1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “TÖRENE PROTOKOL GEREĞİ KATILDIM”
“TÖRENE PROTOKOL GEREĞİ KATILDIM”

“TÖRENE PROTOKOL GEREĞİ KATILDIM”

Denktaş, dünkü temel atma törenine protokol gereği katıldığını belirtti.

A+A-

DENKTAŞ: “TÖRENE PROTOKOL GEREĞİ KATILDIM”

“20 BİN CİVARINDA AĞAÇ SÖKÜLECEK. DOĞRU PLANLAMA YAPILSAYDI BU SAYI ÇOK DAHA AŞAĞILARA İNDİRİLMİŞ OLACAKTI”

“BAŞBAKAN MECLİS’TEKİ NİSAP SORUNU NEDENİYLE TÖRENE KATILAMADI”

“OLAYIN BAŞINDAN BERİ İHALEYİ KAZANAN ŞİRKETLE İLGİLİ BİR SORUNUM OLMADIĞINI, MESELENİN ESASINDAN HAREKET EDEREK MUHALEFET YAPTIĞIMI HER FIRSATTA AÇIKLADIM”

“HÜKÜMETTEKİ GÜCÜMÜZ ORANINDA NE GEREKİRSE ORTAYA KONULMUŞTUR… BU YANLIŞLARI DÜZELTEBİLECEK KADAR YETKİ ELİMİZDE YOKTU”

“SUÇ HER NE KADAR BANA VE PARTİME AİT OLMASA DA ÖZÜR DİLERİM”

Başbakan Yardımcısı Ekonomi Turizm Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş, Ercan Havalimanı’nın özelleştirilmesinde yanlış gördüğü konunun üzerine giderek gerekli düzeltmeleri yapabilmek adına üstüne düşeni yaptığını; hükümetteki güçleri oranında ne gerekirse ortaya konulduğunu belirterek, dünkü temel atma törenine protokol gereği katıldığını belirtti.

Denktaş, Ercan Havaalanı ile ilgili “kamuoyuna açıklama borcu” başlıklı basın açıklaması yayımlayarak, Ercan’daki törene protokol gereği katıldığını ancak bu durumun bazı basın organları tarafından yanlış yorumlandığını kaydetti.

Ercan’da terminal binasının ve yeni pistin yapılabilmesi için 20 bin civarında ağacın söküleceğini; eğer planlama baştan doğru yapılmış olsaydı veya şirketle varılan mutabakattaki şekliyle plan değiştirilmiş olsaydı bu sayının çok daha aşağılara indirilmiş olacağını vurguladı.

Serdar Denktaş, hükümetteki güçleri oranında ne gerekirse ortaya koyduklarını ancak yanlışları düzeltebilecek kadar yetkinin ellerinde olmadığını belirterek, “Suç her ne kadar bana ve partime ait olmasa da özür dilerim” dedi.

Denktaş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“BAŞBAKAN MECLİS’TEKİ NİSAP SORUNU NEDENİYLE TÖRENE KATILAMADI”

“Başbakan Meclis’teki nisap sorunu nedeniyle törene katılamamıştır. Ne ilginçtir ki bu nedenle şimdi bazı ‘sol’ yazarlar benim bir protokol gereğini yerine getirmemiş olmamdan hareketle bu konuda uzun süredir ortaya koyduğum muhalefetin doğru olmadığını ima etmeye çalışıyorlar.”

Havaalanının özelleştirme kararının verildiği günden itibaren, bu olayın karşısında durduğunu ve şartname hazırlık sürecinden başlayarak dört ay öncesine kadar muhalefetini devam ettirdiğini hatırlatan Denktaş şöyle devam etti:

“Seçim sonrası oluşan koalisyon hükümetinin ortağı olarak da hükümet programına yapılan tartışmalar sonrasında ‘sözleşmenin revize edileceği’ hükmünü koydurabilmiştik.

Hükümet programının bu hükmü gereği hükümete geldiğimiz 2013 Eylül ayından beridir de bu konuda uğraşlarımızı sürdürmüş ve neticede sözleşme içerisinde gördüğümüz yanlışlıkların büyük çoğunluğunu giderecek bir mutabakat noktasına ilgili şirket yetkilileri ve ilgili tüm devlet birimlerinin temsilcilerinin de bulunduğu bir ortamda varabilmiştik.

Bu mutabakat proje değişikliği yanında işletme esasları ile ilgili bölümleri de kapsamaktaydı.

Savcılığın o gün verdiği görüş doğrultusunda hükümet olarak bir karar alıp ihaleye katılan tüm şirketleri de davet ederek son mutabakatın anlatılması ve itiraz olup olmayacağının anlaşılması aşamasına gelinmişti.

Olayı bu noktaya kadar taşıdığımız günlerde bakanlıkların değişimi ve ardından istifaların gündeme gelmesi sonrasında konuyu Bakanlar Kurulu’na götürdüğümde Başbakan’ın ‘hiçbir değişiklik yapılmayacak ve ihale sonucu imzalanan sözleşme aynen uygulanacak’ kararı sonrasında ilgili Bakanımız çalışmalarını o yönde yürütmeye başlamıştır.

Planlamanın yapılmasında ilk zamanlar çok dikkatimizi çekmeyen bir başka hususta yine Çevre Bakanlığımız tarafından gündeme taşınmıştır.

“20 BİN AĞAÇ SÖKÜLECEK”

Terminal binasının ve yeni pistin yapılabilmesi için bölgede bulunan 20 bin civarında en genci 15 yaşında olan ağaç sökülme durumunda kalacaktır. Eğer planlama baştan doğru yapılmış olsaydı veya şirketle varılan mutabakatta olduğu şekliyle plan değiştirilmiş olsaydı bu sayı çok daha aşağılara indirilmiş olacaktı.

Ne yazıktır ki, tüm bu süreç boyunca gerekli değişikliği yapabilmemiz için destek vermeyen, sadece ‘hade yap bakalım da görelim’ tavrıyla kalem oynatanlar, temel atma töreniyle birlikte yine bana saldırmaya başlamıştır.”

“ERCAN KONUSUNDA GELDİĞİM NOKTAYI ÜÇ- DÖRT AY ÖNCE KATILDIĞIM BİR TV PROGRAMINDA HALKIMIZLA PAYLAŞMIŞTIM”

Ercan konusunda geldiği noktayı üç-dört ay önce katıldığı bir TV programında halkla paylaştığını belirten Denktaş “O gün bu gündür ses çıkartmayanların şimdi saldırmaya başlamalarının ardında yatan gerçeğin ne olduğu hususunu, halkımızın takdirine bırakıyorum” dedi.

Olayın başından beri ihaleyi kazanan şirketle ilgili bir sorunu olmadığını, meselenin esasından hareket ederek muhalefet yaptığını her fırsatta açıkladığını hatırlatan Denktaş, şunları kaydetti:

“PROTOKOL GEREĞİ YAPILMASI GEREKENLER”

“Şirket yetkililerini hükümete geldikten altı yedi ay sonra müzakereleri başlattığımda tanıdım. Aspir konusunda getirdikleri öneriyi doğru bir öneri olarak gördüğüm için destekledim.
TC Başbakan Yardımcısı Adaya ziyaretinde muhatabı tarafından karşılanır ve o muhatap da benim. Temel atma töreninde de bulundum. Bunlar protokol gereği yapılması gerekenlerdir.

“HÜKÜMETTEKİ GÜCÜMÜZ ORANINDA NE GEREKİRSE ORTAYA KONULMUŞTUR. BU YANLIŞLARI DÜZELTEBİLECEK KADAR YETKİ ELİMİZDE YOKTU”

Kendisinin yanlış gördüğü konunun üstüne giderek gerekli düzeltmeleri yapabilmek adına üstüne düşeni yaptığını vurgulayan Denktaş “Hükümetteki gücümüz oranında ne gerekirse ortaya konulmuştur. Bu yanlışları düzeltebilecek kadar yetki elimizde yoktu” dedi.

ÖZÜR

Denktaş açıklamasını “Gösterdiğim ve inandığım hedefe ulaşamamış olmamdan dolayı bu konuda bana destek veren halkımızdan, suç her ne kadar bana ve partime ait olmasa da özür dilerim. Aradan geçecek yıllar içerisinde kimin haklı kimin haksız olduğu ortaya çıkacaktır” ifadeleriyle tamamladı.

Bu haber toplam 412 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.