ın açılma konusunu anlattığını, tüm adaylarla birinci farkın bu şekilde  ortaya çıktığını kaydetti.

Akıncı, “ Sayın Özersay, Türk idaresinde açılmasından bahsediyor, Sayın Denktaş da öyle söylerdi. Sayın Eroğlu, Sayın Siber’in daha düne kadar söylediğini, yani bütünlüklü çözümün parçası olduğunu söylemeye devam ediyor. Sayın Siber de son zamanlara kadar hükümetin bütünlüklü çözüm politikası olduğu için onu seslendiriyordu. Son zamanlarda bir açılıma ihtiyaç duydular, onu açıkladılar ama ne olduğu pek anlaşılır değil” şeklinde konuştu.
 
Türkiye ile ilişkiler konusunda  da Akıncı, “Kişilikli ilişki ve Kıbrıs Türk kurumlarına sahip olmamızdır. Bu kurumların başına artık Kıbrıslı Türklerin gelebilmesinin yolunun açılması her Kıbrıslı Türk’ün arzu ettiği bir şey değil mi? Bu sadece kendi şahsi düşüncem değil. Kıbrıs Türk halkının kendi kurumlarında söz sahibi olmasını en başta halkın kendisinin talep ettiğini düşünüyor, bunu seslendiriyorum. Bu konuda başta Sayın Eroğlu olmak üzere diğer adayların böyle bir görüşü var mı? Bunu seslendiriyorlar mı? Şimdiye kadar kaç defa seslendirirdiler?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanının etliye sütlüye karışmayan, suya sabuna dokunmayan kişi  olmadığını ifade eden Akıncı, “Yanı başımızda bir Akkuyu nükleer santralı olayı yaşanıyor, bu memleketin uzmanları, çevrecileri ayağa kalktı. Sayın Eroğlu bu konuda bir şey söyledi mi? Ya da diğerleri net konuştu mu”? dedi.

“TOPLUMUN VİCDANININ SESİNİ YÜKSELTİYORUM”

“Bu ülkede bir gencin evine polis baskın düzenleniyor, kapının kırılıp ailesinin tartaklandığı iddia ediliyor. Ayrıca, konunun mahkemede olduğu biliniyor. Buna karşın bu genç kelepçelenerek götürülüyor, ama cumhurbaşkanı adayları bu konuda bir şey söylemiyor, böyle bir şey olabilir mi? Ben toplumun vicdanının sesini yükseltiyorum. Cumhurbaşkanı adayken de seçildikten sonra da toplumun vicdanının sesi olmak zorundadır” diye devam eden Akıncı, şöyle dedi:

“Bu memlekete Türkiye Futbol Federasyonu başkanı geldi. Ben Sayın Eroğlu’nun yerinde olsam onu doğrudan Hasan Sertoğlu’na gönderirdim. Bizim Federasyonun olmadığı bir ortamda onlardan habersiz FİFA’ya yazı da yazıldı temsilcilik için. Bu konuda Sayı Eroğlu ya da diğerleri ne dedi?
Kamu Hizmeti Komisyonu çok önemsediğim bir konudur. Demokratik ve çoğulcu bir yapılanmayı 15 sene önce de önerdik. Bildiğiniz gibi Kamu Hizmetleri Komisyonu beş kişiden oluşuyor ve bunların hepsini Cumhurbaşkanı atıyor. Sayın Denktaş, Talat ve Eroğlu hep kendi yakınlarını atadı.

Önerimiz şuydu: bir üyeyi Cumhurbaşkanı tayin etsin, diğerlerini meclis, hukuk dünyası ve akademi dünyasıyla, bu alanda görev yapan çalışanların örgütleri olan sendikalar önersin. Ancak zorlukla ivedilik de alınmasına karşın biz hükümetten ayrılınca tasarı kadük oldu ve takip eden 15 yıl boyunca gündeme gelmedi. Bu konuyu tekrardan gündeme getiren benim. Yetkilerimi paylaşmaya hazırım. Bu anlamda çoğulcu demokratik bir Kamu Hizmeti Komisyonu yaratma fikri ve hedefini ortaya koyuyorum diyen benim. Bunları başka adaylardan duyuyor musunuz?

Tüm bu saydıklarım sizce benim Sayın Eroğlu ya da diğerleriyle olan benzerliklerim mi? Ortaya koyduğum vizyonun, Kıbrıs Türk toplumunun gerçek ihtiyacından kaynaklandığını düşünüyor ve gördüğüm desteğin tam da bu nedenle olduğuna inanıyorum.”

TAK

Bu haber toplam 487 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.