1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. ŞAM: SURİYE BAŞKENTİNİN DEĞİŞEN YÜZÜ
ŞAM: SURİYE BAŞKENTİNİN DEĞİŞEN YÜZÜ

ŞAM: SURİYE BAŞKENTİNİN DEĞİŞEN YÜZÜ

Birleşmiş Milletler'in tıklayın tahminine göre, insani yardıma ihtiyaç duyan Suriyelilerin sayısı yedi milyon civarında.

A+A-

Beşar Esad, BM tarafından yardımın dağıtılmasını engellemekle suçlanıyor.

Başkent Şam'da halk, içsavaşın ortasında yaşama tutunma mücadelesi veriyor.

Şam'daki askeri hastanelerden birindeki doktor, herkes gibi doğru kelimeleri bulmaya çalışıyor.

En sonunda ağzından şu sözler dökülüyor: "Burayı artık tanıyamıyorum. Bu bizim hayatımız değil. Bu bizim ülkemiz değil."

İngiltere'deki arkadaşlarına eskiden Suriye'ye gelmelerini, burasının güvenli olduğunu söylediğini anlatıyor.

Haklıydı. Üç yıl önce annemi, o zaman dokuz yaşında olan kızımı tatil için Suriye'ye getirmiştim. Şam'daki Eski Kent civarında yürüdük, Halep'e giden yol boyunca, Humus ve Hama'dan geçtik ve İdlib yakınlarındaki Ölü Şehirler olarak bilinen ıssız kentlere uğradık. Bunlar, yüksekteki bir bozkırda yer alan, bin yıl önce terk edilmiş yerleşimler.

Doktorun söylediği gibi, Suriye ziyaret edilebilecek, sıcak ve güvenli bir yerdi. Ama artık öyle değil.

Şam-Halep arasında 50 kontrol noktası

Her ay iki buçuk milyon kişiyi besleyen BM Dünya Gıda Programı'nın Suriye'deki yetkilisi geçen hafta Şam'dan Halep'e yaptığı bir yolculuğu anlattı.

Suriye'nin iki büyük kenti arasında 50 kontrol noktasından geçtiklerini söyledi. Yarısından biraz fazlasında hükümet askerleri, diğerlerinde silahlı isyancılar varmış.

Devlet Başkanı Esad geçen hafta televizyona çıkarak, Suriye'de isyancıların kontrolü altında 'kurtarılmış bölgeler' olduğunu reddetti fakat gerçek şu ki Esad'ın adamlarının ülkenin büyük bölümüyle tek teması, bir silah sistemi üzerinden kuruluyor.

Hatta bu durum, Şam'ın bazı semtleri için de geçerli.

Rejim, şehrin göbeğini kontrol ediyor. Ancak merkezin etrafındaki yoksul mahalleler zinciri isyancıların elinde.

Günler ve bazen geceler boyunca Suriye ordusu mevzilerinden kentin eteğindeki beton yığınlarına yönelik gümbürtülü top ateşi açılmasının sebebi bu.

Patlamalar aralıksız değil ama muntazam ve bazen yoğun.

Geçen hafta başında, isyancıların elindeki varoşlardan birine yönelik bir saldırı sırasında uzun bir duman bulutu gördüm.

Hükümet kontrolünde bulunan Şam kent merkezinin doğusundaki, eskiden şehrin en şık yeri olan Abbasi Meydanı civarına gittim. Kum torbaları ile çevrili siperler, Cubar adlı varoşa giden yollardan birinin üzerinde başlıyor. Abbasi Meydanı kavşağında arada sırada zırhlı bir aracın veya bir tankın acı çığlığı duyuluyor.

Meydana çıkan sokaklarda ise hayat devam ediyor. Domates gibi temel malların fıyatları iki katına çıkmış olsa da, dükkanlar açık.

Cubar'da isyancıların doğrudan bakış açısı altında yaşayan bir kadınla konuştum. Yıkık dökük halde faaliyetini sürdürmeye çalışan yerel alışveriş merkezi ve lokantanın önünde dikiliyordu.

İnsan kendini çabuk toparlıyor. Adını vermek istemeyen kadın, komşularıyla birlikte mangalda ızgara yemekleri yiyeceklerini söylüyor.

Bir yandan da, açıklıktayken bir serseri kurşuna veya artık silahlı isyancıların kendi alanları dışına atabildikleri havan topu mermilerine hedef olmaktan korkuyor.

Rejim kendine güveniyor

Devlet Başkanı Esad'ın aklında ne olduğuna ilişkin hiçbir fikrim yok. Fakat rejime yakın kişilerden edindiğim izlenime göre, her şeye rağmen, hem savaşı hem de tartışmayı kazandıklarına inanıyorlar.

Çünkü Rus ve İranlı müttefikleri sıkı duruyor ve iki yılın ardından Esadlar hâlâ iktidarda.

Tunus, Mısır ve Libya'nın eski liderleri ayaklanmaları başlamasından sonraki günler, haftalar veya aylar sonra düşmüştü.

Esad'lar, cihatçı savaşçılarla karşı karşıya oldukları iddiasının doğru çıkmış olmasından memnun gözüküyor.

Laiklik yanlısı Suriyeliler ve diğerleri ise cihatçıların yayılması için ortamı rejimin kendi şiddetinin yarattığını belirtiyor.

Mark Twain, Şam'da yılların sadece anlar gibi geçtiğini yazmıştı.

Zaman, diyordu, kentteki imparatorlukların kurulup yıkılışıyla ölçülür.

Fakat insanlar hayatlarını aylarla, yıllarla, aileleriyle, dostlarıyla ve işleriyle ölçüyor. Şam ve Suriye bunun üstesinden gelecektir. Trajik olan şu ki çok sayıda insan için aynı şeyi söyleyemeyiz.

Bugünlerde "trajik" kelimesi yerli yersiz kullanılıyor olabilir. Ama Suriye'de durum bu değil. Burada yaşananları tarif etmek için yetersiz kalıyor.

 

Kaynak: BBC

Bu haber toplam 390 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.