1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. BONZAİ ÖLDÜREBİLİYOR
BONZAİ ÖLDÜREBİLİYOR

BONZAİ ÖLDÜREBİLİYOR

Psikiyatrist Dr. Abidin Akbirgün, Sentetik Cannabionid türü uyuşturucu maddelerin esrardan ve diğer uyuşturucu maddelerden yüz kat daha etkili olduğuna dikkat çekti

A+A-

Barış, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Klinik Şef Vekili Psikiyatrist Dr. Abidin Akbirgün, halk arasında “bonzai” olarak da bilinen Sentetik Cannabionid türü uyuşturucu maddelerin esrardan kat ve kat daha güçlü olduğunu söyledi. Dr. Akbirgün hatta doğal uyuşturucu türlerinden yüz kat daha etkili çeşitlerinin olduğuna dikkat çekti.
   Dr. Abidin Akbirgün, son zamanlarda Sentetik Cannabionid türü uyuşturucu maddeler dahil tüm uyuşturucu kullanımında artış gözlemlenmesine rağmen, şu anda en sık madde bağımlılığının “alkol” olduğuna dikkat çekti.
   KIBRIS’a konuşan Dr. Abidin Akbirgün, Sentetik Cannabionid türü uyuşturucu maddelerde ani ölümlerin daha sık gözlemlendiğini, bu maddelerin diğer uyuşturucu maddeler ile alındıkları zaman ölümcül etkilerinin katlandığını açıkladı.
   Psikiyatrist Dr. Abidin Akbirgün, “Etkinliği güçlendirilmiş Sentetik Cannabionid türü uyuşturucu maddeler alındığı zaman ani kalp durmaları, terleme, titreme, böbrek ve karaciğer hasarları gelişir. Ayrıca psikolojik açıdan halüsinasyon, hezeyanlar, davranış bozuklukları ve dezorgenize (uyumsuzluk, tutarsız, garip davranışlara) neden olur” dedi.
   Dr. Akbirgün, ayrıca Sentetik Cannabionid türlerinin, doğal cannabislere oranla daha güçlü oldukları için kişilerin daha çabuk bağımlılık geliştirme etkilerinin olduğuna dikkat çekti.
   Ayrıca her Sentetik Cannabionid maddenin içinde değişik miktarlarda bilinmeyen kimyasal katkı maddelerinin olduğundan dolayı kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlığını bozucu etkilerinin artabileceğine vurgu yapan Akbirgün, “Sentetik Cannabionid’lerin içinde ekstra, değişik kimyasal karışımlar olduğu için vücuda vereceği hasar çok karmaşık ve şiddetli olabilmekte” dedi.
   Dr. Akbirgün, Sentetik Cannabionid türü uyuşturucu maddelerin, kâr marjı yüksek olduğu ve daha çabuk bağımlılık yarattıklarından dolayı satışının tüm dünyada yaygınlaştığını belirtti.
   Sentetik Cannabionid’in bazı türlerinin yasal olarak çok kısıtlı durumlarda tıp dünyasında ağrı kesici, analjesik, antiemetik (bulantı giderici) ve obeziteye karşı  olarak kullanıldığını anlatan Dr. Akbirgün, ayrıca tıpta deneysel olarak kullanılan alanlar olduğunu kaydetti.
        
“Bağımlılık sendromu tolerans ve yoksunluk bulguları ile ortaya çıkıyor”
   Psikiyatrist Dr. Abidin Akbirgün, bağımlılık göstergelerinin “tolerans” ve “yoksunluk” bulguları ile ortaya çıktığını anlattı.
   Akbirgün, “Tolerans, önce az miktarla elde edilen etkinin, git gide aynı etkiyi elde etmek için daha yüksek dozlara ihtiyaç duyma halidir. Yoksunluk bulguları ise her uyuşturucu madde tipine göre değişik olabilmektedir ve bazı durumlarda ölümcüldür. Yoksunluğun genel göstergeleri, çarpıntı, terleme, sinirlilik, taşkınlık, uykusuzluk, şiddetli ağrılar ve sindirim sistemi bozuklukları olmaktadır” dedi.
 
Ölüm genelde aşırı dozdan kaynaklanmakta
   Dr. Abidin Akbirgün, uyuşturucu kullanan kişilerde genelde ölümün aşırı dozdan kaynaklandığını anlattı. Akbirgün, bazı uyuşturucu maddelerde ve özellikle eroin ile alkol yoksunluklarında ölümlerin sık olabildiğini belirtti.
     
Başlama nedeni ise: Yetersiz kişilik yapısı gelişimi
   Psikiyatrist Dr. Abidin Akbirgün, “Kişilik yapısının yetersiz ve zayıf gelişimi”nin uyuşturucuya başlama nedeni olduğunu belirterek; aşırı doyurulmuş ego, aşırı koruyucu kollayıcı aile yapıları, aile- okul- toplum yapılanmasında ciddi disiplin eksikliği sonucunda engellenmeye dayanma gücü düşük bireyler gelişebilmektedir.            
   “Engellenmeye dayanma gücü yetersizliği özellikle hayatın zor dönemlerinde ya da benlik saygısın yetersiz gelişimi nedeniyle uyuşturucu kullanımına açık kapı bırakmaktadır” diyen Akbirgün, madde bağımlılarında  yüzde 70-80 oranında kişilik bozukluğunun da eşlik ettiğini kaydetti.
   Akbirgün, “Bundan dolayı bu kişilere mağdur gözüyle bakmak ve her isteklerini kayıtsız şartsız karşılamak genelde bağımlılık tablosunu artırır. Tedavide bu şahıslara karşı net ve açık olmak, tedavi kurallarını hatırlatmak gerekmektedir. Madde bağımlısı tedavisinin en büyük özelliği şahsın kendisinin istekli olmasının gerekliliğidir. Motivasyonu yetersiz, isteksiz veya yasal sorumluluklarından kaçmak amacında olan bir şahsa madde bağımlılığı tedavisi uygulanamaz” dedi.
 
Tedavi edilmemiş uyuşturucu bağımlıları suça meyilli olur
   Madde bağımlılarının madde arayış davranışları nedeniyle özellikle adi suçlara meyilli olduğuna dikkat çeken Akbirgün, cezai uygulamaların açık ve caydırıcı olması gerektiğine vurgu yaptı. Tekrar tekrar suç işleme durumlarında cezalar yükseltilmeli ve şartlı tahliyeden kaçınmak gerekir.
   Dr. Akbirgün, bir şahsın madde etkisi altında suç işlemesinin ceza-i ehliyetini azaltmadığını aksine artırdığını kaydetti.
 
Ülkemizdeki eksiklik rehabilitasyon aşamasındadır
   Psikiyatrist Dr. Abidin Akbirgün, ülkemizde uyuşturucu madde bağımlılığının tıbbi tedavisinde (tedavi programına alınma kriterlerini karşılıyorsa) ilk adımın detoks (kanın uyuşturucu maddeden temizlenmesi) olduğunu belirterek, daha sonra bilinçlendirme ve iç görü kazandırmaya yönelik psikoterapiler uygulandığını anlattı.
   Dr. Akbirgün, uygun olan hastaların “yerine koyma” tedavisi altına alındığını söyleyerek, uyuşturucu tedavisinde ülkemizde eksik olan safhanın rehabilitasyon olduğuna dikkat çekti.
   Akbirgün şöyle devam etti:
   “Maddeden kurtulan şahıslar küçük toplum olduğumuz ve sicil kayıtlarından dolayı iş bulmakta zorlanmakta, toplumdan dışlanmaktadırlar. Bu da tekrar maddeye geri dönmelerini tetiklemektedir. Uzun vadeli planda en verimli tedavi şekli koruyucu ruh sağlığı politikalarının geliştirilmesidir. Bunun içinde eğitim çok büyük yer kaplamakta. Bu eğitim oldukça kapsamlı olup ailelerin çocuk yetiştirme tarzları, ailede- okulda-toplumda sağlıklı kişilik yapısı gelişimi için kontrollü ve adil ceza - ödül sisteminin oturtulması gerekmektedir. Burada temel nokta egonun (kişiliğin) güçlü olmasıdır. Egosu güçlü olan kişi, yani kişilik yapısı sağlam olan kişi, uyuşturucu maddeye başlamaz. Başlarsa bile ondan kurtulması daha kolay olacaktır.”
 
Çocuklara ve gençlere yapılacak en büyük yanlış…
   Psikiyatrist Dr. Abidin Akbirgün, “Çocuklara ve gençlere yapılabilecek en büyük yanlış;  ‘Çocuk doğsun, okula gitsin, üniversiteye gitsin, işe girsin ve tüm bunları yaparken hiçbir engellenmeyle karşılaşmasın, hiçbir zorluk yaşamasın’ felsefesidir” dedi. Teknik olarak kontrollü bir şekilde zorlanma ile karşılaş(tırıl)mayan çocuk ve genç problem çözme becerisi kazanamaz. Bunun üzerine bir de kişi nasıl olsa devlette işim hazır ya da ailemin parası ve gücü bana yeter beklentisi içine girerse özellikle duygusal alanda zorlanmalarda çaresiz kalacaktır ve zorlanmalardan kaçış yolunu uyuşturucuda bulacaktır” dedi.
 
Alkol bağımlılığı daha yaygın
   Dr. Abidin Akbirgün, son zamanlarda Sentetik Cannabionid türü uyuşturucu maddeler dahil tüm uyuşturucu kullanımında artış gözlemlenmesine rağmen, şu anda en sık madde bağımlılığının “alkol” olduğuna dikkat çekti.
   Alkol bağımlılığının topluma gerek maddi gerekse manevi olarak zarar verdiğine dikkat çeken Akbirgün, “Alkol bağımlılığı en az esrar ve eroin bağımlılığı kadar ciddiye alınıp tedavi edilmesi gereklidir” dedi.
   Akbirgün, alkole karşı yeterli uyarı, bilgilendirme ve denetimin yapılmadığını işaret ederek, toplumda genelde alkole karşı bir hoşgörü olduğunu ve ciddi bağımlılık yapıcı etkisinin vurgulanmadığını dile getirdi.
   Dr. Akbirgün, “Oysa alkol, siroz, pankreas kanseri, yemek borusu kanseri, mide kanserinde çoğunlukla öncelikli sorumlu maddedir. Ayrıca adi suçlarda, trafik kazalarında ve boşanmalarda da alkol problemi ciddi bir yer tutmaktadır” dedi. 
 
Gizli tehlike…
   Dr. Akbirgün, “Gözden kaçan bir diğer tehlike ise sıklıkla kötüye kullanılan, bazen reçetesiz ulaşılabilen bazen ise doktorların kötüye kullanım kapısını açtıkları “Benzodiazenpin” (Xanax, valium, rivotril….) gibi ilaçların neden olduğu  bağımlılıktır. Bu maddelerin bağımlılığı çok ciddidir, gereksiz ve uzun süre bu ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır” dedi.   

Kıbrıs

 

Bu haber toplam 2713 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.