1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. TRAFİKTE KAZALARINA DAVET: 'BEYAN'A BAĞLI SAĞLIK
TRAFİKTE KAZALARINA DAVET: 'BEYAN'A BAĞLI SAĞLIK

TRAFİKTE KAZALARINA DAVET: 'BEYAN'A BAĞLI SAĞLIK

Ehliyet almak veya yenilemek adına yapılan başvurularda, kişilerin doldurduğu başvuru formları içerisinde yer alan ‘Beyan’ kısmı, trafikteki güvenlik adına büyük bir şüphe olarak yorumlanıyor.

A+A-

Ehliyet almak veya yenilemek adına yapılan başvurularda, kişilerin doldurduğu başvuru formları içerisinde yer alan ‘Beyan’ kısmı, trafikteki güvenlik adına büyük bir şüphe olarak yorumlanıyor. Başvuru formunda ‘Beyan’ kısmında yer alan ve başvuru gerçekleştiren kişilerin kendilerinin ‘Tik’ atarak cevapladığı sağlık sorularına verilen cevapların doğru kabul edilmesi ve hiçbir doktor raporu aranmaması; olabilecek birçok kaza faktörüne, devlet ihmalinin katkıda bulunacağını gösterdi.

 

Ehliyet başvurularında uygulanan ‘Beyan’a bağlı sağlık denetlemeleri, ülkedeki trafik risklerini arttırıyor
Ehliyet için rapor şart

 

Ülkede ehliyet almak veya yenilemek adına gerçekleştirilen başvuru prosedürleri, sürücü güvenliği konusunun ne denli irdelendiği gerçeğini ortaya çıkardı. Ehliyet almak isteyen veya yenilemek isteyen vatandaşların, hiçbir sağlık kontrolüne tabi tutulmaması, trafikte büyük risklere olanak sağlanmasının önünü açtığı gibi, başvuru formlarında bulunan ‘Beyan’ bölümü ise durumun ciddiyetinin ne denli önemli olduğuna örnek teşkil etti.
1974, Motorlu Araçlar ve Yol Trafiği Tüzüğünün 25 (3), 29 (1) ve (3) maddeleri gereğince hazırlanan başvuru formunda yer alan ‘Beyan’ bölümü içeriğindeki soruların hayati konuları içermesinin yanı sıra; sorulara başvuru da bulunan kişilerin ‘Tik’ atarak cevap vermesi, konunun ne denli vurdumduymaz bir şekilde irdelendiği gerçeğini ortaya koydu.

“Doktor raporu talep edilmesi hayati önem taşımaktadır”

Konu ile ilgili eski Sağlık Bakanı Nuri Gökşin, Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı ve Dr. Ceyhun Birinci birer görüş verirken; ortak görüş olarak uygulamanın yanlış olduğu verildi. Epilepsi, Akli Denge Bozukluğu, Organ Eksikliği, Görme Bozukluğu gibi konuların, kişilerin beyanına güvenilerek denetlenmesinin anlamsız bir hareket olduğuna dikkat çeken yetkililer; ehliyet başvurularında kesinlikle doktor raporu talep edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

İşte ‘Beyan’ kısmında yer alan ve kişilerin ‘Tik’ ile yanıtladığı sağlık soruları:

- Sara, ani baş dönmesi veya ani baygınlık gibi hastalıklardan mustarip misiniz?
- İyi derecede aydınlık olduğu bir zamanda ( gözlüklü olmanız halinde) gözlükle 23 metre mesafeden, üzerinde altı sayı ve harf olan bir motorlu araç plakasını okuyabilir misiniz?
- Elsiz veya ayaksız mısınız veya kol veya bacaklarınızın hareket veya adalelerinin kontrolünü etkileyen herhangi bir hastalıktan mustarip misiniz?
- Motorlu araç kullanmanızı amme güvenliği için tehlikeli yapabilecek başka herhangi bir akli veya bedeni hastalık veya görme eksikliğinden mustarip misiniz?

Nuri Gökşin: “Sağlık raporu beyanında bulunulmalıdır”

Ehliyet başvurularında sağlık raporu beyan edilmesinin önemli olduğunu belirten eski Sağlık Bakanı Nuri Gökşin, bu gerekliliğin herkesçe bilinen bir unsur olduğuna işaret etti. Mevcut yasaların 1974 tarihli oluşu ve halen uygulanması sebebi ile mevcut beyan ekinin, başvuru formlarında yer aldığına dikkat çeken Gökşin, beyan bölümündeki soruların anlam taşımayan sorular olduğuna vurgu yaptı. Mevcut Hükümet’in, trafik hizmetleri ile ilgili tüm birimleri tek çatı altında toplama kararı aldığını hatırlatan Gökşin, bu kararın hayata geçirilmesi ile birlikte, konunun Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na devir edileceğini belirtti. Devir sonrasında ise yapılması gerekenin, mevut yasa ve tüzükte yenileme ve değişiklikler olacağına işaret eden Gökşin, böylece büyük risk oluşturan beyan yolu ile ehliyet başvurusu konusunda da, çözüleceğine vurgu yaptı.

Mehmet Avcı: “Ülkede sürücü sağlığı güvenilir değildir”

Bu uygulamanın Dünya’da örneklerinin kalmadığını belirten Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, her ehliyet alma veya uzatma başvurusunda, profesyonel sürücüler için beş yılda bir; normal sürücüler için ise on yılda bir sağlık kontrolünün zorunlu kılındığını vurguladı. Ülkede ise halen 1974 öncesi uygulamaların hüküm sürdüğünü ifade eden Avcı, başvurular sırasında yazılı soru sorulduğunu ve verilen tüm cevapların doğru kabul edildiğini hatırlatırken; bunun kesinlikle güvenilir olmayan bir uygulama olduğuna dikkat çekti. Adli dengesi yerinde olmayan bir insana, adli dengesinin yerinde olup olmadığı sorusunun sorulması ve verilen cevabın kabul edilmesini, anlamsız bir uygulama olarak değerlendiren Avcı; ülkede sürücü sağlığının güvenilir olmadığına işaret etti. Geçmişte kolu kesik bir vatandaşın bu şekilde yanlış beyan vererek ehliyet aldığını ve daha sonra kaza geçirmesi ile durumun ortaya çıktığını hatırlatan Avcı, olay sonunda sürücücünün yanlış beyan vermekten suçlu bulunduğunu; halbuki suçun ehliyeti veren kurumda da olduğunu belirtti. 1996 yılında dönemin Maliye Bakanı Salih Coşar ve Sağlık Bakanı Ertuğrul Hasipoğlu’na, konu ile ilgili başvuruda bulunduklarını hatırlatan Avcı, Coşar’ın “Ben vatandaşımın beyanına güvenirim”, Hasipoğlu’nun ise “Gerekli sağlık kontrollerini yapmaya hazırız” şeklinde resmi cevapta bulunduğunu ancak; bu gün halen uygulamanın devam ettiğini kaydetti. Ülkede yapılacak en ufak iş için ‘Temiz Kağıdı’ talep edildiğini hatırlatan Avcı, “O zaman vatandaş, temiz olup olmadığını da sözlü beyan etsin. Bu noktada vatandaşa güvenilmiyorken; sürücü sağlığı konusundaki bu güven nasıl oluştu?” şeklinde konuştu.

Ceyhun Birinci: “Kabul edilemez bir durum”

Mevcut uygulamanın kesinlikle kabul edilemez bir durum olduğunu vurgulayan Dr. Ceyhun Birinci, kişilerin kendilerinin beyan ettiği sağlık durumlarının, geçerli kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. Epilepsi, görme bozukluğu, organ eksikliği, akli denge bozukluğu gibi konuların, özellikle trafik içerisinde büyük risk oluşturabilecek konular olduğuna dikkat çeken Birinci; başvurularda mutlak suretle doktor kontrolü ve raporunun şart koşulmasının gerekliliğini açıkladı. Kişilerin kendi elleri ile tik attığı ve sağlık durumlarını ifade eden maddelerin, yanlış beyanlar durumunda, çok ciddi kaza faktörlerini doğurabileceğine işaret eden Birinci, derhal bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılmasını ve başvurularda mutlak suretle doktor raporu istenmesinin yasallaştırılmasını talep etti.

yenidüzen(özel)

 

Bu haber toplam 536 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.