1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR”
“YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR”

“YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR”

Ülkenin en büyük sorunu haline gelen uyuşturucu ile ilgili bir tedavi merkezi olmaması...

A+A-

 

Uzmanlar ülkenin en büyük sorunu haline gelen uyuşturucu ile ilgili bir tedavi merkezi olmamasını eleştirerek yetkililere çağrıda bulundu;

Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu ile Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel, ülkenin en büyük sorunu haline gelen uyuşturucu ile ilgili açıklamalarda bulundu, uzmanlar bir an önce uyuşturucu tedavi merkezinin devlet desteği ile kurulması gerektiğini açıkladı. Uyuşturucu ile mücadelede en önemli etkenlerden bir tanesinin gençlerin bilinçlendirilmesi olduğuna vurgu yapan Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel, uyuşturucunun ülkeye girişi ile ilgili de caydırıcı bir müdahale olması gerektiğini söyledi. Kişilerin tedavi edilebileceği bir merkezin olmamasının topluma yeni bağımlıların kazandırılma riskleri taşıdığını aktaran Başel, içici ile satıcının ayırt edilmesini sağlayan ilgili yasanın da oluşturulması gerektiğini belirtti.

“ÇOCUKLAR TEDAVİ EDİLMİYOR POLİSE TESLİM EDİLİYOR”
Uyuşturucu krizine giren ve devlet hastanesine giden küçük yaştaki çocukların doktorlar tarafından polise teslim edildiğini anlatan Başel, bu durumun toksik şoka giren insanların polise teslim edilmemek için hastaneden kaçmalarına sebep olduğunu, bunun da ölümlerle sonuçlanabileceğini söyledi. İnsanların yaptıkları bir hata yüzünden hayatı boyunca tasarrufunda uyuşturucu bulundurmaktan sicilinde kara leke kaldığına vurgu yapan Başel, “Sicil kaydında bulunuyorsa bir insanın uyuşturucu ve küçük bir toplumda yaşıyorsanız, o toplum bu insana rahat yaşama hakkı tanımıyor” dedi. “Gençlik Dairesi’ne ayrılan bütçeye baktığınız zaman bu ülkeye gençliğe verilen değeri görüyorsunuz” diyen Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu ise, geçtiğimiz yıl alt komitede bütçenin artırılması ile ilgili taleplerini ilettiklerini, ancak bütçenin artırılmadığını söyledi. Gençlik Dairesi’nin gönüllüler ile bir marka değeri oluşturduğunu açıklayan Eroğlu, gönüllülük esasıyla bir yere kadar gidilebildiğini ve oturtulmuş bir devlet politikası desteğine ihtiyaçları olduğunu aktardı. Ada Gündemi Programı ‘na konuk olan Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu ile Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel’in sözlerinden öne çıkan çarpıcı detaylar şu şekilde…

SOSYAL HİZMETLER UZMANI BARIŞ BAŞEL: SİSTEM, TEDAVİ HİZMETİ SUNMUYOR
“Önlemenin çeşitleri vardır. Birincisi gençlerin bilinçlendirilmesi. Eğitim müfredatına girebilmesi için okulların tam gün olması gerekir. Anca akademik beceriler üzerine uyarlanmış bir eğitim sistemimiz var. Bu toplumsal bir seferberliktir aslında. Birinci önleme dediğimiz program toplumdaki zararlı maddelere olan talebin düşürülmesidir. İkinci bacağı ise narkotik şubemizin ki 1.5 yıl boyunca bizlerle bütün adayı gezerek ailelere, öğretmen ve okul yöneticilerine de bilinçlendirme yaptılar. Bu çok önemli bir şeydir. Uyuşturucunun ülkeye girişi ile ilgili de mücadele olmalı önlemeye yönelik. En önemli önleme durumu ise tedavi merkezi ile alakalı. Kişiler tedavi ve rehabilite edilmezse, yeni bağımlıları topluma kazandırma riskleri vardır. Bu kişiler ceza aldıkları zaman zaten bir işe yerleşemiyorlar. Sistem, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunmuyor. “

“BU ÜLKEDE BİRİLERİ ÖLECEK”
“13-14 yaşındaki çocuklar toksik şoka giriyorlar. Ve hastaneye gittikleri zaman polise teslim ediliyorlar. Bu hasta haklarına aykırıdır. Ben kaç aydır hiçbir genci tedavi olmaya devlet hastanesine gitmeye ikna edemiyorum. Sağlık Bakanlığı’nın da tutumundan dolayı birileri ölecek bu ülkede. Bir kere 18 yaşın altındaki çocukların gökyüzü ile bağını koparamazsınız.Çocuk hakları sözleşmesi bize bunu söyler. O noktada Sağlık Bakanlığı’nın onların çocuk bağımlı olduğunu kabul etmeli. İkisini ayırt edebilmeli. Tedavi merkezi için hemen adım atmaları gerekiyor. “

“POLİSİN CİDDİ BİR BAŞARISI VAR”
“Son yıllarda yakalanan büyük miktarlardaki maddelere baktığınız zaman polisin ciddi bir başarısı var. Ancak polis var olan yasaları uyguluyor. Örneğin bizde muhbir yasası yok. Benim işim gençleri kurtarmak. İdrar kan örnekleri temiz çıkıyorsa, işe yerleşmişse, okuluna düşmüşse ben gençler için mahkemede konuşabilirim. Diğer türlü baktığınız zaman, devletin denetimli serbestlik mekanizmasını oluşturması lazım. Çok çabalayan gençler var. Yargıçlarımız da eskisi gibi değil. Uyuşturucunun tedavisi merkezdir, cezaevi değil. Sicil kaydında tasarrufunda bulunuyorsa bir insanın uyuşturucu, ve küçük bir toplumda yaşıyorsanız, o toplum bu insana rahat yaşama hakkı tanımıyor. Sicil affı bu durumda çok önemlidir. Bizde içici ile satıcı ayrılmış değil yasalarda. 1 kilo ile yakalanan da, 3 gramla yakalanan da aynı şekilde işlem yapılır. Satıcı ile mücadele etmek için çaba veriyor polisimiz, bu yüzden 1 gram bile olsa üzerine düşüyor.”

“ÇÜRÜK ELMALARI AYIRMAK GEREKİYOR”
“Polise yönelik bir karalama kampanyası var maalesef. Örneğin Sayın Gürler, bir anne tanımıyorum ki gitti örneğin kapısını çaldı ya da bir gençle ilgili bir şeyler sordu ve kendisi geri çevirdi. Her zaman destek olabilecek bir insan. Polisin içinde de kendi çarpık durumlar vardır elbet. Eğitimde de vardır, sağlıkta da. Çürük elmaları her zaman ayırmak gerekiyor elbette. ”

GENÇLİK DAİRESİ MÜDÜRÜ GENCAY EROĞLU: DEVLET POLİTİKASI ŞART
“Gençlikle ilgili konularda kısıtlama yapmamak gerekiyor. Gençlik Dairesi’ne ayrılan bütçeye baktığınız zaman bu ülkede gençliğe verilen değeri görürsünüz. Geçen yıl alt komitede bütçemizin artırılması için büyük bir kavga verdik ancak artırılmadı. Gençlik Dairesi, bu ülkede bir marka değeri olmuşsa, fedakarca çalışan gönüllülerimizle yapabildik. Yaz kamplarımızı gönüllü gençlerimizle yapabiliyoruz. Onların hiçbir ödeneği yok ama insanlar bu işe gönüllü. Bizlerle birlikte onlar da bu yola çıkmış gençlik için ne yapabiliriz savaşı veriyor. Gençlik ile ilgili bir devlet politikası olmalı. Gönüllülük esasıyla nereye kadar devam edecek? Gençliğe bütçenin ayrılması gerekir.”

“KENDİ YAĞIMIZLA KENDİ CİĞERİMİZİ KAVURUYORUZ”
“Gençlik Dairesi Müdürü olduktan sonra tüm memleketin gençlik dairesi müdürüyüm ben dedim. Herkese eşit mesafede olacağım dedim. Bugün merkezlerimizde birçok farklı görüşte ailemiz vardır. Herhangi bir isim ile çalışmak beni hiç rahatsız etmez. Benim için önemli olan gençlere hizmet etmektir. Öğretmenlik yaptığım yıllarda da yine aynı felsefe ile yoluma devam ettim. Kimin kızı olduğum zaten bilinir, gurur da duyarım. Ancak kimse de ben şuna oy ver dedim diye baskı yaptı diyemez. 5 yıldır bu görevdeyim hiçbir milletvekili de gelip Gençlik Dairesi ne yapıyor, ne ediyor, hangi faaliyetleri var, sıkıntıları nedir diye sormadı. Biz kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavurmaya devam ediyoruz.”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 548 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.