1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÇEŞMELERDEN KANSER AKIYOR
ÇEŞMELERDEN KANSER AKIYOR

ÇEŞMELERDEN KANSER AKIYOR

Çeşmelerden kanser akıyor

A+A-

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Çevre Sorumlusu Teksen Köroğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün tüm dünyada yasakladığı asbestin halen ülkemizde kullanılmasının hayret verici olduğunu belirterek, asbestin 2006 yılında Avrupa Birliği’nde kullanımının yasaklandığını söyledi. Köroğlu, ülkemizde de yasak olmasına rağmen birçok belediyenin altyapısını değişmediğinden borulardan kanser aktığını vurguladı.
 
İsmail VOLKAN

Artık kullanılamayacak duruma gelmiş, kansere yol açan asbestli su borularının değişimi konusunda bazı ilçeler sorunu kökten çözerken, bazı ilçeler yenileme çalışmalarını bütçe olmadığı gerekçesiyle yapamıyor.

Türkiye’den gelen suyla birlikte altyapının yenilenmesi konusu gündeme gelirken, bazı ilçelerde halen çeşmelerden İngiliz döneminden kalma asbestli borulardan kanserli su akıyor.

Avrupa Birliği ve Türkiye’nin de katkılarıyla birçok belediye ve köyde altyapı yenilenirken, Lefkoşa, Gazimağusa ve Girne gibi şehirlerde halen asbestli boru mevcut.

Havayla temas etmediği veya kırılmadığı sürece asbestli boruların insan sağlığını tehdit etmediği belirtilse de, bu açıklamalara ne kadar güvenilir bilinmiyor.

“Kansere neden olduğunu yıllar önce açıklandı”

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Çevre Sorumlusu Teksen Köroğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün tüm dünyada yasakladığı asbestin halen ülkemizde kullanılmasının hayret verici olduğunu belirterek, asbestin 2006 yılında Avrupa Birliği’nde de kullanımının yasaklandığını söyledi.

Yapılan tüm araştırmalarda asbestin dünyada kesin kanserojen madde olarak tanımlandığına işaret eden Köroğlu, kesin kanserojen madde olan ve asbeste bağlı oluşan hastalıkların ortadan kaldırılabilmesi için her türlü asbestin kullanımına son vermek zorunda kalındığını ilan edip çağrı yapıldığını kaydetti.

“Radyasyon kadar tehlikeli kanserojen madde içerir”

Asbestli su borularının yüksek derecede kanser riski taşıdığına işaret eden Köroğlu, maddenin zararlarını şu şekilde anlattı:

“Asbest, mikroskobik iğne şeklindeki kristallerden oluşuyor. Vücut dokusuna saplanan bu kristaller etraflarındaki hücreleri değişime uğratıp, kanserojen hale getirmektedir. Gerek solunum, gerekse sindirim yoluyla alınan bu asbestler, radyasyon kadar tehlikeli kanserojen bir maddedir. Asbestli su boruları da insan sağlığı için çok tehlikelidir. Asbest içme suyuna karışınca vücuda sindirim yoluyla girip, mide, pankreas, böbrek, sindirim yolu kanserlerine yakalanma riskini artırıyor. Asbestli içme suyu şebekelerinde meydana gelen patlak ve kırılmalarda çıkan kristaller solunum yoluyla da ciğerlere yerleşebilir. Ölümcül akciğer hastalıklarına neden olabilir. Su boruları sağlam olsa bile aşırı klorlu su asbestli yüzeyle temasa geçtiğinde, buradaki asbestli lifleri koparabiliyor, kopan lifler suya karışarak, sindirim yoluyla vücuda girebiliyor.”

“Devletin insana verdiği değeri gösteriyor”

Ülkemizde de asbestle ilgili yasak olmasına rağmen yerel yönetimlerin asbestli şebeke borularını değişmemesinin insan sağlığına verilen değeri ortaya koyduğunu ifade eden Köroğlu, “Belediyeler, finansları yok diye masraf etmemek için bu boruları yenilemiyorsa, bu hizmet etmekle yükümlü oldukları vatandaşlarına verdikleri önemi gösterir. Halkımız bu asbestli boruları hak etmiyor. Yıllardır çeşmelerinden kanser akıyor, haberimiz yok. İnsanların en temel haklarından biri olan temiz suya erişme hakkı, bir kısım insanın yıllardır ellerinden gizlice habersizce ellerinden alınıyor ve buna kimse ses çıkarmıyor” dedi.

“Bu Kıbrıs Türk halkına karşı işlenen bir cinayettir”

Yetkililere “Ülkemizde kanserin yaygın olmasının nedenlerinden birinin bu olmadığını kim söyleyebilir?” şeklinde soru yönelten Teksen Köroğlu, yaşanan bu sorunun dehşet ve utanç verici bir olay olduğunu vurguladı.

Köroğlu, “Bu işin affı yoktur. Bu ülkede hala insanlarına asbestli borularla çeşmelerinden kanser akıtmamız, su içirmemiz dehşet ve utanç verici bir olaydır, ayıptır. Bu bilinçsizlik değildir. Bu Kıbrıs Türk halkına işlenen bir cinayettir” şeklinde konuştu.

“Binlerce insanın sağlığı söz konusudur”

Köroğlu şöyle devam etti:

“Madem musluktan akan su temiz olmayacak, vatandaşlar neden bu suya bu kadar para versin? Yerel yönetimler işini doğru yapmayacaksa belediyeler neden var? Devlet vatandaşına temiz suyu bile sağlayamıyor ve çeşmelerden kanser akmasına göz yumuyorsa neden var? Bu hatların hemen şimdi yenilenmesi gerekmektedir. Sağlığa zararı olmayan basınca dayanıklı su boruları baştan sona yenilenmelidir. Binlerce insanın sağlığı söz konusudur. Hiçbir şey bundan daha acil ve önemli değildir. Eski asbest borular veya inşaat malzemeleri çıkarılırken de işçi güvenliği önlemleri uzmanlar tarafından alınmalıdır. Bu çalışmalar esnasından işçiler asbeste maruz kalmamalıdır.”

Lefkoşa, Girne ve Mağusa’da asbestli borular mevcut

KIBRIS Gazetesi’nin yaptığı araştırmada Lefkoşa'da yüzde 30, Girne’de yüzde 20 civarında, Mağusa’da da iki bölgede asbestli boru olduğu ifade edilirken, boruların proje ve bütçe gerektirdiği için yenilenemediği ortaya çıktı.

Güzelyurt ve İskele Bölgesi’nde ise su altyapısının tamamen yenilendiği ve asbestli boru olmadığı bildirildi.

Üç belediyede su asbestli borulardan akıyor

Lefkoşa’da vatandaşın sağlığını tehdit eden asbestli boruların yenilenmesinin maliyetinin 6 milyon Euro civarında olduğu kaydedildi.

Mağusa’da da liman ve sanayi bölgesinin su borularının asbestli olduğu ifade edilirken, bölgelerin denetiminin belediyenin kontrolünde olmadığı belirtildi. Mağusa’nın iç hatlarının tamamın 2012 yılında yenilendiği açıklandı.

Girne’nin de yüzde 20’ye yakın su altyapı şebekesinin yenilenmesi gerektiğine dikkat çekilirken, boruların ne kadarının asbestli olduğunun belli olmadığı belirtildi.

İskele bölgesinde de su boru hattının yaklaşık yüzde 15’lik kısmının eski olduğu gerekçesiyle yenilenmesi gerektiği kaydedilirken, bölgenin 5 yıl önce asbestli borulardan temizlendiği ifade edildi.

Kıbrıs

 

Bu haber toplam 354 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.