1. HABERLER

  2. ASTROLOJİ

  3. I-CHING - GELECEĞİNİZİ ÖĞRENİN
I-CHING - GELECEĞİNİZİ ÖĞRENİN

I-CHING - GELECEĞİNİZİ ÖĞRENİN

“I Ching de ne?” sorusunun cevabı şöyle: Çin bilicilik sanatının en saygın kaynağı olan üç bin yıllık mistik bir kitap. Temel düşüncesi ‘değişim’. Ona en sıradan konuları bile danışabilirsiniz. Ama bunu tek başına yapmanız pek mümkün değil. O yüzden I Chi

A+A-

I Ching’i, Carl Gustav Jung sayesinde tanıdım. Analitik psikolojinin kurucusu Jung’un insan ruhunu keşfetme arayışındaki en önemli duraklarından biridir I Ching. Ünlü bilim adamı, üzerinde çalıştığı eş zamanlılık ve kolektif bilinç dışı gibi kuramlarla I Ching arasında paralellikler görmüş ve üç bin yıllık bu bilge kaynağın işleme mantığına hayran kalmıştır. Tıp dünyasında eleştirilmek pahasına I Ching’i savunmuş, üzerine deneyler yapmış ve kitabı Batı’ya kazandıran Richard Wilhelm’in İngilizce çevirisine önsöz yazmıştır.
Bu mistik kitaba danışmak, sanıldığı kadar kolay değil. İşin eğitimini almadıysanız, sorularınıza cevap bulmanız imkânsız. O yüzden I Ching eğitimcisi Ebru Dengiz'le buluşmaya karar veriyorum. Dengiz, dört yıldır sürdürüyor eğitimleri. Üniversitede jeofizik okuduğu yıllarda metafiziğe merak sarmış. Bu merakını bilen bir arkadaşı 1998 yılında ilk kitabını hediye etmiş ona: Alfred Huang’dan The Complete I Ching. O gün bugündür bu ilişki devam ediyor, kısmen hoca-öğrenci ilişkisi, kısmen de iki dost gibi… Ama kesinlikle kutsal bir ilişki değil bu. Dengiz, I Ching’in, hayatındaki şefkat dolu ses olduğunu söylüyor.
I Ching’e “Bugün kravat taksam mı?’’ gibi sıradan bir soru da sorabiliyorsunuz, “Bu dünyadaki ruhsal görevim nedir?” diye sübtil bir soru da. Dengiz, yapısı gereği I Ching’in her iki soruya da yanıt verdiğini ve bu kitaba şahsen danışılmasından yana olduğunu söylüyor. Bu sebeple I Ching bakmak yerine öğretmeyi tercih etmiş. Ayda bir düzenlediği tam günlük eğitimleri, temel ve ileri düzey olarak iki seviyede veriyor. Her eğitimde, en fazla altı kişiden oluşan gruplarla çalışıyor.

Seansta neler yaşadım?

I Ching’in nasıl bir sistem olduğunu tam olarak anlayabilmek için Dengiz’in rehberliğinde danışmaya karar veriyorum. Sorum hazır ama iş yazmaya gelince, hiç de kolay olmadığını anlıyorum. I Ching, neyi bilmek istediğinizi çok net ve şimdiki zamanda sormanızı talep ediyor. Soru üzerinde düzenleme yaparken bile, belleğimde bu konunun değdiği noktalar harekete geçiyor. Az sonra I Ching’in vereceği yanıta şimdiden dâhil olmaya başladığımı hissediyorum. Dengiz, tahta kutunun kapağını açıp çubuklarını karıştırıyor, bu sırada konsantre olmak için kısa sürelerle gözlerini kapattığını fark ediyorum. I Ching’e danışmanın üç farklı yöntemi var. Dengiz, Konfüçyüs tarafından geliştirilen 16 çubuk yöntemini kullanıyor. Çubukların üzerinde, dört değişkenden hangisine (yin, yang, hareketli yin, hareketli yang) ait olduğuna dair işaretler var. Çubuklardan birini çekip baktıktan sonra, önündeki boş beyaz kâğıda bir çizgi çekiyor. Daha sonra çubuğu kutuya geri atıyor. Altı kez çektikten sonra alt alta çizilmiş farklı uzunluktaki çizgilerden oluşan bir sembol çıkıyor. İşte bu benim hegzagramım: I Ching’in, soruma verdiği yanıt. Birazdan kitaptan neyi temsil ettiğini ve verdiği yargıyı okuyacağız, ama öncesinde Dengiz, mevcut hegzagramdan bir kırılma noktası çizgisi ve iki farklı hegzagram daha çıkartıyor, ki bunu hesaplamayı öğretmenin bir tam gün aldığını söylüyor. İkinci hegzagram, aynı durum devam ettiği sürece, gelecekte beni neyin beklediğini anlatacak. Üçüncüsüyse hayatımda bu tekrarı neden yaşadığımı söyleyecek, yani meselenin kaynağına değinecek.
Yanıta gelince: Kendime sakınmadan bakabilsem ve beklentiye girmeden meseleyi olduğu gibi görmeyi kabul edebilseydim eğer, içinde bulunduğum durumu bundan daha güzel tarif edemezdim.

Soruya odaklanın

Seans boyunca beni bu kadar şaşırtan bir diğer an da, içinde bulunduğum durum hakkında, I Ching’in geleceğe dair yaptığı projeksiyon oldu. Çünkü başlangıçta, bambaşka bir şeyden bahsediyormuş gibi yabancı hissettim yargıya. O an içimden bir ses, soruma tekrar bakmamı fısıldadı sanki. Evet, yanıt bu kez son derece anlamlıydı, sadece ben gerçekten ne sorduğumu unutmuştum.
Bu seansın ardından hak veriyorum ona. Çünkü danışanın burada kesinlikle aktif bir rolü var: Sorumun yanıtını duymak için I Ching’e danışıyorum, öte yandan önerdiği yargıyı dinlerken sanki her şeyi zaten biliyormuş gibi hissediyorum. Dengiz, bu konudaki merakımı Jung’un bir sözüyle gidermeye çalışıyor: “Bu dünyada yaşamış, yaşayan ve yaşayacak olan herkes, Çin Seddi’ne bir taşı kimin koyduğu bilgisine sahiptir”. Cevabın, var olan her şeyin bilgisine sahip olan ortak bilinç dışından indirildiğini söylüyor.

Danışma yöntemleri:

Kandil çiçeği sapı yöntemi:
I Ching'in en eski kullanım yöntemi. 50 adet kandil çiçeği sapı belirli bir kural düzeneğine göre ayrıştırılır. En az sekiz ayrıştırma sonunda, hegzagrama ait ilk çizgi elde edilir. Aynı işlem diğer beş çizgi için de tekrarlanarak, hegzagrama ait altı çizgi elde edilir. Epey uzun süren ve karmaşık olan bu yöntem, günümüzde artık pek kullanılmıyor. I Ching kullanıcılarının günlük okumalardan ziyade, I Ching meditasyonlarında kullandıkları bir yöntem.

I Ching Paraları:
Kendine ait tasarımları olmakla birlikte, herhangi üç adet demir para ile de uygulanabilir. Bir yüzü ‘2’ diğer yüzü ‘3’ sayısına eşit kabul edilerek paralar atılır. Gelen üç yüzün sayısal değeri toplanarak, hegzagrama ait ilk çizgi bulunur. Toplam altı atış sonrasında altı adet çizgi, dolayısıyla da bir hegzagram elde edilir. Okuma, klasik çözümleme ile irdelenerek, danışma kısmına geçilir.

16 Çubuk Yöntemi:
Konfüçyüs' ün geliştirdiği, kullanması diğerlerine göre en kolay yöntem. Çubukların her birinin üzerinde, dört değişkenden (yin, yang, hareketli yin, hareketli yang) hangisi olduğuna dair işaretler var. Danışılacak konu hakkındaki soru sorulduktan sonra, çubukları karıştırarak çekim yapılır. Hegzagrama ait altı çizgiyi belirlemek için çekim altı kere tekrarlanır.

I Ching nedir?
I Ching (içing okunuyor) değişimler kitabı anlamına geliyor.
En az üç bin yaşında olduğu tahmin ediliyor.
Başlangıçta Şamanların kullandığı gizli bir dilde söylenceler şeklinde ortaya çıkmış. Daha sonra kâğıda dökülüp, bilgi almak amacıyla kullanılmış.
Çin İmparatorluğu’nda devlet işleri törenlerle I Ching’e danışılırken, sonraları halkın kullanımına da açılmış.
Konfüçyüs’ün ve Loa-tse’nin öğretileri, Feng Shui gibi Çin bilgeliğine ait birçok kadim uygulama ya da öğreti, kaynağını I Ching’den alıyor.
Her birine “Kua” adı verilen 64 adet hegzagramdan (altı çizgi) oluşuyor.
I Ching’e para atılarak ya da 50 adet kandil çiçeği sapı belli bir kurala göre ayrıştırılarak danışılıyor. Bunun yanı sıra Konfüçyüs tarafından geliştirilen daha sade ve kolay bir yol olan 16 çubuk yöntemi de bulunuyor.
kitap, gelecekte yaşanması muhtemel olaylar hakkında danışanı bilgilendiriyor. Bunu yaparken, içinde bulunduğu karar anının veya olayın, tam o ‘an’da ve senkronize zamanda enerjisinin ne durumda olduğunu inceliyor.
Danışanın iç meselelerine dair farkındalığını geliştirmesini destekleyen bir bilgelik kaynağı olarak da işlev görüyor. 
Kaynak: www.ichingturkiye.com

EĞiTMEN EBRU DENGiZ, I CHING’i ANLATTI:

Eğitimlerde I Ching’i anlatırken kullandığınız en temel tanım nedir?
- “I Ching, bir yaşam anahtarıdır” diyorum. Çünkü I Ching’e soru sorarken düşünmeyi öğretiyorum. Soru mutlaka yazılacak. Gizli olabilir ama mutlaka yazılmalı. Kişinin, sorusunu görüp inceledikten sonra, oluşan farkındalıkla soruyu yeniden tasarlaması lazım. Soru üzerinde düşünürken bile çoğu zaman cevabı buluyorsunuz, bu bir. İkincisi, o soruyu size sorduran egonuzu, korkularınızı, açmazlarınızı anlıyorsunuz, bu anlamda I Ching müthiş bir farkındalık yaratıyor. Üçüncüsü, gelecekle ilgili, yani sorduğunuz sorunun yanıtıyla ilgili bir beklentiniz var ya hani, işte orada kendi şişirilmiş egonuzla karşılaşabiliyorsunuz.

Soru sormanın da bazı incelikleri var sanırım…
- Sorunun hep şimdiki zamanda sorulması gerekiyor. Sorunun cevap verdiği nokta zamansızdır. I Ching, zamanı lineer algılamıyor, dairenin merkezinde duruyor; dolayısıyla geçmişe olan uzaklığıyla, soru sorduğum ana uzaklığı aynı. Zaman aralığını mümkün olduğunca daraltıp, net soruları soruyoruz.

'O an'da kalın

Hangi konularda danışılabilir?
- İnsanlar dört-beş konu üzerinde odaklanıyor: İş, aşk, aile, sağlık, para. Altıncı konu yok. Çok çok küçük bir grup belli bir açmazını fark ediyor. Mesela kişi sevilmeme korkusunu fark etti; bununla ilgili nasıl bir yol izlemesi gerektiğini soruyor. Çok az insan, “Neden buradayım?”, “Öğrenmem gereken dersler ne?” gibi sorular soruyor. İnsan doğası daha çok maddeyi merak ediyor, gerçi I Ching açısından bir sakıncası olduğunu sanmıyorum. Takır takır cevap veriyor hepsine.

Kişiye daha çok fayda sağladığı bir alan var mı?
- Aslında I Ching’in, bir kişiye en yardımcı olduğu nokta, kişinin gerçekten kararsız kaldığı zamanlardır. I Ching, kelime anlamı olarak, "Değişimler kitabı" diye anılır. Yol ayrımına geldiğinizde süper cevaplar verebilen bir kitaptır. Size üç tane hegzagram çıkarıyor. Herkes içinde bulunduğu durumu bilir sanırız, ama öyle değil işte. I Ching, önce size içinde bulunduğunuz durumun analizini yapıyor. Sırf onu okurken bile farkındalık başlıyor. Ondan sonra “Bu şekilde devam ettiğin sürece, bu enerji böyle bir döngüye girecek” şeklinde bir projeksiyon yapıyor. Ayrıca değişken çizgilerimiz var, oralarda da I Ching, olayın kırılma noktalarına işaret ediyor. Bir de o olay neden sizin başınıza gelmiş? Hep aynı tekrarları yaşayan insanlara, onu kırıp başka bir zincire geçebilmeleri için, ilerleme için farkındalık yaratır.

Her zaman doğru yanıtı veriyor mu?
- Bu sorunun yanıtı, I Ching’in işleyiş prensibinde gizli. Temel olarak yaptığı şey enerji analizidir. Sizin içinde bulunduğunuz anı analiz ediyor, bakıyor ve o analizin sonucunda ona eş zamanlı bir projeksiyon yapıyor. Eğer siz andaki şartları değiştirirseniz, soruyu tekrar sorduğunuzda, bu kez size yeni duruma göre bir yanıt veriyor. Yani sanki bir sinema perdesi açıyor, böyle devam ettiğiniz takdirde sizi bekleyenleri gösteriyor. Anda kalma prensibini gözetirseniz, evet, I Ching her zaman doğru analizi yapıyor.

Bir çeşit fal mı?

Bunu "Kehanet" diye adlandırabilir miyiz?
- Kehaneti falla karıştırmıyorsak -ki bu çok önemli bir ayırım- I Ching için ‘kahin’ tanımını kullanabiliriz. Ama ülkemizde kehanet dediğiniz zaman iş fala, sihirbazlığa, şarlatanlığa çekiliyor. Çinliler bunu "Bilicilik sanatı" diye tanımlarlar ve müthiş bir saygıyla yaklaşırlar. Benim öğrettiğim haliyle bir enerji analiz sistemidir. Geleceğe dair projeksiyon yapar. Hem matematiksel, hem felsefi olarak bu denli sofistike, bu denli sağlam başka bir şey bulamıyorsunuz. I Ching’e kutsal bir şey gibi değil, ama belli bir saygıyla yaklaşıyorum.

Kimler ilgi gösteriyor eğitimlerinize?
- 20 ile 50 yaş arasındakilerin ilgisini çekiyor, yelpaze çok geniş. Doktorlar, emekli askerler, üniversite öğrencileri de var, karşılaştırmalı tarih uzmanı da. Genellikle Uzakdoğu öğretilerini araştırmışlar, her taşın altından I Ching çıktığı için, daha çok anlamak adına geliyorlar. I Ching öğrenmenin yanı sıra, biraz bizim toplumumuzda eksik olan felsefi düşünme yeteneklerini de geliştiriyorlar.

Fal öğrenmek için gelen yok mu?
- I Ching’i fal olarak görenler var, ben öyle görmüyorum, ama o düşünceyle ve merakla gelenleri de geri çevirmiyorum. Biz beşer zihniyetimizle insanların deneyimlerini etiketliyoruz, ama hepsi doğru aslında; buna katlanmak her zaman kolay değil elbette; herkesin kendi açmazları, kendi zayıflıkları var.

Arzu Zengin,Çağrı Kılıççı-Tempo

 

Bu haber toplam 2568 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.