1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. BİR ANNENİN FERYADI! BİRİ TOPRAĞA BİRİ CEZAEVİNE!
BİR ANNENİN FERYADI! BİRİ TOPRAĞA BİRİ CEZAEVİNE!

BİR ANNENİN FERYADI! BİRİ TOPRAĞA BİRİ CEZAEVİNE!

“Artık kimsenin canı yanmasın”

A+A-

 

Oğullarının birini uyuşturucu kullanımına bağlı toprağa verirken diğerini cezaevine gönderen Şükran Çetinkaya devletin önlem almaması durumunda, daha çok ailenin uyuşturucudan canının yanacağını söyledi

Alayköy’de Ekim ayında ölü olarak bulunan 20 yaşındaki Anıl Muhammed Raşit Karabıyık’ın gözü yaşlı annesi Şükran Çetinkaya Havadis’e konuştu.

Evlatlarından birini uyuşturucu kullanımına bağlı olarak toprağa verirken diğerini cezaevine gönderen Çetinkaya, artan uyuşturucu suçlarına karşı devletin önlem almaması durumunda çok ailenin daha ağlayacağını ifade etti.

Yaşam şartları onları ayırdı

Evliliğinin kötü bitmesi ile Halil ve Anıl isimli çocukları ile tek odalı bir evde yaşam mücadelesi veren çaresiz anne, Sosyal Hizmetlerin yönlendirmesi ile evlatlarını küçük yaşta yuvaya vermek zorunda kaldı. Yıllarca çocuklarını bir yabancı gibi ayda bir alabilen Şükran Çetinkaya, oğullarını ergenlik döneminde yanına alabildi.

Şükran Çetinkaya, “Başımdan geçen kötü evlilik sonucu çocuklarımla tek odalı bir evde yaşam mücadelesi vermeye çalıştım. Bulaşıklarımı sokakta yıkıyordum, Anıl ve Halil’in büyümesi için kaldığımız yer uygun değildi. Sosyal Hizmetlerin yönlendirmesi ile Anıl 2, Halil 4 yaşındaydı onları SOS Çocuk Köyüne vermek zorunda kaldım” şeklinde konuşarak yaşam şartlarının onları ayırdığını söyledi.

Küçük yaşta anne baba sevgisinden yoksun büyüyen iki kardeş aynı suça bulaştı. Uyuşturucu Anıl’ı 20 yaşındayken öldürdü, Halil ise 22 yaşında 2014 yılında 100 paket bonzai ile yakalandı ve 5 yıl hapse mahkûm edildi.

Şükran Çetinkaya: “Anıl isyankâr bir çocuktu”

Halil ve Anıl’ın karıştıkları çevre onları birbirlerinden uzaklaştırdı. Maddi imkânsızlıklar içinde boğuşan anne ise çocuklarına en iyisini vermek için çabaladı. 20 yaşında uyuşturucuya kurban veren oğlunu anlatan annenin gözyaşları ise bir an bile durmadı. Şükran Çetinkaya, “Çocuklarımı yuvadan aldığım zaman her şeyin güzel olacağını düşünmüştüm. Anıl 16 yaşındayken sigara içmeye başladı ve sürekli sokaklarda kalmak istiyordu. Asi bir çocuktu ve ben ona hak veriyordum anne ve babadan uzak büyüdüğü için. Edindiği arkadaş çevresi ile ilgili onunla çok konuştum sürekli bana isyan etti, benden hep uzaklaştı. Her şeyin en iyisini istedi maddi durumum elverişli olmadığı için ona iyi bir ayakkabı bile alamadım” şeklinde konuştu.

“Anıla uyuşturucu parasını devlet verdi”

Şükran Çetinkaya oğlunun uyuşturucu temin edebilmesi için Sosyal Hizmetlere ailesinin kendisini istemediği yönünde yalan beyanda bulunarak maaş talep ettiğini ve dairenin gerçeği araştırmadan oğluna maaş bağladığını iddia etti. Çetinkaya Anıl’ın askere gittikten sonra hemen her hafta ziyaretine gittiğini Sosyal Hizmetlerin ise Anıl’a ailesi yok diye bağladığı maaş ile askerliği boyunca uyuşturucu aldığını anlattı. Çetinkaya sözlerine şöyle devam etti: “Anıl askere gitti ve Sosyal Hizmetlere ailem yok diye başvurarak, maaş talebinde bulundu. Daire gerçeği araştırmadan oğluma maaş bağladı, askerliği boyunca aldığı parayı uyuşturucuya verdi. Uyuşturucu temin etmek için defalarca askerden kaçtı, askeri cezaevinde hapis yattı. Defalarca narkotik polisinden yardım talebinde bulundum, ellerinden geleni yaptılar ama olmadı” şeklinde konuştu.

Uyuşturucu satıcıları ile cezaevinde tanıştı

Şükran Çetinkaya, oğlunun uyuşturucu bulmak için değişik suçlara karıştığını ve 3 ay Merkezi cezaevinde yattığını anlattı. Anne Çetinkaya, oğlunun cezaevinde kaldığı sürede ise uyuşturucu satıcıları ile tanıştığını iddia etti. Ersan Tarım’ı mahkûmiyet aldığı 3 ay süre içerisinde tanıdığını ve telefonda konuşmalarına şahit olduğunu ifade eden Çetinkaya, “Anıl cezaevinde uyuşturucu satıcıları, bağımlılar ile birlikte aynı koğuşta kaldı. Abisi Halil uyuşturucu suçundan 5 yıl hapislik cezası aldı ve bana kendi anlattı. Cezaevinde tanıştığı insanlarla çıkınca daha sık görüşmeye başladı, kendi gibi uyuşturucu kullananlarla birlikte kalmayı tercih etti ve eve günlerce gelmedi. Her gün telefonda aradım eve gelmesi için, defalarca yanlış yaptığını anlattım beni dinlemedi. Çocuklarımızı maşa niyetine kullanıp onları ölüme sürüklüyorlar” dedi.

Uyuşturucudan krize girdi bayıldı

Geçtiğimiz günlerde oğlunu toprağa veren Şükran Çetinkaya, Anıl Muhammed Raşit Karabıyık’ın 1 ay önce evde uyuşturucu krizine girdiğini ve bayıldığını söyledi. Oğlunun eve geleceğim dediği halde sabaha kadar beklediğini ve gelmediğini anlatan Çetinkaya, sabah saatlerinde oğlunun perişan bir halde eve geldiğini söyledi. Oğlunun evde gözlerinin önünde bayıldığını gözyaşları içinde anlatan Şükran Çetinkaya, “Evladım gözlerimin içine bakarak eridi, aldığı uyuşturucu ve alkolün etkisi eve gelince kendini gösterdi. Deli gibi kustu, müdahale etmek istedim bırakmadı sonra krize girdi ve bayıldı” diyerek uyuşturucu kullanan gençler için KKTC’de Rehabilitasyon Merkezi’nin şart olduğunu dile getirdi.

Barış ve Ruh Hastanesinin bağımlı kişiler için yetersiz olduğunu daha fazla zarar gördüklerine dikkati çeken Çetinkaya, mahkemelerin uyuşturucu suçuna karşı ibret verici cezalar vermesi gerektiğini ifade etti.

Çetinkaya: Oğlumu ölüme terk etti

Evde uyuşturucu kullanmasına izin vermediği için oğlunun sokakları tercih ettiğini ifade eden Şükran Çetinkaya, Anıl’ı ölümünden 1 hafta önce gördüğünü anlattı. Çetinkaya oğlunun ölümünden sonra Alayköy Polis Karakolu’na çağrılıp oğluyla ilgili bilgilendirildiğini ve uyuşturucu satın almak için gittiği evde ölüme terk edildiğini şu sözlerle ifade etti:

“Anıl 28 Ekim tarihinde Alayköy’e telefonuna gelen mesajdan sonra gitti. Arkadaşının motoru ile uyuşturucu satıcısı Ersan Tarım’ın evine gitti ve orda para karşılığı uyuşturucu alıp geri dönecekti. Tarım’ın evinde uyuşturucu içti, artık ne oldu bilmiyorum oğlum o evde fenalaştı. Polis Tarım’ın ifadesini bize aynen şöyle özetledi. Nefes alamıyorum, kendimi iyi hissetmiyorum beni dışarıya çıkar. Ersan Tarım bu sözler doğrultusunda Anıl’ı dışarıdaki koltuğa bıraktı. Uyanmayınca evden kaçtı, evinin dibinde polis vardı eğer korkusu olmasaydı neden aramadı, bir ambulans niye çağırmadı? Anıl’ı o koltukta bırakıp kaçtı, kısacası oğlumu ölüme terk etti bil bile. Artık Anıl yok, ama oğlum gibi kaç kişi bu adamın kurbanı olacak kaç ailenin canı yanacak. Ersan Tarım güneş yüzü görmesin, gençliğin katillerinden biridir.”

 

Havadis

 

Bu haber toplam 1550 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.